<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Bayburt Haber Ajansı - Politika</title>
        <description>Bayburt&#039;tan son dakika haberlerini, doğru ve tarafsız olarak okuyabileceğiniz yerel haber sitedir.</description>
        <link>https://bayburthaberajansi.com.tr</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:37:23 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Okul saldırılarını araştırmak için kurulan komisyon çalışma takvimini görüşmek üzere toplandı</title>
                                    <description>TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, çalışma takvimini görüşmek ve konuya ilişkin görevlendirilecek uzmanların belirlenmesi amacıyla ikinci kez toplandı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, çalışma takvimini görüşmek ve konuya ilişkin görevlendirilecek uzmanların belirlenmesi amacıyla ikinci kez toplandı.</p>

<p>TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Komisyon üyesi milletvekilleri çalışma takvimini görüşmek ve konuya ilişkin görevlendirilecek uzmanların belirlenmesi amacıyla bir araya geldi. Komisyonun açılışında konuşan Beyazıt, "Komisyonun gerek görmesi halinde komisyon olarak oluşturulacak alt komisyonlar marifetiyle mahallinde inceleme ve araştırma yapması, komisyon toplantılarında yine çalışmalarını tam tutanak olarak tutması, komisyonun öngördüğü çalışmaları kamuoyuna duyurabilmek amacıyla internet sitesi kurulması ve e-posta adresleri alınması, komisyon süresince ilgili kurum ve kuruluşlardan konuyla ilgili uzman görevlendirilmesine ilişkin işlemlerin ve yazışmaların yapılması, davet edilecek kişi ve kurumların tespiti hususlarında Komisyon Başkanlığının yetkili kılınması, Ankara dışında yapılacak Maraş’ta ve Urfa’daki inceleme ve çalışmalar için belirlenecek komisyon uzmanları ile kamu kurum ve kuruluşlarından görevlendirecek personelin katılması, rapor yazımında Komisyon Başkanı redaksiyon yetkisi verilmesi, Ankara’da yapılan Komisyon toplantılarına bilgi vermek üzere çağrılan davetlilerin ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının görevlendirilmesi gibi kararlar alınmıştır" dedi.</p>

<p><strong>"Konuyu aile, okul ve eğitim, dijital riskler ve psikolojik boyutlarıyla bütüncül açıdan ele almamız gerekmektedir"</strong></p>

<p>Komisyonun internet sitesinin kurulması ve e-posta adresinin alınmasının bu hafta içinde tamamlanacağını ifade eden Beyazıt, "Bu toplantımızdan itibaren Komisyon toplantılarında ve Ankara dışı çalışmalarda tam tutanak tutulacaktır. Sizin de katkınızla Komisyon süresince ilgili kurum ve kuruluşlardan konuyla ilgili uzman görevlendirilmesine ilişkin çalışmalar devam edecektir. Ankara dışında yapılacak inceleme çalışmalarında belirlenecek komisyon uzmanları ile kamu kurum ve kuruluşlarından görevlendirilecek personelin katılması için Meclis Başkanının oluru alınmıştır. Konuyu aile, okul ve eğitim, dijital riskler ve psikolojik boyutlarıyla bütüncül açıdan ele almamız gerekmektedir. Çocuk ve gençlerin, ailenin, okulun ve artık giderek gelişen ve yaygınlaşan dijital mecraların bir parçası ve birleşeni olduğunu kabul etmeliyiz. Söz konusu elim hadiselerden yola çıkarak tüm bu ilişkilerde çocuklarımızın nasıl etkilendiğini, bu etkilerin sonuçlarını ve olası olumsuz sonuçlarının nasıl önlenebileceğini yasaklayan ve kısıtlayan bir yaklaşımdan ziyade düzenleyici, destekleyici ve yönlendirici bir rapor sunmak Komisyonumuzun en önemli görevlerindendir" diye konuştu.</p>

<p>Komisyon toplantısı haftaya Çarşamba günü tekrar toplanmak üzere kapandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/okul-saldirilarini-arastirmak-icin-kurulan-komisyon-calisma-takvimini-gorusmek-uzere-toplandi.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/okul-saldirilarini-arastirmak-icin-kurulan-komisyon-calisma-takvimini-gorusmek-uzere-toplandi/19248</link>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:35:32 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Köksal güven tazeledi</title>
                                    <description>Bayburt Şehit ve Gazi Aileleri Dayanışma Derneği (ŞAGDER) Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Gazi Selami Köksal yeniden başkanlığa seçildi. Güven tazeleyen Köksal, 2029 yılına kadar dernek başkanlığı görevini sürdürecek.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bayburt Şehit ve Gazi Aileleri Dayanışma Derneği (ŞAGDER) Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Gazi Selami Köksal yeniden başkanlığa seçildi. Güven tazeleyen Köksal, 2029 yılına kadar dernek başkanlığı görevini sürdürecek.</p>

<p>Genel kurulda derneğin yönetim, denetim ve disiplin kurullarının asil ve yedek üyeleri de belirlendi. Selami Köksal başkanlığındaki yönetim kurulunda Kemalettin Şahin genel sekreter, Fehim Okur muhasip oldu. Süleyman Turan, Arif Lüleci, Yahya Dursun ve Ayhan Bozo asil üyeliğe; Gökhan Açıkgöz, Metin Altıkat, Nail Fidan, Halit Memiş ve Nadir Karakaşoğlu ise yedek üyeliğe seçildi.</p>

<p>Denetim kurulunda Nihat Kaya başkan, Ferhat Cebe ve Kurban Gür asil üye; Ayvaz Çelik, Mevlüt Güler ve Ahmet Çakıroğlu yedek üye olarak belirlendi.</p>

<p>Disiplin kurulunda ise Selim Bozo başkan, Erkan Saka, Asef Akbal, Bülent Bayramoğlu ve Habip Memiş asil üye; Coşkun Uzun, Hidayet Şeker, Metin Buğra Köksal, Tahir Ayengin ve Mehmet Ozulu yedek üye oldu.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/baskan-koksal-guven-tazeledi.jpg</image>
                                <category>Politika,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/baskan-koksal-guven-tazeledi/19237</link>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 17:24:28 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>MHP lideri Bahçeli: &quot;CHP beraber olduğu insanları olanları küçümseyerek yoluna devam edeceği yere milletle buluşmayı tercih etsin&quot;</title>
                                    <description>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, &quot;Cumhuriyet Halk Partisi, ayrımdan, sert eleştirilerden, beraber olduğu insanları olanları küçümseyerek yoluna devam edeceği yere milletle buluşmayı tercih etsin&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Cumhuriyet Halk Partisi, ayrımdan, sert eleştirilerden, beraber olduğu insanları olanları küçümseyerek yoluna devam edeceği yere milletle buluşmayı tercih etsin" dedi.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi’ne ilişkin Mutlak Butlan davasına dair sorulan soru üzerine değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyetin kurulduğu günden bu yana var olan önemli bir siyasi kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veyahut başka amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz. Onun için Cumhuriyet Halk Partisi, ayrımdan, sert eleştirilerden, beraber olduğu insanları olanları küçümseyerek yoluna devam edeceği yere milletle buluşmayı tercih etsin ve CHP üzerine düşen tarihi sorumluluğu üstlenmiş olsun" açıklamasında bulundu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/mhp-lideri-bahceli-chp-beraber-oldugu-insanlari-olanlari-kucumseyerek-yoluna-devam-edecegi-yere-milletle-bulusmayi-tercih-etsin.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/mhp-lideri-bahceli-chp-beraber-oldugu-insanlari-olanlari-kucumseyerek-yoluna-devam-edecegi-yere-milletle-bulusmayi-tercih-etsin/19224</link>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 07:05:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Işıkhan: &quot;Hedefimiz, teknolojiyi milletimizin geleceğine hizmet eden unsur haline getirmektir&quot;</title>
                                    <description>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, &quot;Teknolojinin milleti değil; milletin teknolojiyi yönetmesi ve yönlendirmesini savunuyoruz. Hedefimiz, teknolojiyi milletimizin refahına, üretimine ve geleceğine hizmet eden bir unsur haline getirmektir&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Teknolojinin milleti değil; milletin teknolojiyi yönetmesi ve yönlendirmesini savunuyoruz. Hedefimiz, teknolojiyi milletimizin refahına, üretimine ve geleceğine hizmet eden bir unsur haline getirmektir" dedi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm ve Geleceğin Dijital Meslekleri Zirvesi’ne katıldı. Burada kurulan stantları gezdikten sonra konuşma yapan Işıkhan, teknolojinin hızla ilerlediğini ve dünyayı değiştirdiğini söyleyerek, bu dönüşümün çalışma hayatını doğrudan etkilediğini dile getirdi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, "Bir taraftan kurumsal hizmetlerimizin dijital sistemlerle entegrasyonunu gerçekleştirirken diğer yandan da işgücü piyasasını bu sürece hazırlıyoruz. Gençlerimizin, geleceğin dijital meslekleri hususunda donanım ve tecrübe kazanmasını sağlıyoruz. Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüklerimizle; Kurumsal hizmetlerimizi dijitalleştirme kapsamında; tamamı yerli olan 893 uygulamamızla vatandaşlarımıza cepte, tablette her alanda hızlı, güvenli ve erişilebilir hizmetler sunuyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Gelecekte bu devasa dijital ekosistemin mimarları sizler olacaksınız"</strong></p>

<p>Gençlerin dijital ekosistemin önemli bir parçası olduğunu belirten Işıkhan, "Bugün İŞKUR Gençlik Programı ile kariyer yolculuğunuzda daima yanınızda olan İŞKUR, istihdamın geleceğini yüksek teknolojiyle inşa etmeye devam edecektir. İnanıyorum ki yakın bir gelecekte bu devasa dijital ekosistemin mimarları bizzat sizler, gençlerimiz olacaksınız" dedi.</p>

<p>Bu dönüşümü yalnızca ekonomik bir süreç olarak görmediklerini; aynı zamanda sosyal boyutlarıyla birlikte ele aldıklarının altını çizen Işıkhan, "Bu çerçevede ‘adil geçiş’ yaklaşımını merkeze alıyoruz. Amacımız; dönüşüm sürecinde hiç kimsenin geride kalmaması, herkesin yeni fırsatlara erişmesidir. Eğitimden istihdama geçiş süreçlerinin güçlendirilmesi, mesleki becerilerin geliştirilmesi ve kapsayıcı istihdam politikalarının hayata geçirilmesi bu yaklaşımın temel unsurlarını oluşturmaktadır. Bilgi edinme ve eğitim, sadece istihdam edilirken ihtiyaç duyulan bir araç değil, hayat boyu devam eden bir yaşam biçimidir" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Bu geçiş döneminde etkin bir şekilde yer almaya gayret ediyoruz"</strong></p>

<p>Işıkhan, teknolojinin gelişmesi ve dönüşmesiyle yaşanan bu süreçte aktif olarak yer almaya gayret ettiklerini söyleyerek "Mesleki eğitim programlarından, mesleki yeterlilik standartlarının hazırlanmasına kadar istihdam sürecinin her adımında dijital gerçekliğe uygun adımlar atıyoruz. Gerek kurum ve kuruluşlarımız vasıtasıyla dolaylı olarak, gerekse doğrudan, bu geçiş döneminde etkin bir şekilde yer almaya gayret ediyoruz. Önümüzdeki dönemde, ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31 süreci de bu dönüşümün, çalışma hayatı boyutunu daha güçlü şekilde ele almamız için önemli fırsatlar vermektedir. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve istihdam politikalarını birlikte değerlendirdiğimiz bütüncül bir yaklaşımı, bu süreçte daha da ileri taşıyacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Geleceğe güçlü bir şekilde hazırlanmanıza yardımcı olacak her türlü imkanı sizlere sunuyoruz"</strong></p>

<p>Dünyayı ilgilendiren kırılma dönemlerinin krizleri ve fırsatları beraberinde getirdiğine işaret eden Işıkhan, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Dijital çağ ile birlikte yeni mesleklerin ortaya çıkması, mevcut mesleklerin dönüşmesi, toplumsal hayatın her alanında karşımıza çıkan bu yeni gerçeklik, bizleri umutsuzluğa değil, yeni ufuklara sevk etmelidir. Kadim bir hakikat olan ‘hayırdan şer, şerden hayır doğar’ anlayışıyla, karşılaştığınız her yeni dönüm noktası, sizin ona yaklaşımınızla şekillenecek, sizin çabalarınız doğrultusunda önemli fırsatlara dönüşecektir. Bu gerçeği aklınızdan çıkarmadan, geleceğin mesleklerine çok iyi hazırlandığınız taktirde, kendi alanınızda sadece başarılı değil, aynı zamanda öncü olma fırsatını da elde etmiş olacaksınız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bizler, geleceğe güçlü bir şekilde hazırlanmanıza yardımcı olacak her türlü imkanı sizlere sunuyoruz, sunmaya da devam edeceğiz. Geriye sadece çok çalışmak, azmetmek, ülkemizin gücüne ve geleceğine inanmak kalıyor. Bu duyguların, sizlerde, fazlasıyla mevcut olduğuna yürekten inanıyorum."</p>

<p><strong>"Hedefimiz, teknolojiyi milletimizin geleceğine hizmet eden unsur haline getirmektir"</strong></p>

