<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Bayburt Haber Ajansı - Bilim ve Teknoloji</title>
        <description>Bayburt&#039;tan son dakika haberlerini, doğru ve tarafsız olarak okuyabileceğiniz yerel haber sitedir.</description>
        <link>https://bayburthaberajansi.com.tr</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:37:44 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>KBÜ’de hava kirliliğine karşı biyokütle projesi</title>
                                    <description>Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) atık biyokütleden geliştirilen karbon malzemelerle iç ortam havasındaki benzenin giderilmesi hedefleniyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) atık biyokütleden geliştirilen karbon malzemelerle iç ortam havasındaki benzenin giderilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nde yürütülen Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 1002 projesi, hava kirliliğinin önemli bileşenlerinden biri olan benzenin uzaklaştırılmasına yönelik yeni bir çözüm sunuyor.</p>

<p>Prof. Dr. Hamiyet Şahin Kol yürütücülüğünde gerçekleştirilen projede, atık biyokütleden elde edilen karbon bazlı malzemelerin geliştirilmesi ve performanslarının artırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda baobab meyvesi çekirdeklerinden elde edilen biyokarbonlar, derin ötektik çözücüler ile modifiye edilerek daha yüksek adsorpsiyon kapasitesine sahip malzemeler haline getiriliyor.</p>

<p>Projede Karabük Üniversitesi’nden Mehmet Kuddusi Akalın ve Ayşe Nihan Açıkkapı ile Kastamonu Üniversitesinden Kaan Işınkaralar araştırmacı olarak yer alıyor. Ayrıca Fatıma Salah Eldın Ibrahim Elhag ve Yahia Bani Hani bursiyer olarak çalışmaya katkı sunuyor.</p>

<p>Sanayi faaliyetleri, araç emisyonları ve sigara dumanı gibi kaynaklardan yayılan benzenin insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğu belirtilirken, proje kapsamında geliştirilen malzemelerle benzenin iç ortam havasından etkin şekilde uzaklaştırılması hedefleniyor.</p>

<p>Çalışmanın, atıkların değerlendirilmesine katkı sağlamasının yanı sıra çevre dostu ve sürdürülebilir malzeme üretimini desteklediği ifade ediliyor.</p>

<p>Proje çıktılarının iç ortam hava kalitesinin iyileştirilmesi, endüstriyel emisyonların azaltılması ve çevre teknolojilerinin geliştirilmesi gibi alanlarda kullanılabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Karabük Üniversitesinde yürütülen çalışmanın, daha temiz ve sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulmasına katkı sunması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/kbude-hava-kirliligine-karsi-biyokutle-projesi.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/kbude-hava-kirliligine-karsi-biyokutle-projesi/19055</link>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 15:40:47 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Uraloğlu: &quot;Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi&quot;</title>
                                    <description>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, &quot;Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti"</strong></p>

<p>Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik."</p>

<p><strong>"Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi"</strong></p>

<p>Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi.</p>

<p>Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık"</strong></p>

<p>Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı.</p>

<p><strong>"Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor"</strong></p>

<p>Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada katedilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/bakan-uraloglu-yillik-bazda-50-bin-ton-karbon-salinimi-onlendi.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/bakan-uraloglu-yillik-bazda-50-bin-ton-karbon-salinimi-onlendi/18904</link>
                <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 22:27:46 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Oyunun tasarımı, sanatın gücüyle birleşti: &quot;Fiziksel oyun tasarımı” sergisi açıldı</title>
                                    <description>Bayburt Üniversitesi, sanatı ve tasarımı hayatın içine katan anlamlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Teknik Bilimler MYO Grafik Tasarımı Programı ve CTRL+Z Tasarım Topluluğu’nun, Öğr. Gör. Büşra Arslan Öcal danışmanlığında hazırladığı “Fiziksel Oyun Tasarımı” sergisi, düzenlenen törenle kapılarını açtı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Kültür Merkezi Fuaye Alanı’ndaki serginin açılışına Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Bilgin, Prof. Dr. Fatih Gürbüz ve Genel Sekreter Nazmi Karabulut katıldı. Öğrencilerin yaratıcı süreçlerini yerinde inceleyen üniversite yönetimi, projelerin niteliğine ve toplumsal katkısına vurgu yaptı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Sergide yer alan çalışmalar, sadece eğlence odaklı masa oyunlarıyla sınırlı kalmadı. Etkileşimi ve öğrenmeyi ön plana çıkaran projeler arasında, özellikle özel gereksinimli bireylerin hayatına dokunan ve onlara yönelik hazırlanan tasarımlar büyük ilgi topladı. CTRL+Z Tasarım Topluluğu’nun vizyonuyla şekillenen sergi, grafik tasarımın fiziksel materyallerle birlikte çözüm aracına dönüşmesini gözler önüne serdi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><strong><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:107%">25 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek</span></strong></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Öğrencilerin büyük emekle ortaya koyduğu bu nitelikli çalışmalar, 15–25 Nisan 2026 tarihleri arasında Kültür Merkezi Fuaye Alanı’nda sanat ve tasarım meraklılarının ziyaretine açık kalacak.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/oyunun-tasarimi-sanatin-gucuyle-birlesti-fiziksel-oyun-tasarimi-sergisi-acildi_69e07926bf72d.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji,Eğitim,Bayburt</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/oyunun-tasarimi-sanatin-gucuyle-birlesti-fiziksel-oyun-tasarimi-sergisi-acildi/18858</link>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 08:50:58 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yapay zeka görsel iletişimcilerin mesleğini tehdit mi edyor</title>
                                    <description>Dünya, yapay zekanın baş döndürücü ivmesiyle tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini yaşarken, görsel iletişim sektörü bu değişimin içinde yer alıyor. İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, yapay zeka ile üretilen görsellerin gerçeklik sınırlarını zorlamasının oluşturduğu &quot;mesleki kaygı&quot; tartışmalarına akademik bir perspektifle yanıt verdi. Büker’e göre, yapay zeka bir son değil; aksine keşfin yeniden tanımlandığı bir dönemin kapısını açıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, yapay zekanın baş döndürücü ivmesiyle tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini yaşarken, görsel iletişim sektörü bu değişimin içinde yer alıyor. İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, yapay zeka ile üretilen görsellerin gerçeklik sınırlarını zorlamasının oluşturduğu "mesleki kaygı" tartışmalarına akademik bir perspektifle yanıt verdi. Büker’e göre, yapay zeka bir son değil; aksine keşfin yeniden tanımlandığı bir dönemin kapısını açıyor.</p>

