<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Bayburt Haber Ajansı - Sağlık</title>
        <description>Bayburt&#039;tan son dakika haberlerini, doğru ve tarafsız olarak okuyabileceğiniz yerel haber sitedir.</description>
        <link>https://bayburthaberajansi.com.tr</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:37:24 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>&quot;Sağlıklı çocuk, sağlıklı gelecek&quot;</title>
                                    <description>&quot;Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek&quot; Projesi kapsamında Bayburt Maden Anaokulu ve İlkokulu’nda öğrencilere yönelik sağlık eğitimi gerçekleştirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>"Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" Projesi kapsamında Bayburt Maden Anaokulu ve İlkokulu’nda öğrencilere yönelik sağlık eğitimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Bayburt İl Sağlık Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında yapılan protokol çerçevesinde düzenlenen etkinlikte sağlık ekipleri okulda öğrencilere çeşitli konularda bilgilendirme yaptı.</p>

<p>Programda 112 Acil Sağlık Hizmetleri tanıtılırken, bulaşıcı hastalıklardan korunma yolları, hijyen ve kişisel temizlik uygulamaları ile ağız ve diş sağlığı konularında eğitim verildi. Eğitimler, çeşitli etkinliklerle desteklendi.</p>

<p>Etkinlik öğrenciler tarafından ilgiyle karşılanırken, program sonunda öğrencilere "Sağlık Elçileri" belgeleri, ağız ve diş bakım setleri ile çeşitli eğitim materyalleri dağıtıldı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/saglikli-cocuk-saglikli-gelecek.jpg</image>
                                <category>Sağlık,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/saglikli-cocuk-saglikli-gelecek/19247</link>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:33:56 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Göz kuruluğu ve göz hastalıklarında lazer tedavi yöntemlerinin önemi artıyor</title>
                                    <description>Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, son yıllarda lazer teknolojisinin kronik göz kuruluğu tedavisinde de kullanılmaya başlandığını, bu amaçla kullanılan yöntemlerden birinin de IPL (Intense Pulsed Light) tedavisi olduğunu söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, son yıllarda lazer teknolojisinin kronik göz kuruluğu tedavisinde de kullanılmaya başlandığını, bu amaçla kullanılan yöntemlerden birinin de IPL (Intense Pulsed Light) tedavisi olduğunu söyledi.</p>

<p>Medicana Konya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, IPL tedavisinin özellikle Meibomian bez disfonksiyonuna bağlı göz kuruluğunda uygulanmakta olduğunu söyledi. İşlem sırasında göz çevresindeki cilde kontrollü ışık atımları uygulandığını ifade eden Op. Dr. Özpınar, bu ışık enerjisi ile göz kapaklarındaki yağ bezlerinin fonksiyonunun düzenlenebileceğini, iltihabi süreçlerin azaltılabileceğini ve gözyaşı film tabakasının daha stabil hale getirilebileceğini belirtti. Özpınar, ayrıca tedavinin genellikle birkaç seans şeklinde uygulandığının ve her seansın kısa sürede tamamlandığının altını çizdi.</p>

<p><strong>Lazer ile gözlük numarasının tedavisi</strong></p>

<p>Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının düzeltilmesi amacıyla yapılan lazer işlemleri halk arasında "göz çizdirme" olarak biliniyor. Bu işlemlerde hedeflenen yapının kornea yani gözün ön saydam tabakası olduğunu, kornea şeklinin değiştirilmesiyle ışığın retina üzerine doğru şekilde odaklanmasın sağlandığını belirten Op. Dr. Yavuz Özpınar, "Tedavide bu amaçla kullanılan başlıca lazer yöntemleri mevcuttur. Seçenekler arasında yer alan LASIK (Laser Assisted in Situ Keratomileusis) en yaygın uygulanan yöntemlerden biridir. İşlem sırasında korneanın yüzeyinde ince bir kapak (flap) oluşturulur. Bu kapak kaldırıldıktan sonra excimer lazer kullanılarak, korneanın alt tabakasına mikron düzeyinde şekil verilir. Ardından kapak tekrar yerine yerleştirilir. Görme genellikle hızlı şekilde düzelir ve iyileşme süresi kısadır. Bir diğer tedavi seçeneği iLASIK (Intralase LASIK), LASIK yönteminin daha gelişmiş bir versiyonudur. Bu teknikte kornea kapağı mekanik bıçak yerine femtosaniye lazer ile oluşturulur. Bu durum kapağın daha hassas ve kontrollü şekilde hazırlanmasını sağlar. Daha yüksek teknolojili bir yöntem olduğu için bazı hastalarda daha güvenli ve öngörülebilir sonuçlar sağlayabilir" dedi.</p>

<p>Tercih edilen diğer lazer işlemlerinden olan PRK (Photorefractive Keratectomy) yönteminden de bahseden Op. Dr. Özpınar, "Bu yöntemde korneanın yüzey epitel tabakası kaldırılır ve excimer lazer doğrudan kornea yüzeyine uygulanır. Kapak oluşturulmaz. Bu nedenle kornea yapısı ince olan hastalarda tercih edilebilir. İyileşme süresi LASIK’e göre biraz daha uzun olabilir. TransPRK (Transepitelyal PRK), PRK yönteminin daha modern bir versiyonudur. Bu teknikte korneanın yüzey epitel tabakası mekanik olarak kaldırılmaz. Lazer hem epitel tabakayı hem de alttaki kornea dokusunu tek aşamada şekillendirir. Bu sayede işlem daha kısa sürede tamamlanabilir ve cerrahi temas azalır. SMILE (Small Incision Lenticule Extraction) daha yeni geliştirilen bir yöntemdir. Bu teknikte femtosaniye lazer kullanılarak kornea içinde ince bir doku parçası oluşturulur ve çok küçük bir kesiden çıkarılır. Böylece korneanın şekli değiştirilir. Kapak oluşturulmadığı için korneanın biyomekanik yapısı daha iyi korunabilir. Ayrıca bu lazer işlemleri genellikle damla ile yapılan anestezi altında uygulanır ve ağrısızdır. İşlem sonrası hastalar kısa sürede günlük hayatlarına dönebilirler ancak her hasta bu tedaviler için uygun olmayabilir. Kornea kalınlığı, göz numarası ve genel göz sağlığı mutlaka ayrıntılı bir muayene ile değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Lazer tedavisinde beklenen teknolojik gelişmeler</strong></p>

<p>Göz hastalıklarında lazer teknolojisinin sürekli geliştiğini ve gelecekte daha hassas, daha güvenli ve kişiye özel tedavilerin yaygınlaşmasının beklendiğini vurgulayan Op. Dr. Yavuz Özpınar, "Bu alandaki önemli hedeflerden biri daha yüksek hassasiyete sahip lazer sistemleri geliştirmektir. Yeni nesil cihazlar sayesinde kornea veya retina üzerinde mikron düzeyinde daha kontrollü işlemler yapılması mümkün hale gelmektedir. Bir diğer önemli gelişme alanı yapay zeka destekli lazer planlama sistemleridir. Bu sistemler hastanın kornea haritası, göz yapısı ve görme ihtiyaçlarını analiz ederek kişiye özel tedavi planlarının oluşturulmasına yardımcı olabilir. Böylece tedavi sonuçlarının daha öngörülebilir hale gelmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca retina hastalıklarında daha hedefe yönelik mikro lazer uygulamaları üzerinde çalışmalar da devam etmektedir. Bu yöntemlerin amacı retina dokusuna minimum zarar vererek hastalıklı alanları tedavi edebilmek ve görme fonksiyonunu daha iyi koruyabilmektir. Gelecekte lazer teknolojisinin yalnızca kırma kusurlarının düzeltilmesinde değil, aynı zamanda presbiyopi (yaşa bağlı yakın görme sorunu) gibi durumların tedavisinde de daha etkin yöntemler sunması beklenmektedir. Bunun yanında lazerin ilaç taşıyıcı sistemlerle veya biyoteknolojik tedavilerle birlikte kullanıldığı yeni yaklaşımlar üzerinde de araştırmalar yapılmaktadır. Sonuç olarak lazer teknolojisi göz hastalıklarının tedavisinde önemli bir yere sahiptir ve gelişen teknoloji ile kullanım alanı giderek genişlemektedir. Daha hassas cihazlar, kişiye özel tedavi planları ve yeni cerrahi teknikler sayesinde gelecekte lazer tedavilerinin göz sağlığının korunmasında çok daha önemli bir rol oynaması beklenmektedir" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/goz-kurulugu-ve-goz-hastaliklarinda-lazer-tedavi-yontemlerinin-onemi-artiyor.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/goz-kurulugu-ve-goz-hastaliklarinda-lazer-tedavi-yontemlerinin-onemi-artiyor/19246</link>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:33:19 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayata yeniden merhaba dedi: Sağlık ekibine teşekkür, kötü alışkanlıklara veda</title>
                                    <description>Bayburt Devlet Hastanesinde solunum yetmezliği tanısıyla yoğun bakımda tedavi altına alınan hasta, yaklaşık 10 günlük tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bayburt Devlet Hastanesinde solunum yetmezliği tanısıyla yoğun bakımda tedavi altına alınan hasta, yaklaşık 10 günlük tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu.</p>