<p>Işıkhan, teknolojiyi milletin lehine ve geleceğine hizmet eden bir unsur haline getirmeyi hedeflediklerini anlatarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"İkinci çeyrek yüzyılda; artık önündeki engelleri bir bir aşmış, ayağa kalkmış, koşar adım Türkiye Yüzyılına yürüyen bir Türkiye için hep birlikte daha çok çalışmak, daha çok çabalamak zorundayız. Sadece gelişmiş bir ekonomi ve tam bağımsız kalkınma hedefiyle değil, daha adil ve daha huzurlu bir dünya idealiyle de gelişmek ve büyümek zorundayız. Bugün, teknolojik gelişimin, insanları teknoloji bağımlısı, hatta teknolojinin kölesi yaptığını iddia eden yaklaşımlar var. Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz, tam tersine, teknolojiyi, milletin hizmetkarı kılmayı hedefliyoruz. Teknolojinin milleti değil; milletin teknolojiyi yönetmesi ve yönlendirmesini savunuyoruz. Hedefimiz, teknolojiyi milletimizin refahına, üretimine ve geleceğine hizmet eden bir unsur haline getirmektir. Ben bu idealle, hem kendi geleceği hem de ülkemizin ve dünyanın geleceği için çalışacak, üretecek, kendini geliştirecek birbirinden değerli gençlerimiz olduğunu biliyorum ve sizlere güveniyorum. İhtiyaç duyduğunuz her an, tüm imkanlarımızla ve hizmetlerimizle sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/bakan-isikhan-hedefimiz-teknolojiyi-milletimizin-gelecegine-hizmet-eden-unsur-haline-getirmektir.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/bakan-isikhan-hedefimiz-teknolojiyi-milletimizin-gelecegine-hizmet-eden-unsur-haline-getirmektir/19220</link>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 22:50:23 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Göktaş: &quot;Her şartta annelerimizi desteklemeye devam edeceğiz&quot;</title>
                                    <description>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, &quot;Aile ve Nüfus On Yılı’nda, iş-aile yaşamını dengesini sağlamaya yönelik uygulamalarla aile kurumumuzu güçlendirmeye ve her şartta annelerimizi desteklemeye devam edeceğiz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Aile ve Nüfus On Yılı’nda, iş-aile yaşamını dengesini sağlamaya yönelik uygulamalarla aile kurumumuzu güçlendirmeye ve her şartta annelerimizi desteklemeye devam edeceğiz" dedi.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren doğum izni düzenlemesine ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.</p>

<p>Bakan Göktaş, yeni düzenlemeyle annelerin ve ailelerin yanında olduklarını belirterek, "1 Nisan 2026 itibarıyla doğum yaptığı tarihin üzerinden 24 hafta geçmemiş anneler, çalıştıkları kuruma 10 iş günü içinde başvurmaları halinde 8 haftalık ilave doğum izni hakkından yararlanabiliyor. Aile ve Nüfus On Yılı’nda, iş-aile yaşamını dengesini sağlamaya yönelik uygulamalarla aile kurumumuzu güçlendirmeye ve her şartta annelerimizi desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/bakan-goktas-her-sartta-annelerimizi-desteklemeye-devam-edecegiz.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/bakan-goktas-her-sartta-annelerimizi-desteklemeye-devam-edecegiz/19160</link>
                <pubDate>Sat, 02 May 2026 22:14:06 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>TBB seçimlerinde kavga</title>
                                    <description>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimleri öncesinde eski İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunun okunması üzerine salonda arbede çıktı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimleri öncesinde eski İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunun okunması üzerine salonda arbede çıktı.</p>

<p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu.</p>

<p>Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü.</p>

<p>Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/tbb-secimlerinde-kavga.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/tbb-secimlerinde-kavga/19158</link>
                <pubDate>Sat, 02 May 2026 22:13:04 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: &quot;Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda&quot;</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, &quot;2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi.</p>

<p>Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Buluşması programı düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel ve çok sayıda milletvekili katıldı. Programda, Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan yatırımlar ve bölgede yürütülen çalışmalar ele alındı.</p>

<p><strong>"Üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, "Dayanışma, hemşerilik bağının nasıl canlı tutulduğunu gösteren güçlü bir tabloyu ortaya koymaktadır. Aynı şehirde yaşayan, benzer birikimleri paylaşan ve kökleri aynı yörelere uzanan insanlarımızın kurduğu bu ilişki, toplumsal dayanışmamızın en sağlam zeminlerinden birini oluşturmaktadır. Doğu ve Güneydoğu medeniyetlerin harmanlandığı, bu toprakların tarihi hafızasını ve kültürel birikimini ruhunda taşıyan müstesna bir coğrafyadır. Kadim şehirleri ve köklü mirasıyla bu bölgelerimiz, Türkiye’nin sarsılmaz gücünü ve zenginliğini de temsil etmektedir. Aynı zamanda bereketli toprakları, stratejik su kaynakları ve üretim kabiliyetiyle tarımın, ticaretin ve zanaatın can damarlarından biri konumundadır. Nesiller boyu aktarılan bu üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur. Ülkemizin gücüne güç katan kalkınma potansiyeline büyük destek olan bölgelerimizdir. Maalesef bu bölgelerimiz, uzun yıllar boyunca terörün gölgesinde baskılanmış, bu durum şehirlerimizin kalkınmasını, ekonomik büyümesini, sahip olduğu büyük potansiyeli tam anlamıyla kullanmasını engellemiştir. Ancak Türkiye, bu makus tarihi bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömme iradesini kararlılıkla sergilemektedir" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda"</strong></p>

<p>Sağlanan huzur ortamıyla birlikte bölgede ekonomik hareketliliğin arttığını belirten Yılmaz, "Değerli hemşehrilerim, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da son yıllarda ortaya çıkan tempo, atılan adımların sahada nasıl bir karşılık bulduğunu açık bir şekilde gösteriyor. Bölgeler arası gelir farkının belirgin bir şekilde gerilemesi, GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığım payın artması ve ihracatı 2002 yılında sadece 800 milyon dolar olan ihracatın, geçtiğimiz yıl 13 milyar doları bulması bu değişimin bazı göstergelerinden olarak ifade edilebilir. Bu dönüşüm tabii ki kendiliğinden olmadı. Bu ekonomik gelişme kendiliğinden olmadı. Bunun arkasında bir zihniyet var. O zihniyeti de Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle ifade ediyor, batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. Bütün ülkemize, 86 milyona belli hizmetleri aynı standartta götüreceğiz. Bu zihniyetin bir neticesidir ki, Doğu ve Güneydoğu’ya bu dönemde muazzam kamu yatırımları yapılmış. 2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi.</p>

<p><strong>"Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz"</strong></p>

<p>Sadece kamu yatırımlarıyla bir bölgenin, bir ülkenin gelişmesinin mümkün olmayacağına da değinen Yılmaz, "Kamu yatırımlarının yanı sıra, özel sektör yatırımlarının da artması lazım. Burada, Doğu’dan, Güneydoğu’dan gelmiş, İstanbul’a, metropollere yatırım yapmış, birçok iş insanımız da var. Huzur, güven ortamı zamanında olsaydı, belki hiç gelmeyecekti bu insanlar, orada yatırım yapacaklardı. Sadece Doğu’da, Güneydoğu’da değil, tüm ülkemizden, iş dünyasının çok daha fazla özel sektör yatırımı yapabileceği bir ortamı da tesis etmiş durumdayız. Gerek, huzur güven ortamıyla, gerek altyapıya yaptığımız yatırımlarla, gerek insan kaynağına, eğitime yaptığımız yatırımlarla ve bunları tamamlayıcı sunduğumuz teşviklerle, Doğu Güneydoğu’da özel sektör yatırımlarına da ayrı bir güç veriyoruz. Bunun sonuçlarını önümüzdeki dönemde daha fazla göreceğiz. Sulama projelerimizle yüz binlerce hektar arazi sulanabilir hale gelmiş, organize sanayi bölgelerimiz genişletilmiş ve yüzbinlerce insanımıza iş imkanı sağlanmıştır. Tarımdan, sanayiye, ulaştırmadan, lojistiğe ulaşan bu yatırımlar, bölgenin üretim kapasitesini kalıcı bir şekilde güçlendiren bir değişim sürecinin kapısını açmıştır. Sloganlarla, içi boş tartışmalarla ne bir şehrin, ne de bir bölgenin bir yere ulaşması mümkün değil. Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-dogu-guneydogu-artik-farkli-bir-noktaya-gelmis-durumda.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-dogu-guneydogu-artik-farkli-bir-noktaya-gelmis-durumda/19153</link>
                <pubDate>Sat, 02 May 2026 21:39:37 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Gürlek: &quot;Türkiye fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir&quot;</title>
                                    <description>Adalet Bakanı Akın Gürlek, &quot;Türkiye emir alan değil, emir veren, kurulu oyun düzeninde pasif bir aktör değil, kendi milli çıkarları için oyun kuran, içine kapanık halinden çıkarak dünyanın her yerinde konulara müdahale edebilen fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Türkiye emir alan değil, emir veren, kurulu oyun düzeninde pasif bir aktör değil, kendi milli çıkarları için oyun kuran, içine kapanık halinden çıkarak dünyanın her yerinde konulara müdahale edebilen fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir" dedi.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) tarafından düzenlenen Siyaset Okulu programında konuştu. MTTB’nin sıradan bir teşkilat olmadığını ifade eden Bakan Gürlek, Birliğin fikrin karakter kazandığı, inancın aksiyona dönüştüğü, iradenin omurga bulduğu bir mektep olduğunu söyledi. Bakan Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği çatısı altında yetişen kadroların Türkiye’nin geleceğine yön verdiğini belirtti. Türkiye’nin yakın tarihine vurgu yapan Bakan Gürlek, "Yakın siyasi tarihimizde birçok trajediler vuku bulmuş, demokrasimiz ciddi rahatsızlıklar yaşamış, siyaset kültürümüz olgunlaşmaya bile fırsat vermeden oluşturulan krizlerle karanlık dehlizlere doğru itilmiştir. Her defasında millet inancını korumaya devam etmiş, sabırla ve vakur bir şekilde siyasetin en önemli çıkış yolu sandıkta millet üzerine kurulu oyunları bozmayı becermiştir" dedi.</p>

<p><strong>"Bu millet sandıkla konuşur, iradesini yeniden ortaya koyar"</strong></p>

<p>Milletin siyasetin tüm ayarlarını bozan odaklara karşı her defasında kararlı durduğunu ifade eden Bakan Gürlek, 1960 darbesinin Türkiye’de vesayet düzeninin kurumsallaşmasının başlangıcı olduğunu belirtti. 12 Eylül 1980 darbesi siyasetin askıya alındığını, milletin iradesinin yok sayıldığını hatırlatan Bakan Gürlek, darbelerin sadece milli iradeye pranga vurmadığını toplumun hafızasını da tahrip ettiğini söyledi. Bakan Gürlek şöyle konuştu:</p>

<p>"Darbecilerin ve cuntacıların anlayamadığı şudur; tarihin onlara yaptıklarının yanlış olduğunu defalarca yüzlerine vurulmasına rağmen milletimizin teslim olmayışı, geri çekilmeyişi, aşağılanma hislerinin yok oluşu ve millet aklının her defasında ayağa kalkarak vesayet duvarını yıkabilmesi tarihi bir gerçek olarak her seferinde ortaya konulmuştur. Zamanı geldiğinde milli iradenin yansıdığı seçim sandığının kurulmasıyla birlikte millet elindeki tek argüman olan hür seçim atmosferini çok iyi kullanmayı bilmiştir. Bu millet sandıkla konuşur, iradesini yeniden ortaya koyar, kendisine çizilmek istenen sınırları aşmasını bilir ve her seferinde kendi içinden yeni bir başlangıç iradesi çıkararak yoluna devam eder."</p>

<p>Vesayet zincirinin en sinsi halkalarından birinin 28 Şubat 1997 süreci olduğunu belirten Bakan Gürlek, cuntacıların "28 Şubat bin yıl sürecek" sözünün Türk siyasi hayatına sürülmüş karanlık bir leke olduğunu ifade etti. 1990’lı yıllarda Türk siyasi tarihinin kaderini değiştirecek liderin mücadelesinin azmine şahit olunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Hiç kuşkusuz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yeni bir dil, yeni bir üslup ve yeni bir umutla milletin gönlünden yeşermeye başlıyor. İstanbul’da başlayan o yürüyüş sıradan bir belediye hikayesi değildir. O gün atılan adım yıllarca bastırılmış bir iradenin yıllarca ötelenmiş bir özgüvenin senelerce sesi kısılmış bir milletin yeniden şahlanışıdır. ’Sessiz çoğunluğun sesiyiz’ haykırışıdır" diye konuştu.</p>

<p>2002 yılında ülkenin düştüğü zor durumda AK Parti’nin milletin engin öngörüsüyle iktidara geldiğini hatırlatan Bakan Gürlek, "Konuştuklarımız siyasal tarihimiz için çok kolay anlatılıyor gibi gözükse de aslında o dönemleri yaşayanlar bunun ne kadar zor bir mücadele olduğunu o dönemin karanlık yapılarının ne kadar kindar ve zalim olduklarını bilirler. Bu cesaret ve gönül mücadelesi, bu millet aşkı birçok evde, birçok ailede, birçok bireyde gözyaşının umutlara karıştığı o kutlu millet iradesinin var olma savaşıdır" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Milletimiz kumpaslara geçit vermemiş bu tehdidi bertaraf etmiştir"</strong></p>

<p>Tehditlerin bitmediğini ve bitmeyeceğini ifade eden Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "biz bu yola kefenimizle çıktık" sözünün öyle klişe bir siyasi cümle olmadığını vurguladı. 27 Nisan "E-muhtıra"sı ve Gezi Kalkışmasının milletin feraseti ile aşıldığını belirten Bakan Gürlek, gençleri "su uyur, düşman uyumaz" diyerek Türkiye düşmanlarına karşı uyardı. Türkiye düşmanı ülkelerin istihbarat aparatlarından biri olan FETÖ’nün devreye sokulmasıyla 17-25 Aralık darbesiyle Türkiye’nin çok ciddi bir çalkantılı döneme itildiğini söyleyen Bakan Gürlek şöyle devam etti:</p>