<p>Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, yapay zekanın görsel iletişim alanındaki dönüştürücü rolünü ele alarak, üretken yapay zeka teknolojilerinin tasarım süreçlerini "oluşturucu odaklı yaklaşımdan yönlendirme temelli bir yapıya" dönüştürdüğünü ifade etti. 2026 yılına ait güncel akademik veriler ışığında, mesleğin geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Akademik araştırmaların 2025-2026 yıllarına ait bulgularına dikkat çeken Büker, üretken yapay zekanın profesyonel görüntü kalitesinde yüzde 95,69’luk bir doğruluk oranına ulaştığını ifade ederek: "Nisan 2025’te Nature’da yayımlanan çalışmalar gösteriyor ki; yapay zeka artık yalnızca yardımcı bir araç değil, doğrudan bir alternatif ortak haline gelmiştir. Midjourney v7 ve Gemini gibi araçlar, tasarımcıya eskiden mümkün olmayan bir kontrol ve esneklik alanı sağlıyor" dedi.</p>

<p><strong>"Artık yardımcı bir araç değil"</strong></p>

<p>Yapay zekanın yükselişinin tasarımcılar için hem fırsat hem de zorluk barındırdığını ifade eden Büker, teknik becerinin tek başına ayırt edici değerini kaybettiği bir döneme girildiğini vurguladı. Uzmanların bu dönüşümü "uyum sağlanmazsa tehdit" olarak tanımladığını belirten Büker, mesleki rollerdeki değişimi şu sözlerle açıkladı: "Yapay zeka tasarımcının yerini almayacak, ancak iş yapma biçimini kökten değiştirecek. Tasarımcı artık problemi tanımlayan, kavram üreten ve görsel dili belirleyen bir stratejist konumuna taşınıyor. İşin üretimini ise tasarımcının yönlendirdiği algoritmalar üstleniyor."</p>

<p><strong>"İnsan eli değen her iş daha güvenli"</strong></p>

<p>Tüketici alışkanlıklarına da değinen Prof. Dr. Nalan Büker, 2025 tarihli güncel araştırmaların çarpıcı bir gerçeği ortaya koyduğunu söyledi. Tüketicilerin, kaynağı tamamen yapay zeka olan görsellere, insan eliyle yapılmış işler kadar güvenmediğini belirten Büker, "İnsan eliyle yapılmış işler hala daha yüksek güven ve değer üretiyor. Asıl değer artık ‘kim yaptı?’ sorusunda değil, ‘kim yönetti?’ sorusunda gizli," dedi.</p>

<p><strong>"Yapay zeka kolay yol değil, bir öğrenme amacı olmalı"</strong></p>

<p>Genç tasarımcıların bu teknolojiye uyum kapasitesinin oldukça yüksek olduğunu gözlemlediklerini belirten Dekan Büker, eğitim kurumlarının üzerine düşen sorumluluğu ise şöyle özetledi:</p>

<p>Yapay zeka bir "kolay yol" değil, öğrenmeyi genişleten bir araç olmalı.</p>

<p>Öğrenciler yapay zeka kullanımını açıkça belirtmeli; etik ve telif konuları eğitimin ayrılmaz parçası haline gelmeli.</p>

<p>Yapay zeka çıktıları nihai sonuç değil, sürecin ham malzemesi olarak görülmeli.</p>

<p>Prof. Dr. Nalan Büker, değerlendirmesini şu kritik uyarıyla noktaladı: "Görsel iletişim mesleğinin geleceğinde, yapay zekayı ustalıkla kullananlar yükselirken; teknolojiye direnenler mesleğin dışında kalabilir. Tehdit teknolojinin kendisi değil, değişime kapalı olmaktır."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/yapay-zeka-gorsel-iletisimcilerin-meslegini-tehdit-mi-edyor.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/yapay-zeka-gorsel-iletisimcilerin-meslegini-tehdit-mi-edyor/18799</link>
                <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 03:16:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanından telefon bataryasını korumanın püf noktaları</title>
                                    <description>Kayseri’de 30 yıldır cep telefonu ve teknik servis sektöründe çalışan Cemal Kalem, cep telefonu bataryalarının daha uzun ömürlü kullanımının püf noktalarını anlattı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri’de 30 yıldır cep telefonu ve teknik servis sektöründe çalışan Cemal Kalem, cep telefonu bataryalarının daha uzun ömürlü kullanımının püf noktalarını anlattı.</p>

<p>Kayseri’de 30 yıldır cep telefonu ve teknik servis sektöründe bulunan Cemal Kalem, cep telefonu bataryasının daha uzun ömürlü kullanım için bataryanın tamamen şarj olduğunda, şarj aletinden çekilmesi gerektiğini söyledi. Cihazın kendi orijinal markasının şarj aletini kullanmak gerektiğinin altını çizen Kalem, "Cep telefonu ve elektronik sektöründe 30 yıldır faaliyet göstermekteyiz. Telefon bataryasını daha uzun ömürlü kullanmak için telefonun bataryası tamamen şarj olduğunda şarj aletinden çekmemiz lazım. Ayrıca, araçlarımızda telefonlarımızı mümkün olduğunda şarj etmememiz gerekli. Şarj aleti ve batarya üreticinin tavsiye ettiği şekilde amper ya da voltaj orijinal olacak şekilde kullanırsak bataryamızda sıkıntı yaşamayız. Yan sanayi ve kalitesiz ürünlerden uzak durmamız lazım. 20-60 ve 120 ve 180 watt cihazlar var. Eğer biz 20 watt bir cihaza 180 watt şarj aleti kullanmamız cihaza ve ekipmanlara zarar veriyor" şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/uzmanindan-telefon-bataryasini-korumanin-puf-noktalari.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/uzmanindan-telefon-bataryasini-korumanin-puf-noktalari/18797</link>
                <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 01:15:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Aromatör&quot; ile iletişimde yeni dönem: Tat ve koku transferi hedefleniyor</title>
                                    <description>Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen &quot;Aromatör&quot; isimli cihaz, tat ve kokunun dijital ortamda iletilmesini hedefliyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen "Aromatör" isimli cihaz, tat ve kokunun dijital ortamda iletilmesini hedefliyor.</p>