<p>Nefes almada güçlük ve bilinç bozukluğu şikâyetleriyle hastanenin acil servisine başvuran hastaya, yapılan tetkik ve muayenelerin ardından solunum yetmezliği tanısı konuldu. Aşırı kilo ve solunum yetmezliğine bağlı olarak başta böbrekler olmak üzere bazı organlarında etkilenme tespit edilen hasta, yoğun bakım servisinde yakın takibe alındı.</p>

<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fırat Kayaner’in takibinde yürütülen süreçte, Düzce Üniversitesi Yoğun Bakım Yan Dal Uzmanı Prof. Dr. Öner Abidin Balbay’dan da destek alındı.</p>

<p>Hemşirelerin yoğun bakım sürecindeki takibi ve sağlık ekibinin çalışmalarıyla tedavisi tamamlanan hasta, yaklaşık 10 gün sonra taburcu edildi. Sağlığına kavuşan hasta ise kilo vereceği ve sigarayı bırakacağı yönünde söz verdi.</p>

<p>Bayburt Devlet Hastanesi yönetimi, tedavi sürecinde görev alan sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fırat Kayaner’e başarılarının devamını diledi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/hayata-yeniden-merhaba-dedi-saglik-ekibine-tesekkur-kotu-aliskanliklara-veda.jpg</image>
                                <category>Sağlık,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/hayata-yeniden-merhaba-dedi-saglik-ekibine-tesekkur-kotu-aliskanliklara-veda/19241</link>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 10:11:06 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Astım kontrol altına alınabilen kronik bir hastalıktır&quot;</title>
                                    <description>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı  Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin astıma zemin hazırladığını ifade eden Özşahin, "Çevresel faktörler olarak alerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır. Ev tozu akarları, polenler, hayvan tüyleri, küf mantarları ve hamamböceği gibi alerjenlere karşı duyarlılık astımlı hastalarda çok sık görülmektedir. Yaşadığımız ortamlarda rutubet ve küf olması, sigara dumanına maruz kalınması astım gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Astımlı hastalarda havayolları aşırı duyarlı olup uyaranlara karşı aşırı yanıt vermektedir. Tetikleyici olarak kabul ettiğimiz alerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, sigara dumanı ve hava kirliliği astım semptomlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır" dedi.</p>

<p>Astım hastalığının bulgularını öksürük, nefes darlığı, göğüste sertlik ve hışıltı olarak açıklayan Özşahin, "Bu şikayetlerin uzun sürmesi veya tekrarlaması halinde hastada astım düşünülmelidir. Astımda görülen öksürük, inatçı, tekrarlayan, gece ve sabaha karşı daha fazladır ve uykudan uyandırabilir. Astım hastalığı kronik olup hasta ve hekim iş birliği ile hastalığın kontrolünün sağlanması mümkündür. Tedavinin hedefi astım belirtilerinin azaltılması ve bireyin normal günlük aktivitelerini yapılabilmesidir. Astım krizlerinin olmaması, acil başvurularının olmaması, gece ve gündüz belirtilerinin kaybolması ve hastanın günlük aktivitelerini zorlanmadan yapması astım kontrolünün temel göstergeleridir. Alerjisi olan bir hastanın alerjenlerden korunması, sigara dumanına maruz kalınmasının engellenmesi, grip aşısının her yıl yapılması, aşırı kilolardan kaçınılması ve ilaçların düzenli ve doğru kullanımı önemlidir. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların büyük bölümü solunum yolu ile alınmaktadır. Bu ilaçların doğru teknikle kullanımı hastalığın kontrolü için çok önemlidir. Unutulmaması gereken en önemli konu ise tedaviye uyumun bozulması yani ilaçların yanlış teknikle ve düzensiz kullanılması hastalığın kontrolündeki başarısızlığın en önemli nedenidir. Astım kronik bir hastalık olduğu için bu sorunların aşılması ancak iyi bir hekim ve hasta iş birliği ile sağlanabilir. Hastanın eğitimi ve hekim ile iyi iş birliğinin kurulması astım kontrolünün sağlanmasının en önemli basamağıdır. Bu sayede astım daha kolay bir şekilde kontrol altına alınabilir" ifadelerine yer verdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/astim-kontrol-altina-alinabilen-kronik-bir-hastaliktir.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/astim-kontrol-altina-alinabilen-kronik-bir-hastaliktir/19231</link>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 08:58:43 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İlaç firmaları Atatürk Üniversitesinde bir araya geldi; Hedef: İlaçta Ar-Ge ve yerli üretim ile sağlıkta tam bağımsız Türkiye</title>
                                    <description>Atatürk Üniversitesi, Kuzeydoğu Anadolu Kariyer Fuarı (KUDAKAF’26) kapsamında Türkiye’nin ilaç sektörüne yön veren önemli temsilcilerini bir araya getiren kritik bir zirveye ev sahipliği yaptı. &quot;İlaçta Vizyon: Kamu, Sektör ve Bilim Zirvesi&quot; başlığıyla gerçekleştirilen toplantı; sağlıkta yerli ve milli üretim hedefleri doğrultusunda atılan stratejik adımlar açısından dikkat çekti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk Üniversitesi, Kuzeydoğu Anadolu Kariyer Fuarı (KUDAKAF’26) kapsamında Türkiye’nin ilaç sektörüne yön veren önemli temsilcilerini bir araya getiren kritik bir zirveye ev sahipliği yaptı. "İlaçta Vizyon: Kamu, Sektör ve Bilim Zirvesi" başlığıyla gerçekleştirilen toplantı; sağlıkta yerli ve milli üretim hedefleri doğrultusunda atılan stratejik adımlar açısından dikkat çekti.</p>

<p>Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun ev sahipliğini yaptığı zirveye, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar başkanlığında; Humanis, Berko, Bilim, Deva, Sanovel, İlko, Sanofi, World Medicine, Roche, Eczacıbaşı ve GSK gibi sektörün öncü firmalarının üst düzey yöneticileri ve temsilcileri katıldı. Kamu, özel sektör ve akademiyi buluşturan toplantıda; ilaçta Ar-Ge, yerli üretim kapasitesinin artırılması, nitelikli insan kaynağı ve uluslararası rekabet gücü gibi başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı.</p>

<p>Kamu, sektör ve akademi aynı masa etrafında buluştu; İlaçta yerli üretim ve stratejik iş birlikleri masaya yatırıldı</p>