<p>"İşte bugün üzerine düştüğümüz ve siyaset okullarına okutulacak ana başlığın altını çizili olarak belirtmek isterim ki senkronize tuzakları, kumpasları ve vesayet argümanlarını görüyorsunuz. Milletin desteğini arkasına alan, yıllara varan mücadelesinin milletin gönlünü koşulsuz ve karşılıksız bağdaştıran Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın azmi, kararlılığı ve en güzel örneği olarak tekrar tekrar ortaya çıkmaktadır. Milletimiz kumpaslara geçit vermemiş bu tehdidi bertaraf etmiştir."</p>

<p>15 Temmuz darbe girişiminin Türk siyasi tarihinin en önemli dönüm noktalarından birisi olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Bu caniler 251 insanımızı şehit etmiş, yüzlerce vatandaşımızı yaralamış, onlarca kurumumuzu zayi etmiş, ihanet unsurları olarak bu ülkenin en kötü anılacak ve tarihin çöplüğüne atılacak yapıdır. Bu hain darbe girişiminin ekonomimize verdiği zararı boyutlarında hesap edilemeyecek kadar çoktur" dedi.</p>

<p><strong>"Türkiye’nin kaderi, vesayet sistemimizin kalıntılarının bu ülkeden süpürülüp atmakla değişti"</strong></p>

<p>Türkiye’de milletin rızası hilafına hiçbir düzen inşa edilemeyeceğini belirten Bakan Gürlek şöyle konuştu:</p>

<p>"Siyasette muktedir olamıyorsanız ideallerinizi yansıtmanız mümkün değildir. İşte Türkiye’nin kaderi, vesayet sistemimizin kalıntılarının bu ülkeden süpürülüp atmakla değişti. Türkiye’nin kaderini değiştirmek aslında dünyanın ve bölgenin kaderini değiştirmekle aynı anlama gelmektedir. Artık uluslararası sistem sadece Doğu - Batı ekseniyle açıklanmayacak kadar katmanlı, girift ilişki merkezleriyle çok aktörlü bir yapıya dönüşmüştür. Gücün kaynağı sadece askeri kapasite değil, savunma sanayi, enerji hatları, ticaret yolları, lojistik merkezler, stratejik geçiş noktaları, güçlü demokratik ortam ve güçlü hukuk devleti yapılanmalarıyla mümkündür. Türkiye bütün bu özelliklere sahip olduğunun farkına varıp yeni oyun düzeninde hak ettiği yere ulaşmak için en hızlı şekilde hareket etmektedir. İşte bu yeni denklemde Türkiye emir alan değil, emir veren, kurulu oyun düzeninde pasif bir aktör değil, kendi milli çıkarları için oyun kuran, içine kapanık halinden çıkarak dünyanın her yerinde konulara müdahale eden halen fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir. Türkiye artık bulunduğu coğrafyayla tanımlanan küresel ölçekte her yönüyle stratejik akıl üreten bir aktördür. Türkiye artık yön verilen değil, yön tayin eden, dengeye tabi olan değil, denge kuran bir ülkedir ve bu Türkiye’nin mimarı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır."</p>

<p><strong>"Türkiye artık masada yer arayan değil, baş köşede oturan, masayı kuran ülke konumundadır"</strong></p>

<p>Orta Doğu’da sıkça kullanılan "Masada değilseniz, menüde olursunuz" sözünü hatırlatan Bakan Gürlek, "Türkiye artık masada yer arayan değil, baş köşede oturan, masayı kuran ülke konumundadır. Ancak şu hususu unutmamak gerekir. Şer ittifakları asla uymaz. Bugün Gazze’de yaşananlar yakın coğrafyamızın zulüm düzeni ve küresel hesapları bize şunu göstermektedir. Güçlü olmayanın adaleti olmaz" diye konuştu.</p>

<p>"Güçlü olmayanın sözü dinlenmez" diyen Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinin sadece Türkiye için değil, mazlum coğrafyalar için de bir teminat olduğunu kaydetti. Bakan Gürlek, gelecek dönemde yarının Türkiye’sini şekillendirecek meselelere ilişkin iki büyük hedefi olduğunu belirterek, "Birincisi terörden arındırılmış, güvenli ve huzurlu bir Türkiye idealidir" ifadesini kullandı.</p>

<p>Terörün yalnızca bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda demokrasiyi ve kalkınmayı tehdit eden çok boyutlu bir mesele olduğunu belirten Bakan Gürlek, bu alanda kararlı mücadelenin süreceğini vurguladı. Bakan Gürlek, "Terör bir ülke için bir ülkenin canına kasteden bir tehdit değildir aynı zamanda demokrasiyi zayıflatan, kalkınmayı sekteye uğratan, hukuk vesayetini baskı altına almayı hedefleyen ve siyasi hayatımız üzerinde kurulacak vesayetlere zemin hazırlayan çok büyük bir tehdittir. Bu nedenle Terörsüz Türkiye sadece bir güvenlik politikası değil, aynı zamanda güçlü hukuk devleti, sağlam demokrasi ve sürdürülebilir bir kalkınmanın ön şartıdır." dedi.</p>

<p><strong>"Yeni bir anayasa zorunluluktur"</strong></p>

<p>Bakan Gürlek cuntacı anlayışa atıfta bulunan, onun izlerini taşıyan 1982 Anayasası’nın artık gündemden çıkarılıp çağa ve geleceğe yol gösteren yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, "Anayasa bir devletin sadece yönetim çerçevesi değil, aynı zamanda millet ve devlet arasındaki hukuki ve ahlaki sözleşmeyi ifade eder. Bugün geldiğimiz noktada ulusal güvenlik tehditleri, toplumsal barış, değişen dünya şartları, gelişen toplum yapısı, artan hak ve özgürlük talepleri karşısında mevcut anayasamız maalesef yetersiz kalmaktadır. Yeni bir anayasa zorunluluktur" şeklinde konuştu.</p>

<p>Gençlere geçmişi satır satır okuma tavsiyesinde bulunan Bakan Gürlek, "Tarihini bilmeyen gençlik geleceğini kuramaz. Atalarının fedakarlıklarını bizlere emanet ettikleri bu kutsal toprakların anlamını idrak edemeyen bir gençlik güncel ve anlamsız gündemlerle yok olup gider. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak gençlerimizin karşılaşacağı tüm tehditlere karşı tedbirlerimizi alıyor, onları zihnen ve bedenen zehirlenen her türlü fitne odaklarına karşı kararlılıkla mücadeleye adalet sistemimizin demir yumruğunu onların üzerine vurmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.</p>

<p>Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı Tahsin Başarı’ya, 26. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman’a ve programda emeği geçen herkese teşekkür eden Bakan Gürlek, gençlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu kaydetti.</p>

<p>İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ile MTTB Genel Başkanı Tahsin Başarı’nın da birer konuşma yaptığı programa, Eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Birlik Vakfı Kurucular Kurulu Başkanı Yaşar Karayel, milletvekilleri, vali yardımcıları, hakimler ve öğrenciler katıldı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/05/bakan-gurlek-turkiye-fikren-ve-fiziken-guclu-bir-konuma-gelmistir.jpg</image>
                                <category>Politika,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/bakan-gurlek-turkiye-fikren-ve-fiziken-guclu-bir-konuma-gelmistir/19152</link>
                <pubDate>Sat, 02 May 2026 21:30:59 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP Genel Başkanı Özel: &quot;Anayasa Mahkemesi, Türkiye’de herkesin, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme&quot;</title>
                                    <description>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, &quot;Anayasa Mahkemesi bugünlerde Türkiye’de herkesin üzerine titremesi, sakınması gereken, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme. Hepimiz, bütün vatandaşlar için son güvence&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Anayasa Mahkemesi bugünlerde Türkiye’de herkesin üzerine titremesi, sakınması gereken, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme. Hepimiz, bütün vatandaşlar için son güvence" dedi.</p>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’yı ziyaret etti. Özel, Anayasa Mahkemesi’nde gerçekleştirilen görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Dün Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıl dönümüne TBMM’deki grup toplantısı saatiyle çakıştığından dolayı katılamadıklarını belirten Özel, bugün bir ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade etti. Özel, "Anayasa Mahkemesi bugünlerde Türkiye’de herkesin üzerine titremesi, sakınması gereken, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme. Hepimiz, bütün vatandaşlar için son güvence. Anayasa Mahkemesi’nin kararları yasama, yürütme ve yargı açısından bağlayıcı; son söz hükmünde. Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlalleri noktasında vermiş olduğu kararlar, kararların uygulanması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gittiğinde orada verilen kararların Türkiye’de uygulanması, bunların hepsi aslında hangi siyasi görüşten olursanız olun Türkiye’yi seviyorsanız, Türkiye’nin menfaatlerini düşünüyorsanız, Türkiye’nin ekonomisini düşünüyorsanız, Türkiye’nin dünyadaki itibarını düşünüyorsanız üzerine titrenmesi gereken meseleler" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özel, anayasanın bir toplumun birlikte yaşama iradesinin kelimelere dökülmüş şekli olduğunu aktararak, "Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkilerini tarif eden sayfaya verdiğiniz önem, bir milletvekili için Meclis’e verdiği öneme; eğer yürütmedeyseniz, bakansanız bakanlığa; Cumhurbaşkanıysanız Cumhurbaşkanlığına verdiğiniz öneme; mal ve mülk sahibiyseniz de mülkiyet hakkına karşılık gelir. Sonuçta hepsi bir bütündür ve hepimize hepsi lazımdır" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Özel’e CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, CHP TBMM Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş eşlik etti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/chp-genel-baskani-ozel-anayasa-mahkemesi-turkiyede-herkesin-her-turlu-tartismadan-uzak-tutmasi-gereken-bir-mahkeme.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/chp-genel-baskani-ozel-anayasa-mahkemesi-turkiyede-herkesin-her-turlu-tartismadan-uzak-tutmasi-gereken-bir-mahkeme/19129</link>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 09:45:07 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yıldırım’dan &quot;Terörsüz Türkiye&quot; vurgusu</title>
                                    <description>Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, &quot;Terörsüz Türkiye&quot; sürecinin ülke için hayati öneme sahip olduğunu söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, "Terörsüz Türkiye" sürecinin ülke için hayati öneme sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>AK Parti İl Başkanlığını ziyaret eden Yıldırım, Türkiye’nin çevresindeki gelişmelere dikkati çekerek, ülkenin her türlü tehditten korunmasının güçlü liderlik ve kararlılık gerektirdiğini belirtti.</p>

<p>Terörle mücadele ve savunma sanayisine yapılan yatırımların önemine değinen Yıldırım, sürecin siyasi değil, milli bir mesele olduğunu ifade etti.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/yildirimdan-terorsuz-turkiye-vurgusu.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/yildirimdan-terorsuz-turkiye-vurgusu/19101</link>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 08:50:57 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>MHP Genel Başkanı Bahçeli: &quot;Ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız&quot;</title>
                                    <description>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, &quot;Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız" dedi.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Kerkük’te Türk vali atanması ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in Türkiye’ye ilişkin sözleri başta olmak üzere gündeme ilişkin birçok konuyu ele aldı.</p>

<p><strong>"Ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir"</strong></p>

<p>Dünyanın sıkıntılı bir imtihandan geçtiğini belirten Bahçeli, böyle zamanlarda kenetlenmenin tarihi bir tavır olduğunu dile getirdi. Bahçeli, "Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmekte, jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir. Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir. Sınırlar sabit görünse bile tehditlerin mahiyeti değişmektedir. İşte böylesi zamanlarda millet olmanın manası da daha da derinleşir. İşte böylesi zamanlarda birbirimize daha sıkı sarılmak tarihi bir zaruret halini alır. İşte böylesi zamanlarda ayrılığı büyüten her dil, gevşekliği çoğaltan her tavır, hafızayı aşındıran her müdahale geleceğe kurulmuş bir tuzak olarak karşımıza çıkar. Onun içindir ki bizler bugünlerde yalnız bugünü konuşamayız. Maziyi de konuşmak zorundayız. İstikbali de konuşmak zorundayız" diye konuştu.</p>

<p><strong>"3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevkidir"</strong></p>

<p>Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’ne az bir vakit kaldığını söyleyen Bahçeli, "Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevki, mücadele hafızasında müstesna bir merhale, gönüllerde ise sönmeyen bir meşaledir. ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir’ sözü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet tasavvurunu en veciz şekilde ortaya koyan tariflerden biridir. Millet, yalnızca aynı hudutlar içinde yaşayan insanların toplamı olarak anlaşılmamalıdır. Millet, aynı kaderi yüklenmiş, aynı vatanda yan yana durmayı tarih önünde iradeye dönüştürmüş, zaman içinde birbirinin acısına alışmış, sevincine iştirak etmiş, hafızasını müşterek hatıralarla beslemiş beşerî ve siyasî bir terkiptir" ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>"3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin Türk gençliğinin omuzlarında yükseldiği gündür"</strong></p>

<p>Türk milliyetçiliğinin geçici heveslerin değil, ülküye adanmışların davası olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Türk milliyetçiliği, günü kurtarmaya memur dar kadroların değil; asırları inşa etmeye namzet olanların mirasıdır. Tarihine yaslanan, töresiyle yaşayan, terbiyesini köklerinde bulanların yegâne sancağıdır. İşte bu nedenle 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin şerefli bir hatırası olmanın da üstünde bir manaya sahiptir. 3 Mayıs, Milliyetçi Hareket Partisi’ni bugüne taşıyan iradenin hangi ateşlerle sınandığının, hangi zincirlerle kuşatıldığının, hangi tertiplerle yolundan koparılmak istendiğinin başlıca timsalidir. 3 Mayıs, millet şuurunun taviz kabul etmeyen bir iradeye dönüşmesidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin yalnız bir fikir cereyanı olarak kalmayıp bir ahlak, bir şahsiyet ve bir mücadele disiplini hâlinde tecelli etmesidir. 3 Mayıs, devrin karanlığı karşısında sinmeyenlerin, tehdit karşısında eğilmeyenlerin, baskı karşısında susmayanların vakur duruşudur. 3 Mayıs, Türk milletinin kendi kimliğine, kendi tarihine, kendi istikbaline ve kendi manevi-milli varlığına sahip çıkma iradesinin billurlaşmış halidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin Türk gençliğinin omuzlarında yükseldiği gündür" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegane kalesidir"</strong></p>