<p>Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen "Aromatör" adlı teknoloji, tat ve koku bileşenlerini dijital ortamlar üzerinden farklı mekânlara aktarabilen multidisipliner bir sistem olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Yazılım, makine öğrenmesi ve kimyasal süreçlerin birlikte çalıştığı sistem, duyusal iletişim teknolojisine yeni bir yaklaşım sunuyor.</p>

<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Kerim Sönmez’in de katkı sunduğu "Aromatör" teknolojisinin özellikle sinema, dijital içerik platformları ve mobil iletişim alanlarında kullanılmasıyla birlikte, kullanıcıların yalnızca görsel ve işitsel değil aynı zamanda koku ve tat deneyimi de yaşayabileceği öngörülüyor.</p>

<p>Ulusal ve uluslararası patent süreçlerinden geçen buluşun fikri mülkiyet kapsamında koruma altına alındığı ve ekonomik değere dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade edildi. Bu kapsamda yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi ve benzer yüksek teknoloji ürünlerinin ticarileşmesinin önünün açılması hedefleniyor.</p>

<p>"Aromatör" ile iletişimde yeni dönem başlıklı çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Oktay Yıldız, ses ve görüntü gibi iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak tat ve kokunun da dijital ortamlar arasında transfer edilmesini hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>"Ses ve görüntü gibi tat ve kokuyu da iletmeyi hedefliyoruz"</strong></p>

<p>Çalışmayla birlikte ses ve görüntü gibi iletişim araçlarını geliştirerek tat ve kokuyu da dijital ortamlar arasında transfer etmeyi hedeflediklerini ifade eden Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Eskiden iletişim yalnızca yazı diliyle sağlanıyordu. Daha sonra ses iletişime dâhil oldu ve telefonla iletişim kurabildik. Ardından görüntü eklendi. Bizim çalışmamızda ise temel olarak aromanın bir ortamdan başka bir ortama iletilmesi ya da başka bir ortamda yeniden oluşturulması hedeflenmektedir. Bu kapsamda patent başvurumuzu önce ulusal düzeyde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptık. Daha sonra uluslararası patent başvurusunu da Avrupa Patent Ofisi’ne gerçekleştirdik. Çalışmalarımız devam ederken bir ek patent başvurusu daha yaptık ve son aşamada tasarım tesciliyle bu süreci destekledik. Şu anda başvuruların bir kısmı tescillenmiş, bir kısmının ise süreçleri devam etmektedir. Bu ürün bir yazılım, bir makine ve arka planda çalışan kimyasal bir mekanizmayı bir araya getirmektedir. Yani multidisipliner bir patentten söz ediyoruz. Temel hedefimiz, tat ve koku bileşenlerinin, yani aroma bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama aktarılmasıdır. Bugün bir kokunun ya da tadın başka bir ortama aktarılması ütopik görünebilir. Ancak bu sistemde kimyasal mekanizma, yazılım ve makine öğrenmesi birlikte çalışarak bu aktarımı mümkün kılmayı hedeflemektedir" dedi.</p>

<p><strong>"Sistem mobil cihazlara da entegre edilebilecek"</strong></p>

<p>"Aromatör" cihazının hangi alanlarda kullanılabileceğine dair de bilgiler veren Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Aromanın iki temel bileşeni vardır: koku ve tat. Biz de bu patentte hem koku hem de tat bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama iletilmesini hedefledik. Yapılan ulusal ve uluslararası patent araştırmaları, bu ürünün yenilikçi olduğunu ortaya koydu. Patent süreçleri uzun ve titiz ilerleyen süreçlerdir. Türkiye’de Türk Patent ve Marka Kurumu bu alanda oldukça nitelikli ve dünyadaki iyi örneklerden biridir. Bugün bu teknoloji ütopik görünebilir. Ancak telefonun ilk icat edildiği dönemlerde de benzer şekilde sorgulanmıştı. Günümüzde ise hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Aromatör için de benzer bir gelişim öngörülmektedir. Gelecekte sinema salonlarında izlenen bir sahnede kahve içen bir çiftin kahve aromasını, bir çikolata çeşmesinden akan çikolatanın kokusunu ya da tropik bir meyvenin tadını hissedebilmek mümkün olabilir. Ayrıca bu teknoloji için bir ek patent daha yapılmış olup, sistemin mobil cihazlara entegre edilmesi de hedeflenmektedir. İlerleyen süreçte daha küçük boyutlara indirgenerek telefonlara entegre edilmesi ve farklı coğrafyalardaki insanların birbirlerinin bulunduğu ortamın tat ve kokusunu deneyimleyebilmesi amaçlanmaktadır. Önemli olan bu patentlerin alınması değil, bunların ticari bir emtiaya dönüştürülerek ekonomide kullanılabilmesidir. Dünyada patentlerin ticarileşme oranlarının düşük olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bizim de bu patentler için hedefimiz, birkaç yıl içerisinde ticarileşmelerinin sağlanmasıdır. Benim 24’ün üzerinde patentim bulunuyor. Ayrıca patent ve patent başvuru süreçleri devam eden çalışmalarımız da var. Bu patentler arasında ticari prototipleri üretilmiş olanlar da mevcut, hâlihazırda endüstride kullanılanlar da bulunuyor. Henüz ticari aşamaya geçmemiş olanlar da var. Ancak özellikle bu patent için arzumuz, gayemiz ve umudumuz; ticarileşme süreçlerinin daha hızlı ilerlemesidir" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/aromator-ile-iletisimde-yeni-donem-tat-ve-koku-transferi-hedefleniyor.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/aromator-ile-iletisimde-yeni-donem-tat-ve-koku-transferi-hedefleniyor/18773</link>
                <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Akıllı telefonlar kamera ve fotoğraf makinesinin pabucunu dama attı</title>
                                    <description>Akıllı telefonların sunduğu kamera özellikleri, basın mensuplarının profesyonel kamera ve fotoğraf makinelerini kullanmalarını ortadan kaldırdı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefonların sunduğu kamera özellikleri, basın mensuplarının profesyonel kamera ve fotoğraf makinelerini kullanmalarını ortadan kaldırdı.</p>