<p>Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, zirveye ilişkin yaptığı değerlendirmede, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle sınırlı kalmayıp, ülkenin stratejik alanlarında yol gösterici bir rol üstlendiğini vurguladı. Hacımüftüoğlu: "Kamu, sektör ve bilimi aynı çatı altında buluşturan bu tür organizasyonlar; ülkemizin sağlık alanındaki bağımsızlık hedeflerine ulaşmasında kritik öneme sahiptir. Atatürk Üniversitesi olarak ilaç ve biyoteknoloji alanında güçlü bir vizyon ortaya koyuyor, paydaşlarımızla birlikte somut çıktılar üretmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Zirvede yapılan görüşmelerde, Türkiye’nin ilaç sektöründe dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik stratejiler, üniversite-sanayi iş birliklerinin artırılması ve yenilikçi üretim modellerinin geliştirilmesi ön plana çıktı. Katılımcılar, özellikle son yıllarda hız kazanan yerli ilaç üretimi ve biyoteknolojik yatırımların, Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet gücünü artıracağı konusunda görüş birliğine vardı.</p>

<p>Atatürk Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli buluşma; yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte de sağlık politikalarına yön verebilecek nitelikte bir platform olarak değerlendirildi. Zirvenin, sürdürülebilir iş birliklerinin temelini oluşturması ve Türkiye’nin sağlıkta bağımsızlık vizyonuna katkı sağlaması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/ilac-firmalari-ataturk-universitesinde-bir-araya-geldi-hedef-ilacta-ar-ge-ve-yerli-uretim-ile-saglikta-tam-bagimsiz-turkiye.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/ilac-firmalari-ataturk-universitesinde-bir-araya-geldi-hedef-ilacta-ar-ge-ve-yerli-uretim-ile-saglikta-tam-bagimsiz-turkiye/19229</link>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 07:50:21 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Astımda doğru tedavi ve takip hayati önem taşıyor</title>
                                    <description>Dünya Astım Günü kapsamında yapılan açıklamada, astımın doğru yönetimle kontrol altına alınabileceği vurgulandı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Astım Günü kapsamında yapılan açıklamada, astımın doğru yönetimle kontrol altına alınabileceği vurgulandı.</p>

<p>Dünya Astım Günü dolayısıyla yapılan bilgilendirmelerde, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen astım hastalığına dikkat çekildi. Tunceli Devlet Hastanesi’nde görev yapan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazife Özge Altan, astımın hava yollarının daralması sonucu ortaya çıkan; nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, öksürük ve hırıltılı solunum gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabileceğini ifade eden Altan, tedavinin temel amacının belirtileri baskılayarak hastaların günlük yaşamlarını kısıtlama olmaksızın sürdürebilmelerini sağlamak olduğunu vurguladı.</p>

<p>Astım ataklarını tetikleyen unsurlar arasında ev tozu akarları, polenler, küf mantarları, tütün dumanı, keskin kokular ve ani hava değişimlerinin yer aldığını belirten Altan, bu faktörlerden uzak durmanın hastalık kontrolünde önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Hekim tarafından reçete edilen ilaçların önerilen dozda ve doğru teknikle kullanılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Altan, şikayetlerin azalmasının ilaçların bırakılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının da astım ataklarını artırabileceğini ifade eden Altan, kişisel hijyen kurallarına uyulması ve kapalı alanların düzenli havalandırılması gerektiğini söyledi. Astımın seyrinin zaman içerisinde değişebileceğini belirten Altan, düzenli hekim kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini, erken tanı ve doğru tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/astimda-dogru-tedavi-ve-takip-hayati-onem-tasiyor.png</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/astimda-dogru-tedavi-ve-takip-hayati-onem-tasiyor/19219</link>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 22:49:45 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayburt Devlet Hastanesi’nde Dünya Astım Günü farkındalık etkinliği</title>
                                    <description>Bayburt Devlet Hastanesi 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla hastanede farkındalık etkinliği düzenlendi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bayburt Devlet Hastanesi 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla hastanede farkındalık etkinliği düzenlendi.</p>

<p>Hastanenin poliklinik girişinde kurulan stantta, hasta ve hasta yakınlarına astım hastalığı hakkında bilgilendirme yapıldı. Etkinlikte, astımın belirtileri, korunma yöntemleri ve tedavi süreçleri konusunda broşürler dağıtıldı.</p>

<p>Öte yandan hastane çalışanlarına yönelik olarak Uzman Dr. Fırat Kayaner tarafından eğitim verildi. Eğitimde astım hastalığının tanı ve tedavi süreçleri ile acil durumlarda yapılması gereken müdahaleler ele alındı.</p>

<p>Yetkililer, Dünya Astım Günü kapsamında gerçekleştirilen bu tür etkinliklerle toplumda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/bayburt-devlet-hastanesinde-dunya-astim-gunu-farkindalik-etkinligi.jpg</image>
                                <category>Sağlık,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/bayburt-devlet-hastanesinde-dunya-astim-gunu-farkindalik-etkinligi/19214</link>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 22:45:36 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Nisan ayında hastaneye 46 bin 420 müracaat</title>
                                    <description>Bayburt Devlet Hastanesinde nisan ayında 46 bin 420 hasta muayene edildi. Hastanede aynı dönemde 275 ameliyat gerçekleştirilirken, acil serviste 13 bin 614 hastaya sağlık hizmeti verildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bayburt Devlet Hastanesinde nisan ayında 46 bin 420 hasta muayene edildi. Hastanede aynı dönemde 275 ameliyat gerçekleştirilirken, acil serviste 13 bin 614 hastaya sağlık hizmeti verildi.</p>

<p>Hastane verilerine göre, nisan ayında MHRS üzerinden randevulu 12 bin 619, MHRS dışı ayaktan 20 bin 187 hasta muayene oldu. Acil servis başvurularıyla birlikte toplam ayaktan bakılan hasta sayısı 46 bin 420’ye ulaştı.</p>

<p>1-30 Nisan tarihleri arasında polikliniklere başvurarak muayene olan hasta sayıları şu şekilde:</p>

<p>Uzman aile hekimliği: Bin 644</p>

<p>Anestezi polikliniği: 211</p>

<p>Beyin cerrahisi polikliniği: Bin 471</p>

<p>Cildiye polikliniği: 652</p>

<p>Çocuk hastalıkları polikliniği: 2 bin 415</p>

<p>Çocuk ve ergen ruh sağlığı: 263</p>

<p>Enfeksiyon hastalıkları: 99</p>

<p>Fizik tedavi polikliniği: Bin 516</p>

<p>Genel cerrahi polikliniği: Bin 335</p>

<p>Göğüs cerrahisi polikliniği: 176</p>

<p>Göğüs hastalıkları polikliniği: 770</p>

<p>Göz hastalıkları polikliniği: 2 bin 323</p>

<p>İç hastalıkları polikliniği: 5 bin 535</p>

<p>Kadın hastalıkları polikliniği: 2 bin 521</p>

<p>Kalp damar cerrahisi: 431</p>

<p>Kardiyoloji polikliniği: Bin 893</p>

<p>Kulak burun boğaz polikliniği: Bin 457</p>

<p>Nöroloji polikliniği: Bin 784</p>

<p>Ortopedi polikliniği: 3 bin 321</p>

<p>Plastik cerrahi polikliniği: 212</p>

<p>Ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniği: Bin 323</p>

<p>Sigara bırakma polikliniği: 9</p>

<p>Üroloji polikliniği: Bin 445</p>

<p>Acil servis: 13 bin 614</p>

<p>Hastanede aynı dönemde 275 ameliyat ve 74 lokal ameliyat gerçekleştirildi. Ayrıca 78 endoskopi, 58 kolonoskopi, 2 bronkoskopi ve 53 anjiyo işlemi yapıldı. Gebe okulundan yararlanan danışan sayısı ise 22 oldu.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/nisan-ayinda-hastaneye-46-bin-420-muracaat.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/nisan-ayinda-hastaneye-46-bin-420-muracaat/19206</link>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 10:12:04 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat</title>
                                    <description>Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi.</p>