<p>Bahçeli, 3 Mayıs tarihinde mahkeme salonlarında direnenlerin sadece bir fikri savunmadığını belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti:</p>

<p>"Geri çekilmek mümkündü. Fakat onlar Türk milliyetçiliğini bir tercih değil, bir mecburiyet olarak gördüler. Başbuğumuz Alparslan Türkeş ise o fikri sadece müdafaa edilen bir mefkûre olmaktan çıkarıp bir teşkilat iradesine dönüştürdü. Şehitlerimizin aziz hatıraları üzerine yükselen Türk-İslam davası, Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte Türk milliyetçisinin yüreğinde kökleşmiş, istikbalinde mevzilenmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegane kalesidir. Milliyetçi Hareket Partisi, devletin ve milletin varlığında kendi varlığını eritenlerin burcudur. Milliyetçi Hareket Partisi, mayası bozulmamışların, tuzu kokmamışların, çizgisi eğrilmemişlerin, hedeften sapmamışların, yoldan çıkmamışların son sığınağıdır."</p>

<p><strong>"Kerkük, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır"</strong></p>

<p>Milliyetçiliklerinin yalnız Anadolu coğrafyasına sıkıştırılabilecek bir itibar davası olarak görülemeyeceğinin altını çizen Bahçeli, nerede bir Türk yaşıyorsa, orasının gönül haritalarının bir parçası olduğunu kaydetti. Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin; sınırları ötesinde bastırılmak istenen Türkmenlerin sesinin muhafızı olduğunu ifade ederek, "Türk milliyetçiliği, unutturulmak istenen tarihin, silinmek istenen hatıraların müdafaa hattıdır. Bu hattın yol bulduğu satıh da Misak-ı Milli coğrafyasıdır. Misak-ı Milli coğrafyası denildiğinde ise yüreklerimize hasret düşmektedir. Bu hasretlerin başında ise Kerkük gelmektedir. Kerkük, ecdadımızın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Kerkük’ün çilesi büyük olsa da Türkmen’in seciyesi daha büyüktür"</strong></p>

<p>Kerkük’teki yangının ateşini Ankara’dan gördüklerini ve bunu da Türk olmanın bir gereği olarak idrak ettiklerini söyleyen Bahçeli, Kerkük Türkmenlerinin uzun süredir maruz bırakıldığı zulmün, Türk milletinin vicdanına kazınmış kahredici bir imtihan olduğunu belirtti. Bahçeli, birçok Türkmen ailenin yurdundan edilmek istendiğini de söyleyerek, "Türkmeneli’nde Türkçenin sesini kısmaya, tarihi mevcudiyeti bulandırmaya, milli kimliği zayıflatmaya, kadim Türk yurdunu siyasi oyunlar ve demografik tertiplerle özünden koparmaya yeltenenler olmuştur. Ancak bilinmelidir ki Kerkük’ün çilesi büyük olsa da Türkmen’in seciyesi daha büyüktür" dedi.</p>

<p><strong>"Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük’te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır"</strong></p>

<p>Muhammed Seman Ağa’nın Kerkük Valisi seçilmesinin, tarihi acılara bir merhem olduğunu belirten Bahçeli, "Bu gelişme, Kerkük’te Türkmen varlığının ötelenemeyeceğini, görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir. Şehirde yükselen kardeşlik vurgusu; Türkmen’i yok saymayan, Arap’ı dışlamayan, Kürt’ü ötekileştirmeyen, Süryani’yi silmeyen, herkesin hukukunu tanıyan, fakat Türkmen varlığını da asli ve kurucu bir hakikat olarak teslim eden bir dengenin müjdesidir. Nasıl ki Türkiye Yüzyılı’nın kutlu hedefi terörden arınmış, huzurun hüküm sürdüğü Terörsüz Türkiye ise; gönül coğrafyamızdaki arzumuz da aynı istikamettedir. Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük’te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır. Bizim muradımız; tefrikadan, tahakkümden ve terörden arınmış bir Türkiye ile huzurun ve kardeşliğin kök saldığı bir bölge iklimidir" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız"</strong></p>

<p>Bahçeli, Kerkük’ün bir miras, Türkmenlerin ise sahipsiz bırakılmayacak bir emanet olduğunu dile getirerek, "Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Soydaşlarımız canıyla, malıyla, diliyle ve duasıyla yurdundan koparılamayacaktır. Huzurumuz hiçbir karanlık denklemin, hiçbir kalleş müzakerenin malzemesi hâline getirilemeyecektir. Türkçenin sesi kısılamayacak, hiçbir Türkmen ocağının ışığı söndürülemeyecektir. Devran dönmüştür. Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır. Kerkük yaşayacak, Türkmeneli doğrulacak, Allah’ın izniyle de ebediyen yaşayacaktır. Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız. Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Kerkük’ün eski günlerine dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı"</strong></p>

<p>Irak’ın Türkiye için sıradan bir komşu olmadığını aktaran Bahçeli, "Irak’ta huzur güçlendikçe Türkiye’nin güney hattı rahatlar. Irak’ın birliği korundukça bölgesel denge sağlamlaşır. Bu nedenle Türkiye’nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte ilişkilerin ufku enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik bir gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz, Kerkük’ün Türkmen’iyle, Arap’ıyla, Kürt’üyle, Süryani’siyle Irak’ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak’la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalıdır. Kerkük’ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Avrupa Komisyonu Başkanı’nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez"</strong></p>

<p>Bahçeli, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in Avrupa kıtasının ‘Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğine’ ilişkin sözlerine de tepki göstererek, "Bu söz, sıradan bir cümle gibi geçiştirilemez. Avrupa Birliği yürütme organının en üst siyasi makamından çıkan bu ifade, bir yorumcunun, bir köşe yazarının ya da tali bir aktörün beyanı sayılamaz. Avrupa Komisyonu Başkanı’nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez; zihnin derinliğinde duran tasnifin, kibrin ve çifte standardın dışavurumudur. Nitekim bu küstah dilin ‘jeopolitik bakımdan sorunlu’, ‘gerçeklikten kopuk’ ve ‘çifte standartlı’ bulunduğu bizzat kendi çevrelerinde dile getirilmiştir" dedi.</p>

<p><strong>"Avrupa Türkiye’siz yapamaz"</strong></p>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin bölgesinde bir kilit ülke olduğunu da kaydederek, sözlerine şu şekilde devam etti:</p>

<p>"Bizim yönümüz asırlardır Batı’yla temas eden, Batı’yı tanıyan, gerektiğinde onunla mücadele eden, gerektiğinde onunla müzakere eden büyük tarih çizgisi içinde şekillenmiştir. Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir. Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir. Buradan açıkça ifade ediyorum; Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz, enerjide yapamaz, göç yönetiminde yapamaz, ulaştırmada yapamaz ve bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin."</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/mhp-genel-baskani-bahceli-ne-kerkuku-unuturuz-ne-musulu-zihnimizden-cikaririz.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-ne-kerkuku-unuturuz-ne-musulu-zihnimizden-cikaririz/19095</link>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 08:41:49 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP’de ihraç edilenler partiye geri dönüyor</title>
                                    <description>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, &quot;Geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, "Geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu" dedi.</p>

<p>CHP Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplandı. Yaklaşık 7 saat süren toplantının ardından Parti Sözcüsü Zeynel Emre, PM ve MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, "Biz güçlü belediyeciliğe devam edeceğiz. Sosyal hizmetlerimize devam edeceğiz. Büyük bir kararlılıkla almış olduğumuz yerlerdeki emanete sahip çıkacağız. Belediyecilik hizmetlerinin eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yürümesi için her türlü çabayı yapacağız" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız"</strong></p>

<p>CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından bir hukuk birimi oluşturduklarını hatırlatan Emre, "Kapsamlı bir şekilde hukukçular sürekli olan biteni raporladı, gerçeği bizlerle paylaştı. Orada bir güncellemeye gideceğiz. Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız ve bir hukuki rehberlik ve raporlama. Bunun iletişimini yapacağız vatandaşlarımızla. Biz bütün bu saldırılar karşısında gerek partinin yetkilileri, gerek partinin seçmenleri, üyeleri büyük bir kararlılık ve bütünlük içerisinde cesaretle bize karşı yürütülen ve ülkedeki esasında milli iradeye yönelik tehdide karşı, darbe girişimine karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak"</strong></p>

<p>CHP olarak sahaya ineceklerini duyuran Emre, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak. Bu kapsamda elbette ki yürüyen davalarda nöbet usulüyle, mecliste nöbet usulüyle arkadaşlarımız görevlerini gerçekleştirecekler ama MYK üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri, PM üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki arkadaşlarımız sahadaki il ve ilçe başkanlıklarının koordinesiyle birlikte halkımızla buluşacağız ve ülkenin gerçeklerini anlatacağız. Yaşadıklarımızı birinci elden kendileriyle paylaşacağız. 196 bin sandık görevlimiz var. Bu 196 binin önemli bir kısmını güncelledik. 186 bini tekrar görev yapacak şekilde iletişime geçildi, görevlendirmeler yapıldı. Bunlar içerisinde de 106 bin sandık görevlisi, kendi sandık, saha, bölge içerisinde görevlendirilen arkadaşlarla birlikte aktif bir şekilde saha çalışmasına katılacak ve bunun bir sonraki seçime kadar sürmesini hedefliyoruz. CHP yüz binlerce görevlisiyle birlikte 81 ilde de bir dahaki seçim ortamına kadar, ki biz bir an evvel seçimin gelmesi için de gerekli çalışmayı, çabayı sergilemeye devam edeceğiz."</p>

<p><strong>Partiden ihraç edilenler geri dönüyor</strong></p>

<p>Emre ayrıca geçmiş dönemlerde partiden ihraç edilenlere yönelik şunları söyledi:</p>

<p>"Tam rakam olarak 30 civarında geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Bizim çizgimiz gereği bağışlanma talebi ve dosyaları görüşülmüş, eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz yani. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu."</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/chpde-ihrac-edilenler-partiye-geri-donuyor.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/chpde-ihrac-edilenler-partiye-geri-donuyor/19084</link>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 10:16:17 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>AYM Başkanı Özkaya: &quot;AYM, çok katmanlı hak koruma mekanizmasının önemli bir aktörü&quot;</title>
                                    <description>Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, &quot;Anayasa Mahkemesi, 64 yıllık birikimiyle yalnızca Türk Hukuk sisteminin değil, aynı zamanda uluslararası insan hakları hukukuyla etkileşim içinde gelişen çok katmanlı bir hak koruma mekanizmasının da önemli bir aktörü olarak faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürmektedir&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, "Anayasa Mahkemesi, 64 yıllık birikimiyle yalnızca Türk Hukuk sisteminin değil, aynı zamanda uluslararası insan hakları hukukuyla etkileşim içinde gelişen çok katmanlı bir hak koruma mekanizmasının da önemli bir aktörü olarak faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürmektedir" dedi.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi’nin 64. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Yüce Divan Salonu’nda "Ne Bis İn İdem İlkesinin Farklı Yargı Alanlarındaki Etkileri" başlıklı sempozyum düzenlendi. Programda konuşan AYM Başkanı Özkaya, "Anayasa Mahkemesi, 1961 Anayasası ile kurulan ve Türk anayasal düzeninde ilk kez kurumsallaşan anayasa yargısının en somut tezahürüdür. Bu yönüyle Mahkeme, yalnızca yeni bir yargı organının ihdas edilmesini değil; aynı zamanda anayasanın üstünlüğü ilkesinin yargıce güvence altına alınmasını da ifade etmektedir. Bu da, Türk Anayasa Mahkemesinin hukuk devleti ilkesinin Türkiye’deki en güçlü güvencelerinden biri olduğunu göstermektedir. Mahkememiz görev ve sorumluluklarını bu bilinç ışığında yerine getirmektedir. Bu şekilde de devam edecektir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"AYM, çok katmanlı hak koruma mekanizmasının önemli bir aktörü"</strong></p>

<p>AYM’nin kuruluşundan itibaren, norm denetimi yoluyla yasama organının işlemlerini anayasal sınırlar içinde tutan ve hukuk devletinin temel gereklerini hayata geçiren bir fonksiyon üstlendiğini belirten Özkaya, "1982 Anayasası ile birlikte yetkileri yeniden şekillenen Anayasa Mahkemesi, anayasal sistem içindeki merkezi konumunu korumuş ve geliştirmiştir. Özellikle 2010 anayasa değişikliği ile kabul edilen bireysel başvuru mekanizması ise, Anayasa Mahkemesinin tarihi gelişiminde en önemli noktalardan birini teşkil etmiştir. Bugün gelinen noktada Anayasa Mahkemesi, altmış dört yıllık birikimiyle yalnızca Türk Hukuk sisteminin değil, aynı zamanda uluslararası insan hakları hukukuyla etkileşim içinde gelişen çok katmanlı bir hak koruma mekanizmasının da önemli bir aktörü olarak faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürmektedir" dedi.</p>

<p>Anayasa yargısını ve onun fonksiyonunu doğru anlamak için öncelikle onun dayandığı temel ilkeleri hatırlamakta fayda bulunduğundan bahseden Özkaya, anayasa yargısının, yalnızca teknik bir denetim mekanizması değil; anayasanın üstünlüğünü ve bağlayıcılığını hayata geçiren kurumsal bir güvence olduğunu belirtti.</p>