<p>Haberlere giden gazeteciler, yüksek megapiksel, yapay zeka destekli görüntü işleme gibi çoklu lensler gelişmiş kamera teknolojilerindeki akıllı telefonlarına sahip olunca, ağır kamera ve fotoğraf makinelerini kullanmayı bıraktı. Cepte taşınması, anında haber, görüntü, fotoğraf paylaşım ve üstün yazılım özellikleri basın mensuplarının işini kolaylaştırdı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/akilli-telefonlar-kamera-ve-fotograf-makinesinin-pabucunu-dama-atti.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/akilli-telefonlar-kamera-ve-fotograf-makinesinin-pabucunu-dama-atti/18752</link>
                <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Pirinç kabuklarından yalıtım malzemesi üretti</title>
                                    <description>DÜZCE (İHA) – Düzce’de ortaokul öğrencisi Yusuf Eymen Çiçek, atık pirinç kabuklarını kullanarak mevcut ürünlere göre yüzde 64 daha dayanıklı ve geç alev alan yalıtım malzemesi geliştirdi. Çiçek, bu projesiyle TÜBİTAK yarışmasında bölge birincisi oldu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>DÜZCE – Düzce’de ortaokul öğrencisi Yusuf Eymen Çiçek, atık pirinç kabuklarını kullanarak mevcut ürünlere göre yüzde 64 daha dayanıklı ve geç alev alan yalıtım malzemesi geliştirdi. Çiçek, bu projesiyle TÜBİTAK yarışmasında bölge birincisi oldu.</p>

<p>Düzce Bahçeşehir Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) 6. sınıf öğrencisi Çiçek, okulunda katıldığı TÜBİTAK Bilim Söyleşisi’nin ardından, kentin Konuralp bölgesinde yetiştirilen pirinçlerin atıl durumdaki kabuklarını değerlendirmek üzere çalışma başlattı.</p>

<p>Fen Bilimleri Öğretmeni Emine Sarı’nın danışmanlığında laboratuvar ortamında deneyler gerçekleştiren Çiçek, kimyasal işlem uygulamadan pirinç kabuğu tozundan yüksek performanslı yalıtım malzemesi üretti. Çiçek, çevreci projesiyle katıldığı TÜBİTAK Fizik Yarışması’nda bölge birinciliği elde ederek Türkiye finallerine katılmaya hak kazandı.</p>

<p><strong>"Geri dönüşümle farkındalık oluşturduk"</strong></p>

<p>Projesi hakkında bilgi veren Yusuf Eymen Çiçek, temel hedeflerinin tarımsal bir atığı kimyasal kullanmadan yüksek performanslı bir yalıtım malzemesine dönüştürmek olduğunu belirterek, "TÜBİTAK bilim söyleşisinden yola çıkarak, kendi hazırladığımız özgün deneylerle, projemizi geliştirip yeni bir ürün ortaya koyduk. Özellikle tarımsal bir atık olduğu için çevreye bırakıldığında kaynak israfına yol açıyor. Bu yüzden geri dönüşümü açısından daha iyi olacak. Ailem, çevrem ve öğretmenlerim bu fikri geliştirdiğim için tebrik ediyorlar. Geri dönüşüm olduğu için farkındalık oluşturduğumdan dolayı da tebrik ediyorlar" dedi.</p>

<p><strong>"Sıfır Atık vizyonuyla hareket ettik, patent başvurumuz devam ediyor"</strong></p>

<p>Proje danışmanı öğretmen Emine Sarı ise çalışmanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen "Sıfır Atık" projesi hedefleriyle de örtüştüğünü vurguladı. Söyleşilerin ardından bölgedeki atıl pirinç kabuklarının dikkatlerini çektiğini aktaran Sarı, şöyle konuştu:</p>

<p>"Öğrencilerimizle öğrenci araştırma projesi yarışmasına katılmıştık. Bu yarışmada bizim hedefimiz sıfır atıktı. ’Atıklarımızı nasıl değerlendiririz?’ diye düşündüğümüz sırada okulumuzda yapılan bilim söyleşileri bize faydalı oldu. Bu sayede pirinç kabukları dikkatimizi çekti. Bölgemizde pirinç kabukları atık olarak olarak kullanılıyor. Biz de bunu yalıtım malzemesi olarak değerlendirmek üzere çalışma başlattık. Projemiz bu şekilde doğmuş oldu. Bu projede kendi özgün deney çalışmalarımızı yaptık. Öğrencimizin de hem bilimsel süreç becerilerine katkısı oldu hem de araştırma yapma tecrübesi edindi. Böylelikle bölge birincisi olarak imzamızı atmış olduk. Öğrencimizle laboratuvar ortamında yaptığımız testlerde, ürettiğimiz malzemenin diğer yalıtım ürünlerine göre yüzde 64 oranında daha yüksek yalıtım kapasitesine sahip olduğunu, daha yüksek verim sağladığını ve geç yanma özelliğinin bulunduğunu kanıtladık. Yakın zamanda yaşanan büyük yangınlar, yalıtım malzemelerinin niteliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Biz de hem atığı değerlendirdik hem de insanlık için güvenli bir malzeme ürettik. Gelecek vadettiğini düşündüğümüz bu ürün için patent başvurularımız devam ediyor."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/04/pirinc-kabuklarindan-yalitim-malzemesi-uretti.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/pirinc-kabuklarindan-yalitim-malzemesi-uretti/18713</link>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:44:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yerli üretime katkı sağlayacak: Yapay zeka destekli &quot;akıllı imalat modülü&quot; patent aldı</title>
                                    <description>Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen yapay zeka destekli &quot;akıllı imalat modülü&quot;, üretimde verimliliği artırmayı hedefleyen özellikleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü", üretimde verimliliği artırmayı hedefleyen özellikleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi.</p>