<p>Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı.</p>

<p><strong>"Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı"</strong></p>

<p>Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, "İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi.</p>

<p><strong>Aileler ne zaman doktora gitmeli</strong></p>

<p>Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/cocugunuzda-bu-belirtiler-varsa-dikkat.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/cocugunuzda-bu-belirtiler-varsa-dikkat/19185</link>
                <pubDate>Sun, 03 May 2026 13:33:36 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Mesane kanserine robotik çözüm: ’Kalp gibi mesane’ ile yeniden hayata başladı</title>
                                    <description>Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde uzman ekip tarafından mesane kanseri olan bir hastaya, ’robotik cerrahi’ ile bağırsaktan ’kalp şeklinde yapay mesane’ oluşturuldu ve hasta yeniden doğal hayata kavuştu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde uzman ekip tarafından mesane kanseri olan bir hastaya, ’robotik cerrahi’ ile bağırsaktan ’kalp şeklinde yapay mesane’ oluşturuldu ve hasta yeniden doğal hayata kavuştu.</p>

<p>Ankara’da mesane kanseri nedeniyle mesanesi alınan bir hastaya, ’robotik cerrahi’ yöntemiyle bağırsaktan ’kalp şeklinde yapay mesane’ yapıldı. Bilkent Şehir Hastanesi’nde uzman ekip tarafından gerçekleştirilen operasyonla hasta, idrarını doğal yollarla yapabilme kabiliyetine yeniden kavuşurken, uygulanan ileri cerrahi teknik hem hayat kalitesini artırdı hem de dikkat çeken bir başarı örneği gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>"Robotik cerrahinin avantajları var"</strong></p>

<p>Mesanesi alınan hastaların iki seçeneği olduğunu söyleyen Üroloji Kliniği Yönetim Görevlisi Prof. Dr. Cüneyt Özden, "Ya bağırsaktan bir kanal yapıp, onu karın duvarına dışarıya bir idrar torbasına vermeniz ve hastanın idrarı o torbada birikmesi gerekiyor ya da hastanın bağırsaktan bir yapay mesane yapıp, idrarı doğal yoldan atmasını sağlamanız gerekiyor. Birincisi fizyolojik değil, ikincisi daha fizyolojik. Yaşam kalitesini artıran bir faktör. Bunu da ya açık yapabiliriz ya da robotik yapabiliriz. Belirleyen kriterler, hastanın genç olması, tümör özellikleri. En önemlisi de tabii hastanenin ve ekibin cerrahi deneyimi ve tecrübesi. Robotik cerrahinin avantajları var. Daha hassas bir cerrahi yapabiliyoruz. Bu hassasiyet ameliyat sırasında kanamayı azaltmakta. Daha küçük kesik, hastanın ameliyat sonrası daha az ağrı hissetmesi, daha hızlı iyileşmeye neden olmakta" dedi.</p>

<p><strong>"Yapay mesane yapmak en mantıklı olan yol"</strong></p>

<p>Ekip işi olmadan işlemin zor olduğunu vurgulayan Özden, "Hasta hemen buna uyum sağlayamıyor. Birkaç ay bunun uyum sürecini yaşıyor ama sonunda bizler gibi normal bir şekilde idrar kanalından idrarını yapabiliyor. Diğer seçenek hastanın karnında bir torbaya idrar toplanması. Bu doğal bir yol değil. Hastada bir takım sorunlar oluşturabilmekte. Fizyolojik olmadığı için hastada psikolojik ve kozmetik sorunlar yapabiliyor. Bakım gerektiriyor. Bazen hasta tek başına onu bakımını yapamıyor. Bakım iyi yapılmadığı zaman ciltte dermatolojik problemlere yol açıyor. Hastanın sosyal yaşantısı etkileniyor. Günlük aktiviteleri kısıtlanıyor. Yapay mesane yapmak en mantıklı olan yol. O da seçilmiş hastalara yapılan bir yöntem" diye konuştu.</p>

<p>Cüneyt Özden, robotik cerrahiyle gerçekleştirilen ameliyatın 3 kişilik bir ekip tarafından aşamalı olarak yapıldığını, önce mesanenin alındığını, ardından lenf bezlerinin temizlendiğini ve bağırsaktan yapay mesane oluşturulduğunu belirtti. Operasyonun ortalama 5-6 saat sürdüğünü ifade eden Özden, hastaların ameliyat sonrası ilk dönemde idrar kontrolünde zorluk yaşayabildiğini, bu sürecin genellikle 3-6 ay içinde düzeldiğini, gece kaçırmalarının ise daha uzun sürebildiğini aktardı.</p>

<p><strong>Türkiye’de nadir bir işlem</strong></p>

<p>Özden, robotik cerrahinin Türkiye’de sınırlı sayıda merkezde uygulandığını, üniversite ve devlet hastaneleri arasında bu yöntemi kullanan tek merkez olduklarını dile getirerek, Avrupa’da da yalnızca birkaç merkezde gerçekleştirilebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>"Mesaneyi hastanın doğal idrar kanalına bağlıyoruz"</strong></p>

<p>Mesane çıkarıldıktan sonra hastanın kendi bağırsağından uygun bir şekilde mesane yaptıklarını dile getiren Doç. Dr. Yalçın Kızılkan, "Mesaneyi hastanın doğal idrar kanalına bağlıyoruz ve böbreklerden gelen idrar kanallarında yeni yaptığımız mesaneyi ağızlaştırarak hasta, böbrekten çıkan idrarını normal yollarla vücut dışına atıyor. Bu süreçte de robotik cerrahi kullandığımızda milimetrik deliklerden girerek, el titremesi engellenerek, istediğimiz yere ulaşabilerek, ekranın büyüklüğünü ayarlayarak ameliyat çok kolay hale geliyor. Bu kesinin çok küçük olması da hastanın çok hızlı toparlanmasına, ameliyat sonrası normal yaşama dönmesinde avantaj sağlıyor" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"İlk semptomları bizim için değerli"</strong></p>

<p>İlk aşamalarda erken teşhisin öneminde vurgu yapan Uzman Hekim Dr. Fırat Çağlar Budak, "İlk semptomları bizim için değerli. Özellikle idrarda kan görme bu hastanın teşhisine önem arz ediyor. Hastalar bunu fark ettiklerinde zaman kaybetmeden bir üroloji hekimine, hastanemize başvurabilirler. Çünkü erken aşamada tanı koyduğumuzda hastaların cerrahisinde de fark oluşturmakta. Türkiye toplumunda sigara içme alışkanlığı da çok fazla. Sigara da bu hastalığın sebepleri arasında en sık gelenlerden biri. Ailesel etkenler, genetik faktörler bunlar da önemli. Çevresel etkenler bunların da payı var. Genellikle genç hastalarda çok fazla görmedik ama son zamanlarda artan çevresel etkenler, sigara kullanımı ve genetik faktörler nedeniyle erken yaşta da görmekteyiz. Bizim 30-40 yaşlarında da ameliyat ettiğimiz hastalarımız var. O yüzden genç hastalarda görünmez gibi bir şey söyleyemiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Doktorum ’sana kalp şeklinde mesane yaparım’ dedi"</strong></p>

<p>Bir sabah idrarından kan gelmesiyle uyandığını ve hastaneye başvurduğunu söyleyen Tosun, "Diğer hastaları genellikle böbrekten dışarı bir şekilde torbayla yaşarken gördüm. Ben de bu şekilde olacağım diye çok korktum. Sağ olsun Cüneyt hocam, ’yaşımın genç olduğunu’ ve ’ben seni ameliyat ederim, sana böbrekten dışarı değil de yapay mesane yaparım, hem de kalp şeklinde’ dedi. Bunu duyunca çok sevindim. Korkularım biraz azaldı. Diğer hocalarımla birlikte Cüneyt hocama çok güvendim" ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>"Hastalığı dahi unutuyorum bazen"</strong></p>