<p>Özkaya konuşmasına şöyle devam:</p>

<p>"Anayasa, normlar hiyerarşisinin en üstünde yer alan temel hukuk normu olarak, yasama, yürütme ve yargı organları dahil olmak üzere tüm kamu gücünü bağlamaktadır. Bu yönüyle anayasa yargısı, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Zira anayasal denetimin bulunmadığı bir sistemde, anayasanın üstünlüğü ilkesinin pratik bir anlam ifade etmediğinin altını çizmek gerekir. Öte yandan anayasa yargısının günümüzde genişleyen rolü, onu yalnızca normları iptal eden bir yapının çok ötesine taşımaktadır. Anayasa yargısı demokratikleşme sürecinde aktif bir rol oynayan, hak ve özgürlüklerin korunmasının ötesine geçerek onların gelişimine katkı sunan bir mekanizma olarak değerlendirilebilir. Bu bağlamda anayasa yargısı, kanunların ve diğer normların anayasaya uygunluğunu denetleyerek, hukuk düzeni içinde bir uyum ve bütünlük mekanizması işlevi üstlenmektedir. Aynı zamanda anayasa yargısı, yalnızca normlar arasındaki hiyerarşik ilişkiyi korumakla kalmamakta; devlet iktidarının sınırlandırılması ve birey haklarının güvence altına alınması bakımından da temel bir fonksiyon üstlenmektedir."</p>

<p><strong>"AYM, ulusal hukuk ile uluslararası insan hakları hukuku arasında köprü kuran bir içtihat merciine dönüşmüştür"</strong></p>

<p>Bireysel başvuru yolunun kabulüyle birlikte AYM’nin yalnızca ihlalleri gideren değil, aynı zamanda hukuk sisteminin bütününe yön veren bir içtihat üretim merkezi haline geldiğini ifade eden Özkaya, "Yine Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru mekanizmasıyla birlikte ulusal hukuk ile uluslararası insan hakları hukuku arasında köprü kuran bir içtihat merciine dönüşmüştür. Bu tarihi gelişim, yalnızca kurumsal bir sürekliliği değil; aynı zamanda Anayasa Mahkemesinin değişen toplumsal ihtiyaçlara uyum sağlama kapasitesini de ortaya koymaktadır. Nitekim Mahkememizin son yıllardaki faaliyetlerinde de açıkça görüldüğü üzere, bireysel başvuru mekanizmasının etkin şekilde işletilmesi, başvuru sayılarındaki artışa rağmen kararların makul sürede sonuçlandırılması ve ihlal kararlarının hukuk düzeni üzerindeki dönüştürücü etkisi, anayasa yargısının dinamik niteliğini somut biçimde ortaya koymaktadır" diye konuştu.</p>

<p>Başkan Özkaya, AYM’nin bir yandan bireysel başvurular yoluyla temel hak ve özgürlüklerin korunmasına katkı sağlarken, diğer yandan verdiği kararlarla kamu gücünün kullanımına yön veren ve benzer ihlallerin önlenmesine hizmet eden bir içtihat bütünlüğü oluşturduğundan bahsetti.</p>

<p><strong>"Dijital imkânların genişletilmesi, başvurucuların mahkemeye erişimini önemli ölçüde artırmıştır"</strong></p>

<p>AYM’nin, şeffaflık, erişilebilirlik ve etkinlik ilkeleri doğrultusunda sürekli bir gelişim ve dönüşüm içerisinde olduğunu vurgulayan Özkaya, "Bu kapsamda hayata geçirilen uygulamalar, anayasa yargısının yalnızca hukuki bir faaliyet alanı olmadığını, aynı zamanda toplumsal güveni güçlendiren bir kamusal hizmet niteliği taşıdığını da ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi bu bilinç altında hareket etmektedir. Özellikle bireysel başvuru süreçlerinin kolaylaştırılmasına yönelik dijital imkânların genişletilmesi, başvurucuların Mahkemeye erişimini önemli ölçüde artırmış, hak arama yollarının daha etkin ve ulaşılabilir hâle gelmesine katkı sağlamıştır. Bununla birlikte, Mahkeme kararlarının zamanında ve sistematik bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması, anayasa yargısının şeffaflık ilkesini somutlaştırmakta ve yargı faaliyetlerin daha geniş kesimler tarafından anlaşılabilir olmasına imkan tanımaktadır. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi, teknolojik imkânları etkin şekilde kullanarak, hem yargı süreçlerin hızlanmasını sağlamakta hem de anayasa yargısının toplumla olan bağını güçlendirmektedir. Bu durum, anayasa yargısının yalnızca hukuki değil, aynı zamanda kurumsal güven ve demokratik meşruiyet üreten bir işlev üstlendiğini açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerinde bulundu.</p>

<p>Özkaya, gerçekleştirilen toplantıların AYM’nin kurumsal hafızasını canlı tutmanın yanı sıra, anayasal düşüncenin gelişmesine katkı sunan, içtihat ile doktrin arasında verimli bir etkileşim zemini oluşturan önemli platformlar olarak öne çıktığını belirtti.</p>

<p>Özkaya, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerini ileterek, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve temel hakların etkin korunması yönündeki ortak çabaların artarak devam etmesi temennisinde bulundu.</p>

<p>Sempozyuma, AYM Başkanı Kadir Özkaya’nın yanı sıra Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, yüksek mahkeme üyeleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye yargıcı Saadet Yüksel, Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolin ve hukukçular katıldı</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/aym-baskani-ozkaya-aym-cok-katmanli-hak-koruma-mekanizmasinin-onemli-bir-aktoru.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/aym-baskani-ozkaya-aym-cok-katmanli-hak-koruma-mekanizmasinin-onemli-bir-aktoru/19069</link>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:41:23 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: &quot;Oyun platformlarına yönelik daha sıkı denetimler olacak&quot;</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, &quot;Oyunlara dönük olarak da özellikle siber zorbalık ve müstehcenlik barındıran oyun platformlarına yönelik daha sıkı denetimler olacak&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Oyunlara dönük olarak da özellikle siber zorbalık ve müstehcenlik barındıran oyun platformlarına yönelik daha sıkı denetimler olacak" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türk Kızılay tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘Genç Kızılay Akademi Gençlik ve Aile Araştırma Zirvesi’nde konuştu. Yılmaz, Türk Kızılay’ın devletle milleti aynı hedefte buluşturan önemli bir değer olduğunu belirterek, "Bizleri bugün bir araya getiren bu zirvenin ‘gençliğin aynasında aile, sosyal gözlemden stratejik değerlendirmeye’ teması ile düzenlenmesi içinde bulunduğumuz dönemin gerçekliğine uygun bununla örtüşen bir yaklaşım" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yılmaz, tek kişinin yaşadığı hane oranının 2024 itibarıyla yüzde 20’ye geldiğini, ortalama hane halkı büyüklüğünün 3,11 olduğunu, hanelerde kalabalık ailelerin kalmadığını aktararak, "TÜİK verileri tek kişilik hane halkı oranının arttığını, buna karşın çekirdek ve geleneksel aile oranının ise azaldığını gösteriyor. Kuşaklar arası ilişkilerden bakım yüküne, ekonomik dayanışmadan sosyal destek mekanizmalarına kadar çok boyutlu bir yeniden yapılanmayı bütüncül bir şekilde ele almak zorundayız. TÜİK verilerine göre 2015 yılında tek kişinin yaşadığı hane halkı, toplam hane halkının yüzde 14’ünü oluştururken bugün bu oran yüzde 20’ye yükselmiş durumda. 10 yıl önce yaklaşık 3,1 milyon kişi tek başına bir evde yaşarken, günümüzde tek başına yaşayanların sayısı 5,5 milyonu bulmuş durumda. Türk toplumunda en yaygın aile türü olan çekirdek ailenin oranı 2015 yılında yüzde 67 iken, 2025 yılında yüzde 63’e, geniş aile oranı ise yüzde 17’den yüzde 13’e düşmüş durumda. Boşanma sayılarındaki artış da maalesef aile dinamiklerini etkileyen diğer bir unsur" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Genç nüfusun maalesef oran olarak azaldığı bir dönemden geçiyoruz"</strong></p>

<p>Gençlerin nüfus yapısının da üzerinde durulması gereken bir konu olduğunun altını çizen Yılmaz, "15-24 yaş arası gençlerin 2015 yılında toplam nüfus içindeki oranı yüzde 16 iken 2025’te bu oran yüzde 15’e geriledi ve giderek de azalıyor. Bu eğilim devam ederse maalesef 2040’lı yıllara geldiğimizde bu yüzde 12’ye ye 2045’te yüzde 10’a kadar gerileyecek. Dolayısıyla genç nüfusun maalesef oran olarak azaldığı bir dönemden geçiyoruz. Bununla birlikte evlilik yaşı yükseliyor. Çok daha geç yaşlarda evlenmeye başladı gençlerimiz. Ve bu da çocuk sayısını azaltıyor. Nüfus niye azalıyor diye baktığımızda en önemli sebep belki bu. İnsanlar daha geç evlendiği için daha geç yaşta evlenenler geçmişte de çok fazla sayıya sayıda çocuk sahibi olamıyorlardı. Bugün de bu evlilik yaşının yükselmesi nüfusun azalmasında çocuk sayısının azalmasında en temel belirleyici" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Nüfusumuz hala gençken müreffeh bir toplum haline gelmemiz lazım"</strong></p>

<p>Bir toplumun yaşlanmadan zenginleşmesi gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, "Gelecekte bu gençlerin enerjisini iyi değerlendirirse ileride daha farklı bir toplum haline gelir. Ama bir toplum hem yaşlı hem yoksulsa bu tam bir felaket. İşte bu duruma bir toplumun düşmemesi lazım. Yaşlanmadan zenginleşmemiz lazım. Nüfusumuz hala gençken, hala dinamikken bizim bu kalkınma süreçlerini, gelişme süreçlerini tamamlayıp, güçlü çok müreffeh bir toplum haline gelmemiz lazım" dedi.</p>

<p><strong>"Gençlerimizin aile kurumuna atfettiği değerin varlığını koruduğunu memnuniyetle görüyoruz"</strong></p>

<p>Araştırma sonucundaki bulguları değerlendiren Yılmaz, bu çerçevede çok yönlü politikaları hayata geçirdiklerini dile getirerek, "Gençlerimizin aile kurumuna atfettiği değerin varlığını koruduğunu memnuniyetle görüyoruz. Ancak bu değerin hayata geçirilmesinin yeni şartlara bağlı hale geldiğini de görüyoruz. Gençler için evlilik artık kendiliğinden ilerleyen bir süreç değil güvenli bir gelecek, istikrarlı bir gelir ve sağlıklı bir yaşam zemini üzerine inşa edilmesi gereken bir tercih olarak görülüyor. Aile yapısındaki değişimler yalnızca sosyal yaşam alışkanlıklarıyla sınırlı kalmamakta bireyselleşmenin artması, aile, evlilik kurumu ve değerlerde aşınma gibi unsurlarla toplumsal yapıyı da etkiliyor" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Özellikle siber zorbalık ve müstehcenlik barındıran oyun platformlarına yönelik daha sıkı denetimler olacak"</strong></p>

<p>Yılmaz, dijitalleşmenin hız kazanmasıyla sosyal medya ve sanal ortamlarda yeni risk alanları oluştuğuna işaret ederek, "15 yaş altına sosyal medya sınırlaması geldi. Diğer birçok boyutuyla birlikte bu çok çok kıymetli ve oyunlara dönük olarak da özellikle siber zorbalık ve müstehcenlik barındıran oyun platformlarına yönelik daha sıkı denetimler olacak. Çocukların dijital dünyadaki mahremiyet hakları, açık rıza ilkesi ve unutulma hakkıyla yasal güvence altına alınması gibi hususlar yine burada karara bağlanmış durumda" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Yılmaz, kamu ve özel sektörde çalışan anneler için doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarıldığını, çalışan annelerin doğum süreçlerinde çocuklarıyla daha fazla ilgilenme imkanına kavuştuğunu, babalık izninin de 5 günden 10 güne çıkarıldığını aktardı. Yılmaz, "Annelerimiz, artık çalışan annelerimiz özellikle çok daha rahat bir şekilde bu doğum süreçlerinde çocuklarıyla ilgilenme imkanına kavuşmuş olacaklar. Bu çok büyük bir fedakarlık, hakikaten çok önemli. OECD ülkeleri arasında da ilk 10 ülkeye girmiş durumdayız. Bu alınan kararla ailelerimiz için, annelerimiz için özellikle tabii ki annelerin şefkatini daha fazla görecek için görecek olan yavrularımız için hayırlı olsun diyorum" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Aile hayatıyla iş hayatını birlikte sürdürmeye imkan veren modeller üzerinde de çalışmalarımızı devam ettiriyoruz"</strong></p>

<p>Kadınların hem ev hem iş hayatını aynı anda sürdürebilmeleri adına çalışmalarını sürdürdüklerine değinen Yılmaz, "Bu çerçevede bu bakım hizmetlerini, kreşleri arttırdığımız gibi yeni çalışma modelleri üzerinde de duruyoruz. Orada da Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığımızla birlikte daha esnek çalışma modelleri, aile hayatıyla iş hayatını birlikte sürdürmeye imkan veren modeller üzerinde de çalışmalarımızı devam ettiriyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"Bu hadiseleri yaşamak istemiyorsak güvenlik tedbirleri elbette önemli"</strong></p>