<p>Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Erman Zurnacı’nın, Düzce Üniversitesi’nden Doç. Dr. Engin Nas ve Yalova Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Sabri Uzuner ile birlikte geliştirdiği "akıllı imalat modülü" başlıklı çalışma tescil aldı. TÜBİTAK öncelikli Ar-Ge ve Yenilik Konuları arasında yer alan buluş, yapay zeka destekli teknolojiler ile CNC üretim tekniklerini bir araya getiriyor. Üretim sırasında "CNC" (bilgisayarlı sayısal kontrol) tezgahı ve sensörlerden veri toplayan sistem, bu verileri analiz ederek imalat sürecini gerçek zamanlı olarak optimize ediyor. Modül ile enerji tüketiminin azaltılması, üretim kalitesinin artırılması ve arızaların önceden tespit edilmesi hedefleniyor. Modüler yapısıyla mevcut "CNC" cihazlarına kolayca entegre edilebilen sistem, yerli sanayinin yüksek maliyetlere katlanmadan dijital dönüşüm sürecine dahil olmasına imkan tanıyor. Operatörler ise üretime ilişkin tüm analiz sonuçlarını ekranlarından ya da uzaktan takip edebiliyor.</p>

<p>Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, patent tescili dolayısıyla çalışma ekibini tebrik ederek, farklı üniversitelerin iş birliğiyle ortaya çıkan projenin akademik ortaklığın önemli bir çıktısı olduğunu ifade etti. Topal, akademik bilginin tescilli ürüne dönüşmesinin ülkenin Ar-Ge kapasitesine ve rekabet gücüne katkı sunduğunu belirtti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/yerli-uretime-katki-saglayacak-yapay-zeka-destekli-akilli-imalat-modulu-patent-aldi.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/yerli-uretime-katki-saglayacak-yapay-zeka-destekli-akilli-imalat-modulu-patent-aldi/18487</link>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Kacır: &quot;KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz&quot;</title>
                                    <description>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, &quot;Finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun şartlarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun şartlarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz" dedi.</p>

<p>XXI. KOBİ Zirvesi, Ankara Ostim Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen program ile gerçekleştirildi. Programa, Bakan Kacır, Savunma Sanayi Başkanı (SSB) Haluk Görgün, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Teknik Hizmetler Genel Müdürü Tümgeneral Ercan Eroğlu, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşmaları ile devam etti.</p>

<p><strong>"Savunma ürünleri ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz"</strong></p>

<p>Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarına en üst düzeyde cevap veren, dost ülkelerin de ihtiyaç duyduğu sistemleri karşılayabilen; rekabetçi ve ihracat kapasitesi yüksek bir savunma sanayii ekosistemi inşa ettiklerini vurgulayan Bakan Kacır, "Yerli ürünlerin savunma tedarikimizdeki payını, 23 yıllık süreçte yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine çıkardık. Savunma ürünleri ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Her biri iftihar vesilesi savunma ürünlerimizin ardında 4 bini aşkın şirketimizde araştırma kurumlarımızda ve üniversitelerimizde gece gündüz demeden alın ve akıl teri döken 100 bin çalışanımız bulunuyor. Bakanlık olarak; kamu kurumlarımızın, özel sektör girişimlerimizin ve üniversitelerimizin savunma sanayii alanındaki yatırımlarını ve Ar-Ge projelerini güçlü şekilde destekliyoruz. Son 23 yılda bin 112 savunma sanayii yatırımını teşvik ettik, 456 milyar lira yatırımın önünü açtık. 2002’den bu yana, TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla 2 bin 142 savunma sanayii projesine ve 4 bin 300 bilim insanı ile gencimize 64,1 milyar lira katkı sunduk" diye konuştu.</p>

<p><strong>"KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz"</strong></p>

<p>KOBİ’lerin kapasite genişletme yatırımlarını hızlandıracak programa dair konuşan Kacır, "Program kapsamında; 36 aya kadar vadeli finansman için 20 puana kadar geri ödemesiz finansman desteği sunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz ay imalat sanayi firmalarımızın yararlanması için 100 milyar liralık bir finansman paketini de içeren İmalat Sanayi Finansman ve İstihdamı Koruma Programının müjdesini verdi. Finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun şartlarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Emek yoğun sektörlerde çalışan başına istihdam desteğini bu yıl 3 bin 500 liraya çıkardık"</strong></p>

<p>Bakan Kacır, aynı zamanda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere çalışan başına istihdam desteğini bu yıl 3 bin 500 liraya çıkarmıştık. Destek kapsamı dışında kalan sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’lerimizin de 2025 yılı Kasım-Aralık dönemindeki ortalama istihdam seviyelerini muhafaza etmeleri şartıyla, kullandıkları kredilerin finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB eliyle karşılıyoruz. Böylelikle yıllık finansman maliyetini KOBİ’lerimiz için yüzde 23’e kadar indirdik. Yeni teşvik modelimizin temel sütunları arasında yer alan Teknoloji Hamlesi programıyla da teknoloji seviyesi yüksek ve katma değerli ürünlere yönelik yatırımlar için Ar-Ge’den seri üretime, uçtan uca bütüncül bir destek sunuyoruz."</p>

<p><strong>"Son kullanıcı ve test altyapılarına erişim imkanı sunuyoruz"</strong></p>