<p>Yapay mesanenin yapılmasının üstünden 9 ay geçtiğini söyleyen Tosun, "Ben yaşamayı seven bir insanım. Bu hastalığı hiçbir zaman kabullenmedim. Benim bakmakla yükümlü olduğum 2 tane küçük kızım vardı. Onların da desteğiyle ben bu süreci çabuk atlattım. 15 gün falan bir hastanede kalma sürem oldu. Kalktıktan sonra bir daha yatak yüzü görmedim. Gezmeme, çalışmama normal hayatıma devam ettim. Bu hastalığı yaşamadan önceki durumum nasılsa şu anda aynı durumdayım. Hiçbir engel olacak durumum yok. Ağrılarım, sancım, sıkıntılarımın hiçbiri kalmadı. Hastalığı dahi unutuyorum bazen" dedi.</p>

<p>Osman Tosun, hastalığını hiçbir zaman gizlemediğini ve çevresinden torba ile yaşamak zorunda kalabileceğine dair yorumlar duyduğunu belirterek bu süreçte endişe yaşadığını ifade etti.</p>

<p><strong>"Bir daha hiçbir şekilde ağzıma sigara vurmadım"</strong></p>

<p>Sigara içilmemesi gerektiğini vurgulayan Tosun, "Kötü bir alışkanlık. Ben 15 yıldır kullanıcıydım. Ameliyatın ilk gününden sonra bir daha hiçbir şekilde ağzıma sigara vurmadım. Bırakması zor ama hastalığımı bilmeyen arkadaşlarım bana diyor ki nasıl bıraktın? Ben de diyorum ki korkudan bıraktım" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/mesane-kanserine-robotik-cozum-kalp-gibi-mesane-ile-yeniden-hayata-basladi.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/mesane-kanserine-robotik-cozum-kalp-gibi-mesane-ile-yeniden-hayata-basladi/19176</link>
                <pubDate>Sun, 03 May 2026 12:27:25 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>vatandaşlar otizm konusunda bilgilendirildi</title>
                                    <description>Bayburt İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında Cumhuriyet Caddesi’nde stant kuruldu, bilgilendirme çalışması yapıldı. Çalışmada vatandaşlara broşür dağıtılarak, otizm spektrum bozukluğu hakkında bilgi verildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bayburt İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında Cumhuriyet Caddesi’nde stant kuruldu, bilgilendirme çalışması yapıldı. Çalışmada vatandaşlara broşür dağıtılarak, otizm spektrum bozukluğu hakkında bilgi verildi.</p>

<p>Kentin en işlek noktasında kurulan stantta, otizm spektrum bozukluğunun belirtileri, erken tanının önemi ve toplumsal farkındalık konularında vatandaşlara bilgiler aktarıldı. Personeller tarafından vatandaşlara broşür dağıtılarak, otizmle ilgili merak edilen sorular cevaplandırıldı.</p>

<p>Stantta vatandaşlara, otizm spektrum bozukluğunun sosyal iletişim ve etkileşimde güçlükler ile sınırlı ilgi alanı ve tekrarlayıcı davranışlarla kendini gösterebildiği, erken farkındalığın çocukların gelişim sürecinde önemli rol oynadığı anlatıldı.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/vatandaslar-otizm-konusunda-bilgilendirildi.jpg</image>
                                <category>Sağlık,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/vatandaslar-otizm-konusunda-bilgilendirildi/19172</link>
                <pubDate>Sun, 03 May 2026 12:24:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>TRSM hastalarına spor ve moral etkinliği</title>
                                    <description>Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından kadın hastaların fiziksel, sosyal yönden desteklenmesi amacıyla spor ve moral etkinliği düzenlendi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından kadın hastaların fiziksel, sosyal yönden desteklenmesi amacıyla spor ve moral etkinliği düzenlendi.</p>

<p>Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, kadın hastalar spor salonunda profesyonel antrenörler eşliğinde egzersiz yaptı.</p>

<p>Grup halinde yapılan spor etkinliğiyle hastaların fiziksel hareketliliği desteklendi.</p>

<p>Program kapsamında ayrıca bu ay doğan hastalar için TRSM’de toplu doğum günü etkinliği düzenlendi. Pasta kesilen etkinlikte hastalar bir araya gelerek, sohbet etti.</p>

<p>Spor ve sosyal etkinliklerin, hastaların rehabilitasyon sürecine katkı sunduğu ve merkezdeki dayanışma ortamını güçlendirdiği bildirildi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/trsm-hastalarina-spor-ve-moral-etkinligi.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/trsm-hastalarina-spor-ve-moral-etkinligi/19171</link>
                <pubDate>Sun, 03 May 2026 12:24:13 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hasta yakınlarına aşı bilgilendirmesi yapıldı</title>
                                    <description>Dünya Aşı Haftası kapsamında Bayburt Devlet Hastanesi çocuk polikliniğinde stant açılarak, hasta yakınlarına aşılar hakkında bilgilendirme yapıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Aşı Haftası kapsamında Bayburt Devlet Hastanesi çocuk polikliniğinde stant açılarak, hasta yakınlarına aşılar hakkında bilgilendirme yapıldı.</p>

<p>Poliklinikte tedavi gören çocukların yakınlarına yapılan bilgilendirme faaliyetinde, aşıların çocuk sağlığındaki önemi, bulaşıcı hastalıklardan korunmadaki rolü ve düzenli aşı takibinin gerekliliği anlatıldı. Sağlık personelleri, hasta yakınlarının merak ettiği soruları yanıtlayarak, aşı konusunda farkındalık oluşturdu.</p>

<p>Etkinlikte, özellikle çocukluk çağı aşılarının zamanında yaptırılmasının hastalıklara karşı koruyucu etkisine dikkat çekildi. Toplumda aşı bilincinin artırılmasının hedeflendiği bilgilendirmede, vatandaşlara broşürler dağıtıldı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/hasta-yakinlarina-asi-bilgilendirmesi-yapildi.jpg</image>
                                <category>Sağlık,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/hasta-yakinlarina-asi-bilgilendirmesi-yapildi/19142</link>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:10:53 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ruh sağlığı hizmeti evlere taşınıyor</title>
                                    <description>Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından ağır ruhsal hastalığı bulunan bireylere yönelik ev ziyaretleri gerçekleştiriliyor. Hastaların tedavi süreçlerinin yerinde takip edildiği ziyaretlerle, sağlık hizmeti hastane ortamından evlere taşınıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından ağır ruhsal hastalığı bulunan bireylere yönelik ev ziyaretleri gerçekleştiriliyor. Hastaların tedavi süreçlerinin yerinde takip edildiği ziyaretlerle, sağlık hizmeti hastane ortamından evlere taşınıyor.</p>

<p>Ev ziyaretleriyle hastaların ilaç kullanımı, tedaviye uyumu ve genel sağlık durumları takip edilirken, sosyal izolasyonun azaltılması ve bireylerin günlük yaşama daha güçlü katılım sağlaması hedefleniyor. Uygulama sayesinde yalnızca hastalara değil, bakım sürecinde önemli sorumluluk üstlenen ailelere de destek sağlanıyor.</p>

<p>TRSM ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında hastalar ev ortamında düzenli olarak ziyaret ediliyor. Gezici ekiplerin ilaç takibi ve psikososyal destek sağlamasıyla hastalık ataklarının şiddetinin azaltılması, iyileşme sürecinin desteklenmesi ve yeniden hastaneye yatışların önüne geçilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Ev ziyaretlerinin, özellikle ağır ruhsal hastalığı bulunan bireylerin tedaviye erişimini kolaylaştırdığı belirtilirken, hizmetin hastaların toplumsal yaşama tutunmasında önemli bir destek mekanizması oluşturduğu kaydedildi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/ruh-sagligi-hizmeti-evlere-tasiniyor.jpg</image>
                                <category>Sağlık,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/ruh-sagligi-hizmeti-evlere-tasiniyor/19140</link>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:09:56 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kanser taramaları için ulaşım desteği sürüyor</title>
                                    <description>Kanser taramalarına erişimi kolaylaştırmak amacıyla Yukarı Dikmetaş, Damlıca ve Kalecik köylerindeki vatandaşlar, İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM) ulaştırıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kanser taramalarına erişimi kolaylaştırmak amacıyla Yukarı Dikmetaş, Damlıca ve Kalecik köylerindeki vatandaşlar, İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM) ulaştırıldı.</p>