<p>Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okullara yönelik saldırılarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bu hadiseleri yaşamak istemiyorsak güvenlik tedbirleri elbette önemli, onları da en üst düzeyde yapıyoruz, çalışıyoruz ama en önemlisi dirençli bir toplum olmak, sosyal bir bütünlük içinde bu sorunları çözmek. Çünkü görüyoruz ki bu olayları incelediğimizde mesele sadece belli alanlarla sınırlı değil, sosyal medyadan başlayıp daha geniş sosyal atmosfere varıncaya kadar bütün bu çok katmanlı bir mesele ile karşı karşıyayız. Çözümün de çok katmanlı, çok boyutlu, bütüncül bir çözüm olması gerekiyor. Biz de bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-oyun-platformlarina-yonelik-daha-siki-denetimler-olacak.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-oyun-platformlarina-yonelik-daha-siki-denetimler-olacak/19028</link>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:57:50 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Tekin: &quot;Türk devlet geleneği türedi bir gelenek değil, dünyanın en eski devlet geleneklerinden bir tanesi&quot;</title>
                                    <description>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, &quot;Türk devlet geleneği türedi bir gelenek değil, dünyanın en eski devlet geleneklerinden bir tanesi. Bu geleneğin en bariz noktalarından bir tanesi, Türkistan’daki ilk Türk devletlerinde başlayan sıkıntılı dönemlerde önemli devlet işlerinin toplumda istişare edildiği bir gelenek üzerine inşa edilmesi&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türk devlet geleneği türedi bir gelenek değil, dünyanın en eski devlet geleneklerinden bir tanesi. Bu geleneğin en bariz noktalarından bir tanesi, Türkistan’daki ilk Türk devletlerinde başlayan sıkıntılı dönemlerde önemli devlet işlerinin toplumda istişare edildiği bir gelenek üzerine inşa edilmesi" dedi.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının 106. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen programa katıldı. Program öncesi Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde cuma namazını kılan Bakan Tekin, daha sonra beraberindeki öğrencilerle birlikte mehter takımı eşliğinde 1. TBMM Binası’na yürüyüş gerçekleştirdi. Tarihi Meclis binası önünde düzenlenen törende, dualar eşliğinde TBMM’nin açılışını temsilen kurdele kesimi yapıldı. Programa katılan öğrenciler, o günün ruhunu yaşatmak amacıyla düzenlenen etkinliklerde aktif rol aldı. Etkinlikler kapsamında ayrıca temsili olarak Meclis oturumu gerçekleştirildi. Öğrencilerin söz aldığı oturumda milli egemenliğin önemi vurgulanırken, 23 Nisan’ın çocuklara armağan edilmesinin anlamı bir kez daha hatırlatıldı.</p>

<p>Programda konuşan Bakan Tekin, geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarının tekrarının yaşanmaması temennisinde bulundu. Gazi Meclis’in birçok zorluklarla açıldığını dile getiren Bakan Tekin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bu Meclis için tüm varını yoğunu verdiğini sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>"Türk devlet geleneği türedi bir gelenek değil, dünyanın en eski devlet geleneklerinden bir tanesi"</strong></p>

<p>Türk devletlerinde önemli problemlerin halk ile istişare edildiğini ve bu durumun ilk Türk devletlerinden beri var olduğunu belirten Bakan Tekin, "Geçtiğimiz hafta yaşadığımız olayda kaybettiğimiz öğretmenimiz ve öğrencilerimizi anmamız lazım. Kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum. Şu anda hastanelerde tedavisi devam eden kardeşlerimize Allah’tan şifa ediyorum. Yakınlarına Allah’tan sabır diliyorum. İnşallah bu tür olayları tekrar yaşamayız. Türk devlet geleneği türedi bir gelenek değil, dünyanın en eski devlet geleneklerinden bir tanesi. Bu geleneğin en bariz noktalarından bir tanesi Türkistan’daki ilk Türk devletlerinden başlayan sıkıntılı dönemlerde önemli devlet işlerinin toplumda istişare edildiği bir gelenek üzerine inşa edilmesi. İslamiyet’in kabulü sonrasında ise arkamda yazılı olan ayet-i kerimede buyurulduğu şekilde, devlet yönetiminde yönetilenlerle istişare ederek devlet yönetiminin daha etkin olacağı, bu şekilde yapılması gerektiği buyurulmuştur" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Eski Türk devletleri de bizim devletimiz, Osmanlı Devleti de bizim devletimiz"</strong></p>

<p>Türkiye’nin bağımsızlığına ve birliğine yardım eden herkesin ayrı bir rolü olduğunu ve hepsini minnetle anmak gerektiğini vurgulayan Bakan Tekin, "Eski Türk devletleri de bizim devletimiz, Osmanlı Devleti de bizim devletimiz. Osmanlı devlet adamları da bizim devlet adamlarımız, Kurtuluş Savaşı’nı yürüten Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları da bizim devlet önderlerimiz. Bu ülkeye, bu ülkenin bağımsızlığına, bu ülkenin egemenliğine katkı veren herkesi ayrım gözetmeksizin hayırla yad etmemiz gerekiyor. Bize düşen şey de bu birlikteliği, bu devamlılığı gelecek kuşaklara aksettirecek, gelecek kuşakların da bu devamlılığa sahip çıkmasını sağlayacak bir eğitim-öğretim ortamı oluşturmak. Nisan ayında ‘Maarif’in Kalbinde Çocuk’ etkinlikleriyle kastettiğimiz şey, bu etkinliklerle ilgili illere gönderdiğimiz genelgelerde ve uygulamalardaki kılavuzlarda bu devamlılığı sağlayacak, çocuklarımızın milli egemenliğe, başta bayrak olmak üzere değerlerimize sahip çıkacak etkinlikler içerisinde bulunması ve bu şuurla yetişmesi bizim birinci önceliğimiz. İçinden geçtiğimiz bu zor günlerde milli birliğimizin, beraberliğimizin, dayanışma ve yardımlaşma duygularımızın ne kadar önemli ve gerekli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Hepimizi ayrım gözetmeksizin bu değerlere sahip çıkmaya, bu değerlere sahip çıkacak etkinliklerde bulunmaya davet ediyorum" şeklinde konuştu.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/bakan-tekin-turk-devlet-gelenegi-turedi-bir-gelenek-degil-dunyanin-en-eski-devlet-geleneklerinden-bir-tanesi.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/bakan-tekin-turk-devlet-gelenegi-turedi-bir-gelenek-degil-dunyanin-en-eski-devlet-geleneklerinden-bir-tanesi/19025</link>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:55:36 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Nisan’da koltuğunu Civan Boran’a devretti</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti. Kabulde Erdoğan, koltuğunu 5. sınıf öğrencisi Civan Boran Vargün’e devretti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti. Kabulde Erdoğan, koltuğunu 5. sınıf öğrencisi Civan Boran Vargün’e devretti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki çocukları kabul ederek, Cumhurbaşkanlığı koltuğunu 5. sınıf öğrencisi Civan Boran Vargün’e devretti. Kabine ve Milli Güvenlik Kurulu gibi önemli toplantıların gerçekleştirildiği salonda bu kez minikler vardı. Minikler hem sorular sordu hem de şiirler okudu. Kendi yazdığı şiir kitabını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye eden 2. sınıf öğrencisi Bengü Yeşilbaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yazdığı akrostiş şiiri okudu. Daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı görmek istediği için gözyaşları döken 3. sınıf öğrencisi Mutlucan Korkmaz ise, Erdoğan’ın yanına giderek sarıldı. Mutlucan Korkmaz, daha sonra Ziya Gökalp’in 1912 tarihli "Asker Duası" isimli şiirini okudu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada yapılan tüm hizmetlerin çocukların geleceği için yapıldığını söyleyerek, "Bu anlamlı günde siz evlatlarımızı milletin evinde ağırlamanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize hepiniz hoş geldiniz. Öncelikle her birinizin gözlerinden öpüyor, 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı yürekten kutluyorum. Sizlerin aracılığıyla tüm çocukların bayramını tebrik ediyorum. Geçtiğimiz hafta milletçe hepimizi ziyadesiyle üzen iki olay yaşadık. Saldırılarda kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, tedavileri devam eden vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum. 23 Nisan’ı çocuklara armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile Milli Mücadele’yi başarıyla yöneten Meclisimizin değerli üyelerini saygıyla anıyorum. Burada şunu tüm kalbimle sizlere ifade etmek isterim. Işıl ışıl parlayan gözleriniz, gökyüzü kadar temiz ve masum yüzleriniz, şefkat ve merhamet dolu yüreğinizle her biriniz bizim umudumuzsunuz. Sizin gibi yavrularımızla her buluşmamızda Türkiye’nin aydınlık geleceğine olan inancım daha da artıyor, güçleniyor. Çünkü ileride bu koltuklarda sizler oturacak, bu makamlara inşallah sizler geleceksiniz. Üstlendiğiniz görevlerde ülkenize ve milletinize en güzel şekilde hizmet edeceksiniz. Biliyorum ki aranızdan çok kıymetli isimler çıkacak. Bilimde, sanatta, sporda, siyasette, sivil toplumda, yani hayatın her alanında birer yıldız gibi parlayacaksınız. Yeter ki hayallerinizle aranıza hiçbir engelin girmesine izin vermeyin. Yeter ki kendinize güvenin, başarabileceğinize inanın. Disiplinli bir şekilde çalışmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyin. Gerisi sadece biraz sabır ve zaman meselesidir. Bundan hiçbir şüphe duymadığımı özellikle vurgulamak istiyorum. Bugün ne yapıyorsak sizin hayallerinizi gerçekleştirmeniz için yapıyoruz. Ne yapıyorsak gözlerinizdeki ışık hayatınız boyunca hiç sönmesin diye yapıyor, bunun samimi mücadelesini veriyoruz. Sizleri seviyor, her birinize inanıyor, güveniyor, hepinizin tek tek gözlerinden öpüyorum. Ailelerinize, öğretmenlerinize ve üzerinizde emeği olan herkese buradan selamlarımı iletiyorum. Ziyaretiniz için teşekkür ediyorum. Hepinize sağlıklı, mutlu ve başarılı ömürler diliyorum" dedi.</p>

<p>Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan çocuklara bisiklet hediye ederek, onlarla fotoğraf çektirdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-23-nisanda-koltugunu-civan-borana-devretti.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/cumhurbaskani-erdogan-23-nisanda-koltugunu-civan-borana-devretti/19015</link>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 08:46:10 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Çiftçi’den okul güvenliğine ilişkin açıklama: &quot;81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz&quot;</title>
                                    <description>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırıların ardından okul güvenliğinin tüm boyutlarıyla yeniden ele alındığını belirterek, 81 ile kapsamlı tedbirleri içeren genelge gönderileceğini açıkladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırıların ardından okul güvenliğinin tüm boyutlarıyla yeniden ele alındığını belirterek, 81 ile kapsamlı tedbirleri içeren genelge gönderileceğini açıkladı.</p>

<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan Vilayetler Evi’nde basın mensupları ile bir araya geldi. Bakan Çiftçi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan saldırıların ardından okul güvenliğine ilişkin yeni tedbirlerin hayata geçirileceğini duyurdu.</p>

<p><strong>"81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz"</strong></p>

<p>Bakan Çiftçi, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il millî eğitim müdürleriyle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildiğini belirterek, "81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz. Öncelikle bütün okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek; giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergâhları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirilecek. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak. Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak. Kamera sistemleri, giriş-çıkış kontrolü, ziyaretçi usulleri ve güvenli toplanma alanları yeniden değerlendirilecek; eksikler süratle giderilecek. Daha önce yılda iki kez yapılan ‘Okul Güvenliği’ toplantıları artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir ‘güvenlik kurulu’ oluşturulacak. Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz: risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi.</p>

<p>Bakan Çiftçi, akran zorbalığı, dijital riskler ve öğrencilerin psikososyal durumlarının da yakından izleneceğini belirterek, devamsızlık yapan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul-aile-kamu kurumları arasında daha güçlü bir takip mekanizması kurulacağını ifade etti.</p>

<p>Rehberlik ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirileceğini vurgulayan Çiftçi, ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının yapılacağını, ruhsatsız silahla mücadelenin de kararlılıkla süreceğini kaydetti.</p>

<p>Her ilin kısa, orta ve uzun vadeli plan hazırlayarak tedbirleri düzenli şekilde Bakanlığa raporlayacağını bildiren Bakan Çiftçi, olası olaylara müdahale kapasitesinin de yeniden değerlendirileceğini ifade etti.</p>

<p>Okul saldırılarının ardından dijital mecraların da yakından takip edildiğini belirten Bakan Çiftçi, bazı hesapların suçu övdüğünü, saldırganlığı teşvik ettiğini ve toplumu provoke etmeye çalıştığını söyledi. Bakan Çiftçi, "Kolluk kuvvetlerimizin sanal devriye faaliyetleri kapsamında 2025 yılında 210 bin 234, 2026 yılı 16 Nisan itibarıyla da 86 bin 937 hesap yöneticisi ve kullanıcısı tespit edildi. Sadece bu iki okul saldırısı sonrasında saldırgan içerikli 539, provokatif içerikli 379 hesap yöneticisi veya kullanıcısı hakkında gerekli işlemler başlatıldı. Olaylarla bağlantılı 8 bin 11 URL için içerik çıkarılması ve erişim engellenmesi süreci işletildi; toplamda 8 bin 270 URL hakkında karar uygulandı. ‘C31K’ isimli oluşuma ait Telegram üzerinde faaliyet gösteren 259 kanal kapatıldı. Provokatif paylaşım yapan çok sayıda sosyal medya hesabı tek tek incelendi; bunlarla ilgili adli süreçler devreye alındı. Tutuklama, adli kontrol, erişim engeli ve yakalama süreçleri de eş zamanlı yürütüldü. Ayrıca kamu düzenini bozan, suçu ve suçluyu öven, olayları manipüle eden çok sayıda hesap ve şahıs hakkında erişim engeli talebinde bulunuldu. Muhterem Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu kararlı irade doğrultusunda sanal devriye kapasitemizi artırdık. Bizim için dijital alan, hukukun dışında kalan bir alan değildir. Sokakta suça nasıl geçit vermiyorsak, sosyal medya ve dijital mecralarda suçu öven yapılara da aynı kararlılıkla müdahale ediyoruz. Sanal dünya da hukuk dışı bir alan değildir; suçu övene de toplumu provoke edene de dijital mecralarda alan bırakmayacağız"</p>