<p>NATO DIANA hızlandırma programıyla hem sivil hem de askeri sahada kullanılabilecek teknolojiler geliştiren teknoloji firmalarının imkanlarına değinen Kacır, "NATO üyesi ülkelerdeki son kullanıcı ve test altyapılarına erişim imkanı sunuyoruz. Ortağı olduğumuz NATO İnovasyon Fonu’yla, derin teknoloji alanlarında çalışan girişimcilerimizin uluslararası yatırım ağlarıyla buluşmasını, stratejik ortaklıklar kurmasını ve küresel ölçekte büyümesini sağlıyoruz. Oluşturduğumuz fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla, teknoloji girişimlerinin başarı yolculuklarda ihtiyaç duydukları finansmana hızlı erişimini teminat altına aldık. Kuşkusuz bu yolculukta sektörümüzün en büyük sermayesi, insan kaynağımız" şeklinde konuştu.</p>

<p>Kacır, savunma sanayi ve üretim ekosisteminin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmek amacıyla gelecek dönemde sanayi ve teknoloji kolejleri kurulacağını belirtti.</p>

<p>Aynı zamanda Kacır, KOBİ’lerin geleceğin ihtiyaçlarını gözeterek üretim kapasitelerini güçlendirmeleri, kalite standartlarını yükseltmeleri ve dijital ile yeşil dönüşüm süreçlerini hızlandırmaları gerektiğini dile getirdi. Ar-Ge ve inovasyona daha fazla yatırım yapılmasının önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Program, günün anısına Bakan Kacır’a hediye verilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/bakan-kacir-kobilerimize-ve-buyuk-olcekli-firmalarimiza-50-milyon-liraya-kadar-finansman-sunuyoruz.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/bakan-kacir-kobilerimize-ve-buyuk-olcekli-firmalarimiza-50-milyon-liraya-kadar-finansman-sunuyoruz/18457</link>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir</title>
                                    <description>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen &quot;Orta Anadolu Geçiş Zonu&quot;nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, &quot;Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi.</p>

<p>Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı.</p>

<p><strong>"Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor"</strong></p>

<p>Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu" dedi.</p>

<p><strong>Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı</strong></p>

<p>Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı</strong></p>

<p>Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Tam kapanma meydana gelebilir"</strong></p>

<p>Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu son olarak "Afrika bloğu Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu" dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/milyonlarca-yill-sonra-anadolunun-ortadan-ikiye-ayrilmasi-soz-konusu-olabilir.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/milyonlarca-yill-sonra-anadolunun-ortadan-ikiye-ayrilmasi-soz-konusu-olabilir/18442</link>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Selçuk Bayraktar ata toprağı Sürmene’de bilim merkezi projesini inceledi</title>
                                    <description>Selçuk Bayraktar, ata toprağı olan Trabzon’un Sürmene ilçesini ziyaret etti. Eşi Sümeyye Erdoğan Bayraktar ile ilçeyi ziyaret eden Selçuk Bayraktar, yapılması planlanan bilim merkezine ilişkin proje sahasında incelemelerde bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk Bayraktar, ata toprağı olan Trabzon’un Sürmene ilçesini ziyaret etti. Eşi Sümeyye Erdoğan Bayraktar ile ilçeyi ziyaret eden Selçuk Bayraktar, yapılması planlanan bilim merkezine ilişkin proje sahasında incelemelerde bulundu.</p>

<p>BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve eşi Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Trabzon’un Sürmene ilçesini ziyaret etti. Milli Teknoloji Hamlesi’nin öncüsü Özdemir Bayraktar’ın memleketiyle bağını sürdüren Selçuk Bayraktar, Sürmene Belediye Başkanı Hüseyin Azizoğlu’nu ziyaret ederek, ilçede yapılması planlanan bilim merkezine ilişkin proje sahasında incelemelerde bulundu.</p>

<p>Sürmene’de hayata geçirilmesi hedeflenen bilim merkeziyle, özellikle gençlerin teknolojiye erişiminin artırılması ve bilimsel üretim süreçlerine dahil edilmesi amaçlanıyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/selcuk-bayraktar-ata-topragi-surmenede-bilim-merkezi-projesini-inceledi.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/selcuk-bayraktar-ata-topragi-surmenede-bilim-merkezi-projesini-inceledi/18443</link>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>AK Parti Sözcüsü Çelik: &quot;Devletimizin ve milletimizin güvenliği için İHA/SİHA kabiliyetlerimizi, barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur&quot;</title>
                                    <description>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, &quot;Devletimizin ve milletimizin güvenliği ve bekası için bugünün ve geleceğin teknolojisi /S kabiliyetlerimizi ve yapay zekayı barış...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Devletimizin ve milletimizin güvenliği ve bekası için bugünün ve geleceğin teknolojisi /S kabiliyetlerimizi ve yapay zekayı barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur" dedi.</p>

<p>AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından Baykar’ın başarıyla tamamladığı son testler ile ilgili açıklamada bulundu. Çelik, "Dünyanın zor zamanlarındayız. Tüm değerler alt üst oluyor. Tüm uluslararası kurumlar etkisizleşiyor. Güç kullanımının canavarca örneklerine her gün şahit oluyoruz. Bu zor zamanlarda ülkemizi ve bölgesel barışı korumak için kendi imkan ve kabiliyetlerimizi geliştirmek ve çoğaltmak beka meselesidir. Devletimizin ve milletimizin güvenliği ve bekası için bugünün ve geleceğin teknolojisi /S kabiliyetlerimizi ve yapay zekayı barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur. Zekanın ve teknolojinin zalimane kullanımına karşı, savunma ve caydırıcılık temelinde barış için kullanımında dünyaya örnek teşkil ediyoruz. Tebrikler Baykar" dedi.</p>

<p class='okuma-suresi' style='color:#888; font-size:13px; margin-top:25px; font-style:italic; border-top:1px dashed #eee; padding-top:10px;'>Tahmini okuma süresi: 1 dakika.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/ak-parti-sozcusu-celik-devletimizin-ve-milletimizin-guvenligi-icin-ihasiha-kabiliyetlerimizi-baris-icin-kullanma-yeteneklerimizi-gelistirmemiz-zorunludur.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-devletimizin-ve-milletimizin-guvenligi-icin-ihasiha-kabiliyetlerimizi-baris-icin-kullanma-yeteneklerimizi-gelistirmemiz-zorunludur/18321</link>
                <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 02:18:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bilgisayar Mühendisliği öğrencisinden dikkat çeken yöntem</title>
                                    <description>Erzurum Atatürk Üniversitesi İngilizce Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi Ahmet Can Arslan, android işletim sisteminde uygulama bazlı internet kısıtlamayı bambaşka bir yöntemle çözen &quot;ShizuWall&quot; projesiyle uluslararası yazılım camiasında dikkatleri üzerine çekti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Atatürk Üniversitesi İngilizce Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi Ahmet Can Arslan, android işletim sisteminde uygulama bazlı internet kısıtlamayı bambaşka bir yöntemle çözen "ShizuWall" projesiyle uluslararası yazılım camiasında dikkatleri üzerine çekti.</p>