<p>Beşpınar Aile Hekimliği ile koordineli yürütülen çalışma kapsamında köy meydanlarında toplanan vatandaşlar ile evlerinden çıkamayan hastalar ekipler tarafından araçla alınarak, Sağlıklı Hayat Merkezine getirildi.</p>

<p>KETEM’de kanser taramaları yapılan vatandaşlara, uzman personel tarafından erken teşhis ve tarama süreçlerine ilişkin bilgi verildi. İşlemleri tamamlanan vatandaşlar, ekiplerce yeniden evlerine bırakıldı.</p>

<p>Bayburt İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, erken teşhisin hayat kurtardığı vurgulanarak, vatandaşlara tarama randevularını aksatmama çağrısında bulunuldu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/kanser-taramalari-icin-ulasim-destegi-suruyor.jpg</image>
                                <category>Sağlık,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/kanser-taramalari-icin-ulasim-destegi-suruyor/19118</link>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 08:45:17 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanı uyardı: Baharda cilt hastalıkları artıyor</title>
                                    <description>Acıbadem Bodrum Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhsin Akbaba, bahar aylarında artan güneş ışınları, yükselen sıcaklık, polen yoğunluğu ve terleme gibi çevresel faktörlerin cilt sağlığını doğrudan etkilediğini belirterek, &quot;Bu dönemde hem mevcut deri hastalıkları alevlenebilir hem de bazı cilt sorunları ilk kez ortaya çıkabilir&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Bodrum Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhsin Akbaba, bahar aylarında artan güneş ışınları, yükselen sıcaklık, polen yoğunluğu ve terleme gibi çevresel faktörlerin cilt sağlığını doğrudan etkilediğini belirterek, "Bu dönemde hem mevcut deri hastalıkları alevlenebilir hem de bazı cilt sorunları ilk kez ortaya çıkabilir" dedi.</p>

<p><strong>"Güneş alerjisi baharda daha sık görülüyor"</strong></p>

<p>Bahar aylarında cildin dış etkenlere karşı daha hassas hale geldiğini vurgulayan Akbaba, "Kış aylarında güneşten uzak kalan cilt, bahar aylarında ani şekilde güneşe maruz kaldığında savunmasız kalır. Bu nedenle baharın ilk dönemlerinde güneş alerjisi vakalarında belirgin bir artış gözlemliyoruz. Bu durum genellikle güneşe çıkıldıktan kısa süre sonra ortaya çıkar. Özellikle yüz, boyun, kol ve dekolte gibi güneşe açık bölgelerde kaşıntılı, kızarık ve kabarık döküntüler görülür" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Bitki teması kalıcı lekeler bırakabilir"</strong></p>

<p>Açık havada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte bitkilerle temasın da arttığını belirten Akbaba, şu uyarılarda bulundu:</p>

<p>"Özellikle limon, incir ve bazı yabani bitkilerle temas sonrası gelişen fitodermatit sık görülür. Bu durumda ciltte önce kızarıklık ve yanma hissi oluşur ardından güneş ışığıyla etkileşime girerek kahverengi lekeler ortaya çıkabilir. Bu lekeler bazı hastalarda uzun süre kalıcı olabilir."</p>

<p><strong>"Terleme mantar enfeksiyonlarını tetikliyor"</strong></p>

<p>Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte artan terlemenin cilt üzerinde nemli bir ortam oluşturduğunu belirten Akbaba, "Bu durum mantar enfeksiyonları için uygun zemin hazırlar. Özellikle ayaklarda, kasık bölgesinde ve vücudun kıvrım alanlarında kaşıntılı, kızarık ve bazen pullanma ile seyreden lezyonlarla kendini gösterir. Kişisel hijyenin yanı sıra uygun kıyafet seçimi de mantarı önleme noktasında önemlidir. Sentetik ve hava almayan kıyafetler enfeksiyonları artırabilir" uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>"Polen ve çevresel faktörler alerjiyi artırıyor"</strong></p>

<p>Bahar aylarında polen yoğunluğunun artmasıyla sadece solunum yollarının değil, cilt hastalıklarının da tetiklendiğini söyleyen Akbaba, "Kontakt dermatit vakalarında da bu dönemde belirgin artış görülür. Polenler, bitkiler ve bazı kozmetik ürünleri ciltte kaşıntı, kızarıklık ve hassasiyete yol açabiliyor. Ayrıca atopik dermatit (egzama) hastalarında da bu dönemde alevlenmeler görülebilir. Cilt bariyeri zaten hassas olan bireylerde çevresel alerjenler kaşıntı ve kuruluğu daha da artırır" dedi.</p>

<p><strong>"Ani güneş maruziyeti yanıklara neden olabiliyor"</strong></p>

<p>Bahar aylarında güneş daha masum gibi algılansa da UV etkisinin oldukça güçlü olduğunu söyleyen Akbaba, "Özellikle ilk güneşlenmelerde cilt korunmasız kalabiliyor. Bu durum güneş yanıklarına neden olabiliyor. Ciltte kızarıklık, hassasiyet, yanma hissi ve bazı durumlarda su toplaması gibi bulgular ortaya çıkabiliyor" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Akne şikayetleri artış gösterebilir"</strong></p>

<p>Artan sıcaklık ve terlemeyle birlikte ciltte yağ üretiminin de arttığını belirten Akbaba, "Akneye yatkın bireylerde sivilce oluşumu artabilir. Gözeneklerin tıkanmasıyla birlikte iltihaplı lezyonlar oluşabilir. Bu dönemde uygun cilt temizliği ve bakımı önem kazanır" dedi.</p>

<p><strong>"Basit önlemlerle korunmak mümkün"</strong></p>

<p>Bahar aylarında cilt sağlığını korumak için alınacak basit önlemlerin büyük fark gösterebileceğini vurgulayan Akbaba, şunları kaydetti:</p>

<p>"Güneşten korunmak en önemli adımdır. Yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımının yanı sıra cilt tipine uygun nemlendiriciler düzenli olarak kullanılarak cilt bariyeri güçlendirilmeli. Ayrıca pamuklu ve hava alabilen kıyafetler tercih edilmeli, terleme sonrası cilt temizlenmeli ve bitki teması sonrası cilt yıkanmalıdır. Bahar aylarında ortaya çıkan veya artış gösteren cilt problemleri hafife alınmamalı özellikle uzun süren, şiddetlenen ya da yayılım gösteren lezyonlarda bir dermatoloji uzmanına başvurulması önemlidir."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/uzmani-uyardi-baharda-cilt-hastaliklari-artiyor.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/uzmani-uyardi-baharda-cilt-hastaliklari-artiyor/19106</link>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 08:53:21 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Diz protezi her zaman kalıcı mı?</title>
                                    <description>Nev Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Murat Altıntaş, revizyon diz protezinin hangi durumlarda uygulandığını ve ameliyat sürecinin nasıl ilerlediğini anlattı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Nev Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Murat Altıntaş, revizyon diz protezinin hangi durumlarda uygulandığını ve ameliyat sürecinin nasıl ilerlediğini anlattı.</p>

<p>Balıkesir, 27.04.2026 - "Diz protezinde zaman içinde oluşabilecek enfeksiyon, gevşeme veya dengesizlik gibi durumlar ikinci bir ameliyatı gerekli kılabilir" diyen Nev Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Murat Altıntaş, revizyon diz protezi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Revizyon diz protezi nedir?</strong></p>