<p><strong>Gülistan Doku dosyasında yeni gelişmeler</strong></p>

<p>Bakan Çiftçi, Gülistan Doku dosyasına ilişkin de açıklamalarda bulundu. Dosyada maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının öncelikleri olduğunu belirten Çiftçi, 17 Nisan tarihli onayla dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında ortaya atılan iddiaların incelenmesi için iki mülkiye müfettişi görevlendirildiğini ifade etti.</p>

<p>Aynı tarihte Sonel’in görevden uzaklaştırıldığını ve gözaltına alındığını belirten Bakan Çiftçi, 21 Nisan’da çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandığına dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"20 Nisan 2026 tarihli onayla da olay sonrasındaki inceleme, araştırma ve soruşturma süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek üzere 2 Mülkiye Müfettişi ve 2 Polis Müfettişi daha görevlendirildi. Jandarma Genel Komutanlığımız cesedin bulunması için teknik ve lojistik destek sağlıyor. Süreç çok yönlü şekilde devam ediyor. Dün Bakan Yardımcımız Kübra Güran Hanımefendi, hem yerinde incelemeler yapmak, hem de Adalet Bakanlığımızla ortak bir toplantı yapmak üzere Tunceli’deydi. Bizim yaklaşımımız nettir: hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz. Bu dosyada tek hedefimiz vardır: Somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkması."</p>

<p>Bakan Çiftçi, kasten öldürme suçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, temel önceliklerinin her olayın aydınlatılması ve faillerin adalete teslim edilmesi olduğunun altını çizdi. Bakan Çiftçi, "2003’ten bugüne yani AK Parti hükümetimiz döneminde meydana gelen kasten öldürme olaylarının yüzde 97,2’si aydınlatıldı. Özellikle faili meçhul dosyalarda son yıllarda çok ciddi bir düşüş sağladık. 2023, 2024, 2025 yıllarında ve 2026’nın ilk döneminde faili meçhul olay kaydı bulunmuyor. Bu sonuç; kriminal kapasitenin güçlenmesinin, olay yeri inceleme kabiliyetinin gelişmesinin ve emniyet-jandarma koordinasyonunun kuvvetlenmesinin somut sonucudur. Faili firar dosyalarında da mücadelemiz kesintisiz sürüyor" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Firari failler için uluslararası takip</strong></p>

<p>Faili firar dosyalarında da mücadelenin kesintisiz sürdüğünü belirten Bakan Çiftçi, 262 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını, 94 kişi için ise kırmızı bülten talebinde bulunulduğunu bildirdi.</p>

<p>Yurt içine ya da yurt dışına kaçan faillerin yakalanması için tüm ulusal ve uluslararası mekanizmaların devreye alındığını ifade eden Bakan Çiftçi, "Hiçbir dosya sahipsiz değildir; her olay sonuna kadar takip edilir" dedi.</p>

<p>Bakan Çiftçi, kasten öldürme suçlarında hiçbir dosyanın sahipsiz bırakılmadığını vurgulayarak, "Her failin peşine düşüyor, adalete teslim ediyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Faili meçhul cinayetler ve firari faillere ilişkin de bilgilendirmelerde bulunan Bakan Çiftçi, kasten öldürme gibi insan hayatını hedef alan suçlarda temel önceliklerinin her olayın aydınlatılması ve faillerin adalete teslim edilmesi olduğunu belirtti. Çiftçi, "2003’ten bugüne yani AK Parti Hükümetimiz döneminde meydana gelen kasten öldürme olaylarının yüzde 97,2’si aydınlatıldı. Özellikle faili meçhul dosyalarda son yıllarda çok ciddi bir düşüş sağladık. 2023, 2024, 2025 yıllarında ve 2026’nın ilk döneminde faili meçhul olay kaydı bulunmuyor. Bu sonuç; kriminal kapasitenin güçlenmesinin, olay yeri inceleme kabiliyetinin gelişmesinin ve emniyet-jandarma koordinasyonunun kuvvetlenmesinin somut sonucudur. Faili firar dosyalarında da mücadelemiz kesintisiz sürüyor. 262 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. 94 kişi için kırmızı bülten görüşü soruldu. Yurt içine ya da yurt dışına kaçmış faillerin yakalanması için ulusal ve uluslararası bütün mekanizmaları devreye alıyoruz. Hiçbir dosya sahipsiz değildir; her olay sonuna kadar takip edilir. Kasten öldürmede hiçbir dosyayı sahipsiz bırakmıyoruz; her failin peşine düşüyor, adalete teslim ediyoruz" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Sokak çetelerinin ise ‘Yeni Nesil Suç Örgütleri’ tanımlandığını kaydeden Çiftçi, bunların hem asayişi bozan hem de mahalle huzurunu hedef alan, gençleri suça sürükleyen ve şehir güvenliğini tehdit eden yapılar olduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Çiftçi, 2026 yılını ‘Yeni Nesil Suç Örgütleri’ mücadele yılı ilan ettiklerini kaydederek, "Kendilerine çizgi film karakterlerinden ya da takma isimlerden esinlenerek adlar veriyorlar. Gösterişi, sosyal medya görünürlüğünü ve korku yaymayı bir yöntem olarak kullanıyorlar. Yaş ortalamaları düşüyor, hızlı para kazanma hevesi öne çıkıyor. Dijital platformları hem propaganda hem de suç gelirleri bakımından daha yoğun kullanıyorlar. Sabit merkezleri zayıf, örgütsel bağları daha gevşek, hareket tarzları daha öngörülemez. Bu nedenle bunlarla mücadele de klasik yöntemlerle sınırlı kalamaz" diye konuştu.</p>

<p>Geçen yıl yılında 652 organize suç çetesine yönelik bin 730 operasyon gerçekleştirdiklerini anımsatan Çiftçi, bu operasyonlarda 14 bin 75 şahsın gözaltına alındığını, 7 bin 659 şahsın tutuklandığını, 3 bin 463 şahıs hakkında ise adli kontrol işlemi yapıldığını bildirdi.</p>

<p>Çiftçi 1 Ocak-16 Nisan 2026 döneminde ise 274 organize suç çetesine yönelik 676 operasyon yaptıklarını belirterek, geçen yılın aynı döneminde 222 çeteye yönelik 556 operasyon düzenlendiğini belirtti. Hem operasyon sayısını hem de darbe indirdikleri yapı sayısını artırdıklarına dikkati çeken Çiftçi, aynı dönemde 4 bin 963 şahsın gözaltına alındığını, 2 bin 219 şahsın tutuklandığını ve bin 129 şahıs hakkında adli kontrol kararı verildiğini dile getirdi.</p>

<p>Operasyon yapılan suç çetelerinin 191’nin KOM, 41’nin narkotik ve 42’sinin ise siber bağlantılı organize suç örgütlerinden oluştuğunu ifade eden Çiftçi TCK 220 kapsamında mevcut planlı dosya sayısının da 489 olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>"1 Ocak-16 Nisan 2026 arasında 32 bin 523 ruhsatsız silah yakalandı"</strong></p>

<p>Çiftçi, ruhsatsız silah konusunun doğrudan kamu düzenini, vatandaşların güvenliğini ve toplumsal huzuru etkileyen bir başlık olduğunu söyleyerek, bu konudaki mücadelelerini tavizsiz sürdürdüklerini vurguladı.</p>

<p>Çiftçi, son iki sene içerisinde ruhsatsız silah kapsamında 243 bin 208 şahıs hakkında işlem yapıldığını kaydetti ve 1 Ocak-16 Nisan 2026 arasında 32 bin 523 silah yakalandığını ve 33 bin 120 şahsa işlem yapıldığını sözlerine ekledi.</p>

<p>Yakalanan silahların 14 bin 226’sının tabanca, 6 bin 170’inin kurusıkı tabanca, 11 bin 554’ünün av tüfeği ve 573’ünün uzun namlulu silah olduğunu açıklayan Çiftçi, Emniyet ve jandarma güçlerinin ruhsatsız silahları kaynağında tespit etmek, ele geçirmek ve sorumluları adli mercilere teslim etmek için aralıksız çalıştığını belirtti.</p>

<p>Belediyelere yönelik soruşturmalara ilişkin de bilgilendirmelerde bulunan Çiftçi, İçişleri Bakanlığı’nın belediyelere yönelik işlemleri siyasi aidiyete göre değil, ihbar, şikayet, teftiş ve denetim sonuçlarına göre yürüttüğünün altını çizdi.</p>

<p>Çiftçi, 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinden 17 Nisan 2026 tarihine kadar 3 bin 309 araştırma ve inceleme yürütüldüğünü söyleyerek, bunların bin 535’i hakkında soruşturma izni verildiğini aktardı.</p>

<p>Yapılan soruşturmalarda mükerrer dosyalar da olduğunu söyleyen Çiftçi, sözlerine şu şekilde devam etti:</p>

<p>"Dağılıma baktığımızda 677’si AK Partili belediyelerle ilgili. 371’i CHP’li, 128’i MHP’li, 18’i DEM Partili, 9’u İYİ Partili, 332’si de diğer partilere mensup belediyelerle ilgili. Bu veriye göre en fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Partili belediyelerdir. Yaklaşık toplamın yüzde 44’üne tekabül ediyor. Bu tablo bile tek başına ‘sadece muhalefet belediyeleri hedef alınıyor’ iddiasının gerçekle örtüşmediğini gösteriyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi özelinde ise Sayın Mansur Yavaş’ın görev dönemini kapsayan yaklaşık 7 yılda toplam 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildi. 23 ön inceleme raporu düzenlendi. 32 iddia konusu değerlendirildi. Müfettiş önerileri doğrultusunda 7 konuda soruşturma izni verildi. Bunların 2’si Danıştay tarafından kaldırıldı, 2’si halen Danıştay incelemesinde, 3 dosyada ise karar sonrası işlemler sürüyor. 25 iddiada ise Yavaş’ın imzası, onayı veya talimatı tespit edilemediği için soruşturma izni verilmedi. Ayrıca 18 konuda suç unsuruna rastlanmadı. 13 tevdi raporu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, 1 tevdi raporu Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderildi. 2 tazmin raporu da belediyeye iletildi. Halen 11 araştırma ve ön inceleme süreci devam ediyor. Dolayısıyla burada yapılan işlem siyasi değil; iddia, inceleme, müfettiş raporu ve hukuk süreci temelinde yürüyen idari bir mekanizmadır.</p>

<p>Çiftçi, İçişleri Bakanlığınca verilen soruşturma izinlerinin nihai hüküm niteliği taşımadığını da belirterek bu kararların, 4483 sayılı ‘Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’ çerçevesinde alınan idari kararlar olduğunu ve yargı denetimine tabi olduğunu söyledi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/bakan-ciftciden-okul-guvenligine-iliskin-aciklama-81-il-valiligimize-uygulanacak-tedbirleri-iceren-bir-genelge-gonderecegiz.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/bakan-ciftciden-okul-guvenligine-iliskin-aciklama-81-il-valiligimize-uygulanacak-tedbirleri-iceren-bir-genelge-gonderecegiz/19008</link>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 08:40:50 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk Devletleri Teşkilatı 9’uncu Ulaştırma Bakanları Toplantısı Bişkek’te düzenlendi</title>
                                    <description>Türk Devletleri Teşkilatı 9’uncu Ulaştırma Bakanları Toplantısı, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlendi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Devletleri Teşkilatı 9’uncu Ulaştırma Bakanları Toplantısı, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlendi.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Türk Devletleri Teşkilatı 9’uncu Ulaştırma Bakanları Toplantısı Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlendi. Ülkemizi temsilen Bakan Yardımcımız Durmuş Ünüvar’ın katılım sağladığı toplantıda; Türk dünyası arasındaki ulaştırma koridorlarının etkinleştirilmesi ve transit taşımacılığın kolaylaştırılmasına yönelik stratejik adımlar değerlendirildi. Bu kapsamda, üye ülkeler arasında lojistik süreçlerin hızlandırılması ve gümrük işlemlerinin kağıtsız ortama taşınması amaçlanan e-CMR (Elektronik Sevk İrsaliyesi) Mutabakat Zaptı imzalandı. Yapılan anlaşma neticesinde Orta Koridor üzerindeki taşımacılık operasyonlarının dijital entegrasyonu yolunda en somut aşamalardan biri geride bırakıldı" ifadelerine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/turk-devletleri-teskilati-9uncu-ulastirma-bakanlari-toplantisi-biskekte-duzenlendi.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/turk-devletleri-teskilati-9uncu-ulastirma-bakanlari-toplantisi-biskekte-duzenlendi/19006</link>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 08:38:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: &quot;İnsanlık zincirinin ebediyet halkası olan siz çocuklarımız geleceğimizi şekillendireceksiniz&quot;</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &quot;İnsanlık zincirinin ebediyet halkası olan siz çocuklarımız inşallah geleceğimizi şekillendireceksiniz. Kötülere ve kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz. Şunu özellikle bilmenizi isterim. Sizler bizim birer gönül ve kültür elçilerimizsiniz. Bu bakımdan aranızdaki iletişim ve irtibatı koparmamaya özen gösterin. Bilginizi, tecrübenizi, tavsiyelerinizi, hayallerinizi birbirinizle paylaşın. İyinin, doğalının ve güzelin peşinden gitmekten asla vazgeçmeyin&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İnsanlık zincirinin ebediyet halkası olan siz çocuklarımız inşallah geleceğimizi şekillendireceksiniz. Kötülere ve kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz. Şunu özellikle bilmenizi isterim. Sizler bizim birer gönül ve kültür elçilerimizsiniz. Bu bakımdan aranızdaki iletişim ve irtibatı koparmamaya özen gösterin. Bilginizi, tecrübenizi, tavsiyelerinizi, hayallerinizi birbirinizle paylaşın. İyinin, doğalının ve güzelin peşinden gitmekten asla vazgeçmeyin" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT 48. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği Gala Programı’na katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizdeki, gönül coğrafyamızdaki ve dünyanın tamamındaki çocuklara barış dolu, mutluluk dolu bir hayat temenni ediyorum. Bilhassa savaş ve çatışmaların yükünü minik omuzlarında taşımak zorunda kalan Filistinli, Lübnanlı çocuklara buradan selam ve sevgilerimi gönderiyorum. 23 Nisan Çocuk Bayramı, dünyada çocuklara armağan edilmiş ilk ve tek bayramdır. Bu bayramı sizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal’le birlikte tüm devlet büyüklerimizi şehit ve gazilerimizi bir kere daha şükranla anıyorum. Biraz önce ellerinde ülkelerinin bayraklarıyla bizleri karşılayan tüm çocuklarımızın oluşturduğu bir çiçek bahçesinden geçtik. Ümidin, baharın, mutluluğun müjdesiyle dolup taşan bu çiçek bahçesinde bizleri siz evlatlarımızla bir araya getiren TRT yönetimine teşekkür ediyorum. ‘Gelecek çocukların’ temasıyla bu yıl 48’incisi düzenlenen şenliklerin kendi evlatlarımızın yanı sıra 23 Nisan coşkumuzu paylaşmak üzere şuan aramızda bulunan 27 ülkeden 490 misafirimiz içinde hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Savaşın, çatışmanın, kavganın yokluk ve yoksunluğun olmadığı bir ülkede ve dünyada yaşamak sizlerin en doğal hakkıdır"</strong></p>