<p>ShizuWall, mevcut uygulamaların aksine doğrudan sistem çekirdeğiyle iletişim kuran bir mimariyle çalışıyor. Ahmet Can’ın geliştirdiği bu yöntem, internet kısıtlama süreçlerini cihaz performansından ödün vermeden, her seviyeden kullanıcı için zahmetsiz bir deneyime dönüştürüyor. Uygulamanın açık kaynaklı olarak paylaşılmasıyla birlikte sosyal medyanın en büyük teknoloji topluluklarında ShizuWall başlıkları kısa sürede binlerce etkileşim alarak "en çok konuşulanlar" listesine girdi.</p>

<p>Özellikle Amerika, Japonya ve Almanya gibi teknolojinin kalbinin attığı ülkelerdeki milyon takipçili YouTuber’lar ve teknoloji editörleri, ShizuWall’ı "Android dünyasında yıllardır beklenen o temiz çözüm" olarak nitelendirip videolarında tanıtıyor ve tweetler atıyor. VPN gibi sistemi yoran yöntemlere sığınan dev şirketlerin aksine, bu teknik engeli çok daha zekice bir yolla aşan Türk mühendislik öğrencisi, yerli yazılım potansiyelini yeniden gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/bilgisayar-muhendisligi-ogrencisinden-dikkat-ceken-yontem.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/bilgisayar-muhendisligi-ogrencisinden-dikkat-ceken-yontem/18153</link>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Uraloğlu: &quot;60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik&quot;</title>
                                    <description>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, &quot;60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz" dedi.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) 2025 yılında yürüttüğü çalışmalar kapsamında yenilenen gar ve istasyonlara ilişkin açıklamada bulundu. Uraloğlu, 2003 yılında demiryollarının devlet politikası haline getirilmesiyle birlikte önemli bir gelişim sürecinin başladığını belirterek yüksek hızlı tren hatlarının devreye alınmasıyla Türkiye’nin Avrupa’da 6’ncı, dünyada ise 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi ülke konumuna yükseldiğini ifade etti.</p>

<p><strong>"Yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz"</strong></p>

<p>Gar ve istasyonların demiryolu taşımacılığının en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Gar ve istasyonlarımız, sadece yolcu indirip bindirilen noktalar değil; aynı zamanda şehirlerimizin hafızasında yer eden kavuşmaların, vedaların ve yeni başlangıçların mekanıdır. Bu yapıları yenilerken tarihi kimliğini koruyor, aynı zamanda vatandaşlarımız için daha konforlu, daha erişilebilir ve daha modern alanlar oluşturuyoruz. Yaptığımız yenileme çalışmaları, sadece ulaşım altyapısını değil, bulunduğu bölgenin görünümünü ve kullanım kalitesini de doğrudan etkiliyor. Yoğun yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" açıklamalarında bulundu.</p>

<p>Demiryolu uzunluğunun 2003 yılında 10 bin 948 kilometre olduğunu hatırlatan Uraloğlu, bu rakamın bugün 13 bin 919 kilometreye ulaştığını belirtti. Aynı dönemde demiryolu altyapısının teknik kapasitesinin de önemli ölçüde geliştirildiğini kaydeden Uraloğlu, çift hat oranının yüzde 5’lerden yüzde 18’lere çıktığını, sinyalli hat uzunluğunun 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye, elektrikli hat uzunluğunun ise 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye yükseldiğini söyledi.</p>

<p><strong>Tarihi kimlik korunuyor, yapılar güçlendiriliyor</strong></p>

<p>Tarihi nitelik taşıyan gar ve istasyonlarda yürütülen çalışmaların, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Koruma Kurullarının onayı doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirten Uraloğlu, mimari, statik, elektrik, mekanik ve çevre düzenlemelerini kapsayan projelerin titizlikle uygulandığını söyledi.</p>

<p><strong>"60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik"</strong></p>

<p>Yenileme çalışmalarına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz. 16 gar ve istasyonda statik güçlendirme çalışması yaptık. Mekanik ve elektrik sistemleri modern ihtiyaçlara göre yeniledik ve özgün malzeme ve renk tercihleriyle tarihi kimliği koruduk."</p>

<p><strong>"Yapılar, demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor"</strong></p>

<p>Gar ve istasyonların herkes için daha erişilebilir hale getirilmesi amacıyla önemli düzenlemeler yaptıklarını belirten Uraloğlu, 7 gar ve istasyonda engelli yolcular için bilet satış alanları, bekleme salonları ve peronlarda gerekli düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi.</p>

<p>Uraloğlu, "Yürüttüğümüz çalışmalarla gar ve istasyonlarımızı sadece yenilemiyoruz; aynı zamanda daha güvenli, daha konforlu ve daha kullanışlı hale getiriyoruz. Bu yapılar, geçmiş ile geleceği buluşturan ve demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/bakan-uraloglu-60-gar-ve-istasyonumuzu-hem-tarihi-kimligini-koruyarak-hem-de-modern-ihtiyaclara-uygun-hale-getirerek-yeniledik.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/bakan-uraloglu-60-gar-ve-istasyonumuzu-hem-tarihi-kimligini-koruyarak-hem-de-modern-ihtiyaclara-uygun-hale-getirerek-yeniledik/18064</link>
                <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayraktar AKINCI’dan bir ilk: EREN mühimmatı ile hava atışında tam isabet</title>
                                    <description>Bayraktar AKINCI TİHA, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ile gerçekleştirdiği hava-hava atış testinde gökyüzündeki hedef İHA’yı tam isabetle imha etti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bayraktar AKINCI T, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ile gerçekleştirdiği hava-hava atış testinde gökyüzündeki hedef ’yı tam isabetle imha etti.</p>