<p>Revizyon diz protezinin, daha önce diz protezi ameliyatı olan hastalarda yapılan protez değiştirme ameliyatı olduğunu belirten Op. Dr. Murat Altıntaş, bazı durumlarda eklemdeki protezin yalnızca bir parçasının değiştirilmesinin yeterli olabildiğini ifade etti. Ancak bazı hastalarda tüm protez parçalarının tamamen değiştirilmesi gerekebildiğini belirten Altıntaş, bu ameliyatın ayrıntılı bir ameliyat öncesi planlama gerektirdiğini söyledi.</p>

<p>Revizyon ameliyatlarında özel protez setleri ve malzemeleri kullanıldığını vurgulayan Altıntaş, bu operasyonların aynı zamanda tecrübe gerektirdiğini ve iyileşme süresinin diğer diz protezi ameliyatlarına göre daha uzun olabildiğini ifade etti. Diz protezlerinin uzun yıllar sorunsuz kullanılabildiğini de belirten Altıntaş, diz protezi yapılan hastaların yaklaşık yüzde 90’ının protezlerini ortalama 20 yıl boyunca problem yaşamadan kullanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Revizyon ameliyatı neden yapılır?</strong></p>

<p>Revizyon diz protezi ameliyatının en sık nedenlerinden birinin enfeksiyon olduğunu belirten Op. Dr. Murat Altıntaş, diz protezi ameliyatlarından sonra enfeksiyon riskinin yüzde 1’den az olduğunu ancak gelişmesi durumunda hastalarda dizde ağrı, şişlik, kızarıklık, ısı artışı ve bazen akıntı gibi şikayetlerin görülebildiğini dile getirdi.</p>

<p>Dizde boşluk ve dengesizlik oluşmasının da revizyon ameliyatı gerektirebilen durumlar arasında yer aldığını belirten Altıntaş, ayakta dururken, dizi hareket ettirirken veya yürürken gerekli bağ dengesi bozulduğunda dizin işlevselliğinin de bozulabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bunun yanında, dizde sertlik oluşmasının da revizyon ameliyatını gerektirebileceğini belirten Altıntaş, geniş kas dokusu veya dizdeki protez bileşenlerinin konumunun hareket açıklığını engelleyebildiğini söyledi. Ayrıca zaman içinde protez parçalarında aşınma ve gevşeme görülebileceğini ifade eden Altıntaş, protez çevresinde oluşan kırıkların da revizyon ameliyatı gerektirebilen nedenler arasında yer aldığını belirtti.</p>

<p><strong>Ameliyat nasıl yapılır?</strong></p>

<p>Revizyon diz protezi ameliyatının önceki diz ameliyatındaki yara izinin bulunduğu bölgeden ekleme ulaşılarak yapıldığını belirten Op. Dr. Murat Altıntaş, ameliyat sırasında enfeksiyon olup olmadığının tekrar değerlendirildiğini ifade etti. Protezin hangi parçalarının yıprandığı, gevşediği veya yerinden çıktığını belirlemek için protezin metal ve plastik parçalarının detaylı şekilde incelendiğini söyledi.</p>

<p>Kemiği korumak amacıyla protez parçalarının dikkatli bir şekilde çıkarıldığını ifade eden Altıntaş, daha önce çimento kullanılmışsa çimento artıklarının temizlendiğini belirtti. Revizyon protezi için kemik yüzeylerinin hazırlandığını kaydeden Altıntaş, önemli kemik kaybı bulunan durumlarda protezin ana bileşenlerine metal takviyeli bloklar eklenebildiğini dile getirdi.</p>

<p>Diz protezi implantının çimentolu olarak kemiğe yerleştirildiğini ve tutunmasının sağlandığını belirten Altıntaş, ameliyatın sonunda eklem içinde birikebilecek kan ve sıvının boşaltılması için dren yerleştirildiğini, ardından eklem kapsülünün onarıldığını sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/diz-protezi-her-zaman-kalici-mi.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/diz-protezi-her-zaman-kalici-mi/19090</link>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 10:20:21 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kene sezonu açıldı</title>
                                    <description>Havaların ısınmasıyla birlikte kenelerde çıkmaya başladı. Kene ısırması sonucu meydana gelebilecek Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtilerek vatandaşlar uyarıldı. Erzincan’da kene ısırması sonucu 1 kişi hastanede tedavi altına alındı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte kenelerde çıkmaya başladı. Kene ısırması sonucu meydana gelebilecek Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtilerek vatandaşlar uyarıldı. Erzincan’da kene ısırması sonucu 1 kişi hastanede tedavi altına alındı.</p>

<p>Erzincan’da her yıl Toplum Sağlığı Merkezi personelleri tarafından, köylerde yaşayan vatandaşlara Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı hakkında eğitim verilerek, bilgilendirmeler yapılıyor.</p>

<p>Sağlık ekipleri "Keneyi hafife almayın tedbiri elden bırakmayın" sloganıyla uyarılarda bulunarak şu bilgilere yer verdi:</p>

<p>"Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, keneler tarafından taşınan Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüs grubuna ait bir virüsle oluşan ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve ağır vakalarda kanama gibi bulgular ile seyrederek ölümlere neden olabilen zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) karakterli bir enfeksiyon hastalığıdır.</p>

<p>KKKA ilk olarak 12. yüzyılda Tacikistan’da tanımlanmıştır. Hastalık, keneler tarafından insanlara tutunmasını takiben idrarda, tükürükte, rektumda ve abdominal kavitede kan görülmesi ve vücutta yaygın kanamalarla tarif edilmiştir. 1944-45 yıllarında Rusya’nın Kırım bölgesindeki Batı Kırım steplerinde çoğunlukla ürün toplamaya yardım eden Sovyet askerleri arasında görülmüştür. Hastalığa Kırım Hemorajik Ateşi adı verilmiştir. 1956 yılında Zaire’de de ateşli bir hastadan Kongo virüsü tespit edilmiştir. 1969 ise Kongo virüs ve Kırım hemorajik ateşi virüslerinin aynı virüs olduğu belirlenmiş ve Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi olarak hastalık yeniden adlandırılmıştır.</p>

<p>Hastalık ülkemizde ilk olarak 2002 yılında dikkatleri çekmiş ve 2003 yılında kesin tanısı konmuştur. KKKA vakaları, hastalığın başlıca bulaştırıcısı olan kenelerin aktifleştiği dönemden başlayarak ülkemizde bahar ve yaz aylarında görülmektedir. Hastalık ülkemizde bulaştırıcısı kene türünün yaşam alanlarıyla uyumlu bir şekilde görülmektedir. İlk kez Tokat ili ve civarında dikkatleri çeken Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları çoğunlukla İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaşmaktadır.</p>

<p>Etken Bunyaviridae ailesinden Nairovirus grubundan tek sarmallı RNA virüsü olan Crimean-Congo haemorrhagic fever virüsüdür. Hastalık ülkemizde başlıca hastalık etkenini taşıyan kenenin tutunması veya bununla temas sonucunda bulaşmaktadır. Ülkemizde hastalığın bulaştırıcısı asıl kene türü Hyalomma marginatum’dur. Bunun yanı sıra hastalık viremik dönemdeki hayvanların veya hasta kişilerin kan, doku, vücut çıkartılarına korunmasız temas sonucunda da bulaşabilmektedir.</p>

<p>İnkübasyon süresi kene tutunmasından sonra genellikle 1-3 gün, en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, vücut sıvısı ve diğer dokularla temas sonrasında 5-6 gün; en fazla ise 13 gün olabilmektedir.</p>

<p>Hastalığın tedavisinin esasını destek tedavisi seçenekleri oluşturmaktadır. Bu gün için hastalıktan korunmaya yönelik etkinliği kanıtlanmış bir aşı veya etkene spesifik bir ilaç bulunmamaktadır. Ülkemizde hastalığa karşı aşı geliştirme çalışmaları devam etmektedir.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının kontrolüne yönelik çalışmalar Bakanlığımız tarafından bir program dâhilinde yürütülmektedir. Kişisel korunma önlemlerinin alınması hastalığın kontrolü için ön planda olduğundan Bakanlığımızca vatandaşlarımızın hastalık ve korunma önlemleri konusunda bilgilendirilmesi ve toplumda farkındalık oluşturulması çalışmaları yoğun bir şekilde yürütülmektedir.</p>