<p>23 Nisan’ın Çocuk Bayramı olmasının yanı sıra Milli Egemenlik Bayramı olduğunu da dile getiren Erdoğan, "Bu tarih aynı zamanda dün ziyaret ettiğiniz Türkiye Büyük Millet Meclisimizin açılış günüdür. Gazi Meclisimizin kuruluş gününün Çocuk Bayramı olarak kutlanmasının bizim için çok özel anlamları bulunuyor. Bakın millet olarak bağımsızlığımızı çetin mücadeleler neticesinde kazandık. İstiklal Harbimizi her türlü imkansızlığa rağmen zafere taşıdık. Bu savaşı sevk ve idare eden Büyük Millet Meclisimizdi. Tarihimizin böyle önemli bir dönüm noktasını kendi çocuklarımızla birlikte tüm dünya çocuklarına armağan ettik. Siz çocuklara bırakacağımız en kıymetli miraslardan biri şüphesiz milli iradenin egemenliği yani cumhuriyet ve demokrasi olacaktır. Her birinizin bu mirasa en güzel şekilde sahip çıkacağınıza inanıyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Biz çocuklar korkmadan uykuya dalsın, bomba sesleriyle değil kuş cıvıltılarıyla uyansın istiyoruz"</strong></p>

<p>Savaşın, çatışmanın, kavganın yokluk ve yoksunluğun olmadığı bir ülkede ve dünyada yaşamanın çocukların en doğal hakkı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Biz içeride demokrasi ve özgürlükleri dışarıda barış ve adaleti savunarak işte bu ideali gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ancak tüm çabalarımıza rağmen maalesef bölgemizdeki savaşlar ve zulümler devam ediyor. Bu savaşların bedelini ise genellikle masum çocuklar ödüyor. Türkiye olarak ister bölgemizde ister başka yerde olsun. Bütün bu acıları, hüzünleri, hayal kırıklıklarını kalbimizde tüm ağırlığıyla hissediyoruz. Sadece bununla kalmıyor. Acıları dindirmek, çatışmaları durdurmak, çocukların gözyaşlarını silmek için gayret ediyoruz. Bütün bunları yaparken tek bir amacımız var. Dünyanın tüm çocuklarının huzur içinde, güven içinde kardeşçe yaşamasıdır. Büyük şairimiz Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Annesi gül koklasa ağzı gül kokan çocuk, ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk’ diyerek anlattığı ay yüzlü gül kokulu çocukların yarınlarına güvenle bakmasını diliyoruz. Biz bütün çocuklar, bütün gençler okullarına güle oynaya gitsin, en güzel, en kaliteli eğitimi alsın istiyoruz. Biz çocuklar korkmadan uykuya dalsın. Bomba sesleriyle değil kuş cıvıltılarıyla uyansın istiyoruz. Yani kendi çocuklarımız için ne istiyorsak Asya’dan Afrika’ya tüm çocuklar içinde aynı güzellikleri samimiyetle istiyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Kötülere ve kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz"</strong></p>

<p>Türkiye’nin geleceğini çocukların şekillendireceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerden de Gazzeli, Lübnanlı çocuklar başta olmak üzere sıkıntılı günler geçiren kardeşlerinizi dualarınızda unutmamanızı özellikle rica ediyorum. İnsanlık zincirinin ebediyet halkası olan siz çocuklarımız inşallah geleceğimizi şekillendireceksiniz. Kötülere ve kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz. Şunu özellikle bilmenizi isterim. Sizler bizim birer gönül ve kültür elçilerimizsiniz. Bu bakımdan aranızdaki iletişim ve irtibatı koparmamaya özen gösterin. Bilginizi, tecrübenizi, tavsiyelerinizi, hayallerinizi birbirinizle paylaşın. İyinin, doğalının ve güzelin peşinden gitmekten asla vazgeçmeyin. Şunu da hiçbir zaman unutmayın sevgili çocuklar. Her biriniz yarın birer sanatçı, sporcu, bilim adamı, öğretmen, zanaatkar, mühendis, siyasetçi, doktor, iş insanı olarak ülkenize hizmet edeceksiniz. Bu yolculukta zorluklarla karşılaşsanız dahi umutsuzluğa lütfen kapılmayın. Her zorlukla beraber bir kolaylığın her karanlığın sonunda bir aydınlığın her çabanın sonunda inşallah bir başarının olduğunu aklınızdan hiç çıkarmayın" dedi.</p>

<p><strong>"Bizler hepimiz insanlık ailesinin birer üyesiyiz"</strong></p>

<p>Kardeşliğin dilinin bir olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizler hepimiz insanlık ailesinin birer üyesiyiz. Konuştuğunuz diller farklı olsa da sevginin dostluğun dili birdir. Kardeşliğin dayanışmanın, paylaşmanın dili aynı şekilde birdir. Aranızda kardeşliği yüceltmekten, dostluğu yaşatmaktan, barışa inanmaktan hiçbir zaman geri durmayın. Son olarak sizlerden dijital dünyanın uçsuz bucaksız koridorlarında gezinirken tehlikelere karşı çok dikkatli olmanızı karşınıza çıkan her bilginin doğru her karakterin güvenilir olmadığını asla unutmamanızı istiyorum. Sanal dünyada eğlenceli vakit geçirmek elbette önemlidir. Sizin en doğal hakkınızdır. Ama bu sizi sokakta oynamaktan, kitap okumaktan, spor yapmaktan, dışarıda arkadaşlarınızla doya doya koşturmaktan alıkoymamalıdır. Ben sizin o tertemiz vicdanınıza o tertemiz aklınıza güveniyorum" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Tüm güzellikler siz çocukların olsun"</strong></p>

<p>Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybeden öğrencileri ve Ayla öğretmeni anan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu düşüncelerle sizlere veda etmeden önce geçen haftaki saldırılarda hayatını kaybeden öğrencilerimizi ve ayla öğretmenimizi rahmetle iade ediyor acılı ailelerine sabır tedavileri devam eden kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Rabbim hiçbir ülkeye ve millete böyle acılar yaşatmasın diyorum. 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı bir kere daha tebrik ederken ailelerinize ve arkadaşlarınıza bizlerden kucak dolusu selam götürmenizi siz çocuklarımızdan rica ediyorum. Yolunuz, bahtınız açık olsun. Tüm güzellikler siz çocukların olsun" dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-insanlik-zincirinin-ebediyet-halkasi-olan-siz-cocuklarimiz-gelecegimizi-sekillendireceksiniz.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/cumhurbaskani-erdogan-insanlik-zincirinin-ebediyet-halkasi-olan-siz-cocuklarimiz-gelecegimizi-sekillendireceksiniz/19002</link>
                <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 19:19:47 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Göktaş: &quot;Dijital ortamları hukuk, etik, eğitim ve sosyal politika boyutlarıyla birlikte ele almak zorundayız&quot;</title>
                                    <description>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, &quot;Dijital ortamları, sadece teknik bir gelişme alanı olarak değil, bir hukuk, etik, eğitim ve sosyal politika boyutlarıyla birlikte ele almak zorundayız&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Dijital ortamları, sadece teknik bir gelişme alanı olarak değil, bir hukuk, etik, eğitim ve sosyal politika boyutlarıyla birlikte ele almak zorundayız" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla, ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunması: Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ başlıklı toplantı gerçekleştirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilciliği Ofisi ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) iş birliğinde düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Göktaş, çocukların artık dijital dünyanın tam merkezinde büyüdüğünü dile getirerek, UNICEF verilerine göre dünyada her yarım saniyede bir çocuğun internetle tanıştığını anlattı.</p>

<p>Dijital dünyanın avantajları olduğu kadar riskleri de içinde barındırdığını aktaran Göktaş, bu dünyanın çocuklarda kaygıyı artıran, yalnızlaşmayı derinleştiren ve depresif etkiler doğuran ağır sonuçlara yol açabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>"Dijital ortamları hukuk, etik, eğitim ve sosyal politika boyutlarıyla birlikte ele almak zorundayız"</strong></p>

<p>Bakan Göktaş, "Dijital ortamları, sadece teknik bir gelişme alanı olarak değil, bir hukuk, etik, eğitim ve sosyal politika boyutlarıyla birlikte ele almak zorundayız. Çocuklarımızın dijital ortamlarda güvenliğini sağlamak; yalnızca ulusal değil, küresel bir sorumluluktur. Bu doğrultuda, güçlü ve sürdürülebilir bir uluslararası iş birliği zemini oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Çocuklarımızın dijital dünyada güven içinde var olması, sosyal devlet anlayışımızın ayrılmaz bir parçası"</strong></p>

<p>Koruyucu ve önleyici mekanizmaları güçlendiren bir çerçeveye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğuna dikkati çeken Göktaş, "Bu çerçeve, aileyi desteklemeli, okulu sürece dahil etmeli, dijital platformlara açık ve net sorumluluklar yüklemeli ve uluslararası iş birliğini güçlü şekilde sürdürmelidir. Biz Türkiye olarak, çocuklarımızın dijital dünyada güven içinde var olmasını, sosyal devlet anlayışımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, çocuklarımızın dijital ortamlarda korunmasını, aileyi ve toplumu güvence altına alan stratejik bir öncelik olarak ele alıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına, çocukların korunmasını esas alan yükümlülükler getiriyoruz"</strong></p>

<p>Göktaş, 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesine ilişkin de konuşarak sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortam sunmak amacıyla sosyal medya düzenlemesini önemli bir adım olarak görüyoruz. Ülkemize özgü bir model geliştirmek amacıyla bir yılı aşkın süredir yoğun bir çalışma yürüttük. Bu çalışmalar sonucunda, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinin temel çerçevesini oluşturduk. Bu yeni düzenlemeyle, sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan yükümlülükler getiriyoruz. Öte yandan, çocuk haklarının, dijital mecralarda korunması gerektiğinin çocuklarımız da farkında. Çocuk Hakları Komitelerimiz, Kasım ayında hem yaşadıkları hem de beklentilerinden yola çıkarak bu konuda 17 maddelik bir bildiri hazırladı. Değerlendirmelerinde güvenli internetten sosyal medya kültürüne, aile desteğinden uluslararası iş birliklerine kadar pek çok başlık kapsamlı biçimde ele alınıyor. Çocuklarımızın dijital dünyaya dair sözünü doğrudan duymayı, bu programın en kıymetli kazanımlarından biri olarak görüyoruz. Çünkü çocukların sesi duyulmadan, onlar için tasarlanan hiçbir politikanın tam anlamıyla başarılı olmayacağına inanıyoruz."</p>

<p>"Çocukların dijital ortamlarda korunması meselesi hiçbir ülkenin tek başına çözebileceği bir mesele değildir"</p>

<p>Dijital dünyanın artık sınır tanımayan bir etki alanı olduğunu dile getiren Göktaş, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Çocukların dijital ortamlarda korunması meselesi hiçbir ülkenin kendi sınırları içinde tek başına çözebileceği bir mesele değildir. Karşı karşıya olduğumuz tablo, uluslararası toplumu ortak ilkeler etrafında buluşmaya mecbur bırakıyor. Çünkü çocukların güvenliği, korunması gereken evrensel bir haktır. Bu durumda, çocukların dijital güvenliği alanında güçlü bir hukuki zemin kurmak mecburiyetindeyiz. Aynı zamanda teknoloji yönetiminde şeffaflığı ve hesap verebilirliği hakim kılmalıyız. Eğitim ve dijital okuryazarlık politikalarını daha güçlü daha kararlı biçimde güçlendirmeliyiz. En önemlisi, çocukların kendileriyle ilgili süreçlerde söz sahibi olmasını sağlamalıyız. İnanıyorum ki, sizlerle kuracağımız bu ortak zemin, daha güçlü politikaların, etkili denetim mekanizmalarının ve uluslararası iş birliklerinin önünü açacaktır. Türkiye olarak, çocuklarımızın hukukunu her platformda savunmaya, dijital alanda çocuğun üstün yararını esas alan adımları kararlılıkla atmaya devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/bakan-goktas-dijital-ortamlari-hukuk-etik-egitim-ve-sosyal-politika-boyutlariyla-birlikte-ele-almak-zorundayiz.jpg</image>
                                <category>Politika</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/bakan-goktas-dijital-ortamlari-hukuk-etik-egitim-ve-sosyal-politika-boyutlariyla-birlikte-ele-almak-zorundayiz/18970</link>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 08:22:21 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