<p>Ülkemizde KKKA bahar aylarında görülmeye başlamakta olup yaklaşık %4-5 fatalite hızıyla seyretmektedir. Yıllar itibariyle vaka görülme durumlarına bakıldığında artış ve azalış eğilimlerinden bahsedilebilmekte olup en yüksek vaka 2009 yılında 1318 vaka olarak gerçekleşmiştir. Her ne kadar 2017 yılında 343 KKKA vakası tespit edilmiş olsa da ülkemizde hala önemini korumaktadır.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşinden korunmak için;</p>

<p>Tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken, kenelerin vücuda girmesini engellemek maksadıyla mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı ve ayrıca kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir.</p>

<p>Kene yönünden riskli alanlardan dönüldüğünde kişi kendisinin ve çocuklarının vücudunda (kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dâhil) kene olup olmadığını kontrol etmeli, kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden çıplak el ile dokunmamak şartıyla vücuda tutunduğu en yakın yerden tutarak uygun bir malzeme ile (bez, naylon poşet, eldiven gibi) çıkarmalıdır.</p>

<p>Kişi keneyi kendisi çıkaramadığı durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riskinin de o kadar azalacağı unutulmamalıdır.</p>

<p>Hastalık hayvanlarda belirti göstermeden seyrettiğinden hastalığın sık olarak görüldüğü bölgelerde bulunan hayvanlar sağlıklı görünse bile hastalığı bulaştırabilirler. Bu sebeple hayvanların kanlarına, vücut sıvılarına veya dokularına çıplak el ile temas edilmemelidir.</p>

<p>Hastalığa yakalanan kişilerin kan, vücut sıvıları ve çıkartıları ile hastalık bulaşabildiğinden, hasta ile temas eden kişiler gerekli korunma önlemlerini (eldiven, önlük, maske v.b.) almalıdır.</p>

<p>Kene tutunan kişiler, kendilerini 10 gün süreyle halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtiler yönünden izlemeli ve bu belirtilerden bir veya bir kaçının ortaya çıkması halinde derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmelidirler.</p>

<p>Hastalığa sebep olan mikrobun taşıyıcısı, saklayıcısı ve bulaştırıcısı olan keneler uçmayan, zıplamayan, yerden yürüyerek vücuda tırmanan eklem bacaklı hayvanlardır. Vücuda tutunan veya hayvanların üzerinde bulunan keneler kesinlikle çıplak el ile öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Keneler üzerine sigara basmak, kolonya, gaz yağı gibi maddeler dökmek kenenin kasılmasına sebep olarak vücut içeriğini kan emdiği kişiye aktarmasına sebep olacağı için yapılmamalıdır."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/kene-sezonu-acildi.jpg</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/kene-sezonu-acildi/19089</link>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 10:19:18 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlıklı Hayat Merkezi hizmetleri, geleceğin hemşirelerine tanıtıldı</title>
                                    <description>Bayburt’ta Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencilerine yönelik tanıtım etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, merkezde sunulan koruyucu sağlık hizmetleri ile vaka koordinasyon süreçleri geleceğin sağlık profesyonellerine anlatıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bayburt’ta Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencilerine yönelik tanıtım etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, merkezde sunulan koruyucu sağlık hizmetleri ile vaka koordinasyon süreçleri geleceğin sağlık profesyonellerine anlatıldı.</p>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezi personelleri, hemşirelik bölümü öğrencileriyle bir araya gelerek merkez bünyesinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Programda, vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlık danışmanlığı hizmetleri, koruyucu sağlık uygulamaları ve bireylerin ihtiyaçlarına göre yürütülen yönlendirme süreçleri ele alındı.</p>

<p>Tanıtımda, Sağlıklı Hayat Merkezinde diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, çocuk gelişimci, sosyal çalışmacı, sigara bırakma polikliniği, koruyucu ağız ve diş sağlığı polikliniği ile gebe okulu gibi birimlerin hizmet verdiği aktarıldı.</p>

<p>Etkinlikte öğrenciler, merkezde yürütülen hizmetlerin saha uygulamaları ve vatandaşlara sağlanan danışmanlık süreçleri hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/saglikli-hayat-merkezi-hizmetleri-gelecegin-hemsirelerine-tanitildi.jpg</image>
                                <category>Sağlık,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/saglikli-hayat-merkezi-hizmetleri-gelecegin-hemsirelerine-tanitildi/19077</link>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 08:39:36 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanlar uyardı: &quot;Asansör yerine merdiven kullanmak bile kalbiniz için büyük bir yatırım&quot;</title>
                                    <description>Erzurum Şehir Hastanesi hekimlerinden Dr. Öğr. Üyesi İlkin Guliyev ve Doç. Dr. Faruk Aydınyılmaz, kalp sağlığı ile ilgili hayati uyarılarda bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Şehir Hastanesi hekimlerinden Dr. Öğr. Üyesi İlkin Guliyev ve Doç. Dr. Faruk Aydınyılmaz, kalp sağlığı ile ilgili hayati uyarılarda bulundu.</p>

<p>Uzmanlar, kalp sağlığını korumanın yolunun spor salonlarından değil, mutfaktaki doğru tercihlerden ve günlük düzenli hareketten geçtiğini vurguladı. Egzersizin en güçlü ilaç olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi İlkin Guliyev, haftada en az 150 dakika orta düzeyde aktivite yapılmasını önerdi. Guliyev, özellikle popüler olan ancak risk barındıran aktivitelere dikkat çekerek şunları söyledi:</p>

<p>"Haftada bir gün yapılan halı saha gibi aşırı tempolu egzersizler, kalp krizi ve ani ölüm riskini artırabilir. Bizim önerimiz, her gün düzenli ve sürdürülebilir harekettir. Spor salonuna gitmek şart değil, asansör yerine merdiven kullanmak bile kalbiniz için büyük bir yatırımdır."</p>

<p><strong>"Tabağınız koruyucu kalkanınız olsun"</strong></p>

<p>Kalp sağlığının bir diğer köşe taşının beslenme olduğunu ifade eden Doç. Dr. Faruk Aydınyılmaz ise, Akdeniz tipi diyetin önemine değindi. Aydınyılmaz, kalp dostu beslenmenin formülünü şu şekilde özetledi:</p>

<p>"Günlük tuz tüketimini 5 gramın (yaklaşık bir çay kaşığı) altına düşürmek tansiyonu dengelemek için kritiktir. Günde 200’er gram meyve ve sebze tüketimi, tam buğdaylı gıdalar ve günde 30 gram fındık, kalp sağlığımızı yüzde 30’a varan oranda koruyabilmektedir. Haftada 1-2 gün balık tüketirken, şekerli içeceklerden ve paketli gıdalardan mutlaka uzak durulmalıdır."</p>

<p><strong>Süreklilik hayat kurtarır</strong></p>

<p>Uzmanlar, egzersiz ve sağlıklı diyetin birbirinden ayrılamaz iki temel direk olduğunu belirterek, bu alışkanlıkların sadece kalp hastalıklarını değil, şeker ve kolesterol riskini de kontrol altına aldığını hatırlatarak, "Unutmayın kalbiniz için bugün atacağınız küçük bir adım, yarınki sağlığınızın en büyük güvencesidir" dediler.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/uzmanlar-uyardi-asansor-yerine-merdiven-kullanmak-bile-kalbiniz-icin-buyuk-bir-yatirim.png</image>
                                <category>Sağlık</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/uzmanlar-uyardi-asansor-yerine-merdiven-kullanmak-bile-kalbiniz-icin-buyuk-bir-yatirim/19032</link>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:00:45 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