<p>Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI T (Taarruzi İnsansız Hava Aracı), operasyonel yeteneklerini geliştirmeye ve farklı mühimmat entegrasyonlarını her geçen gün artırmaya devam ediyor. Daha önce KEMANKEŞ 1 Yapay Zeka Tabanlı Mini Seyir Füzesi ile başarılı hava-hava atışları gerçekleştiren AKINCI, bu kez Roketsan tarafından geliştirilen EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ile benzer bir başarıya imza attı.</p>

<p><strong>Çorlu’dan kalktı, hedefi Sinop’tan vurdu</strong></p>

<p>Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bulunan AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden kalkış yapan Bayraktar AKINCI, Karadeniz üzerindeki test sahasına intikal etti. Sinop açıklarında icra edilen testte yerden havalanan hedef , Bayraktar AKINCI’dan ateşlenen EREN mühimmatı tarafından gökyüzünde başarıyla etkisiz hale getirildi. Hedefin imha edilmesiyle sonuçlanan başarılı atışın ardından milli T, planlanan rotayı takip ederek Çorlu’ya geri döndü.</p>

<p><strong>Çok yönlü harekat gücü</strong></p>

<p>Hava-yer mühimmatlarındaki başarısını hava-hava görevlerine de taşıyan Bayraktar AKINCI, EREN mühimmatı ile yaptığı bu başarılı atışla operasyonel esnekliğini pekiştirmiş oldu. Farklı tipteki mühimmatları yer ve hava hedeflerine karşı başarıyla kullanabilen Milli T, ulaştığı stratejik gücü bir kez daha gösterdi. Bugüne kadar milli T’nın geliştirme faaliyetleri kapsamında MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C, TOLUN, TOLUN IIR, Teber-81, Teber-82, LAÇİN 82 LGK-81, LGK-82, HGK-82, Gökçe Güdüm Kiti, Gözde Güdüm Kiti, KGK-82-S, -230 Süpersonik Füze, TV Arayıcı ve Lazer Arayıcı Başlıklı -122 Süpersonik Füze ve Çakır Seyir Füzesi başarıyla test edildi.</p>

<p><strong>İrtifa rekoru sahibi</strong></p>

<p>Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girdiği 29 Ağustos 2021 tarihinden beri operasyonel olarak başarıyla görev yapan Bayraktar AKINCI T milli havacılık tarihimizin irtifa rekorunu da elinde bulunduruyor. Milli T Bayraktar AKINCI, 21 Haziran 2022 tarihinde Savunma Sanayii Başkanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı heyetleri huzurunda gerçekleştirilen dayanım, yüksek irtifa ve yüksek hız testleri kapsamında 45 bin 118 feet (13 bin 716 metre) irtifaya yükselerek rekor kırdı.</p>

<p>Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya S pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. 2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel S ihracat pazarında lider konuma taşıdı.</p>

<p>Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 S için 36 ülkeyle, Bayraktar AKINCI T için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 37 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/02/bayraktar-akincidan-bir-ilk-eren-muhimmati-ile-hava-atisinda-tam-isabet.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/bayraktar-akincidan-bir-ilk-eren-muhimmati-ile-hava-atisinda-tam-isabet/17952</link>
                <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: &quot;120 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik&quot;</title>
                                    <description>Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent yerleşkesinde yapımı tamamlanan Ar-Ge 4 Binası ile GO Girişim Ofisi’nin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin Ar-Ge ve teknoloji girişimciliği vizyonunu anlatarak, milyar dolar değerlemeyi aşan Türk teknoloji girişimlerinin ekosistemdeki rolüne dikkat çekti. Kacır, &quot;2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcorn’larımızın toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent yerleşkesinde yapımı tamamlanan Ar-Ge 4 Binası ile GO Girişim Ofisi’nin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin Ar-Ge ve teknoloji girişimciliği vizyonunu anlatarak, milyar dolar değerlemeyi aşan Türk teknoloji girişimlerinin ekosistemdeki rolüne dikkat çekti. Kacır, "2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcorn’larımızın toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz" dedi.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Antalya Teknokent Ar-Ge 4 Binası ve GO Girişim Ofisi Açılış Töreni’ne katıldı. Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent alanında faaliyete geçen yeni hizmet binasının açılışında konuşan Kacır, teknoloji girişimciliği ve Türkiye’nin 2030 hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Teknoloji dönüşümünün altını çizdi</strong></p>

<p>Açılış töreninde konuşan Bakan Kacır, insanlığın tarihindeki en hızlı dönüşüm süreçlerinden birinin yaşandığını belirterek, teknolojinin sosyal hayatı, üretim biçimlerini ve kalkınma modellerini yeniden tanımladığını söyledi. Kacır, "Özellikle yapay zekâ, büyük veri, bulut bilişim ve nesnelerin interneti gibi yenilikçi teknolojilerde inşa edilen birikim; ülkelerin büyüme ve kalkınma rotasını tayin ediyor. Bu nedenle teknoloji girişimciliğini; Türkiye Yüzyılı’nda daha müreffeh ve tam bağımsız Türkiye’nin anahtarı olarak görüyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"120 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik"</strong></p>

<p>Son 23 yılda girişimcilik ekosistemine yönelik bütüncül bir destek altyapısı oluşturduklarını kaydeden Kacır, kamu kaynakları ve çarpan etkisine dikkat çekti. Kacır, "Fonların fonu ve eş finansman modelleriyle 4,6 milyar liralık kamu kaynağını girişimlerimize yönlendirdik. Sağladığımız finansmanın oluşturduğu çarpan etkisiyle 120 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik" dedi.</p>

<p><strong>"Turcorn" hedefi</strong></p>

<p>Türkiye’de milyar dolar değerlemeyi aşan teknoloji girişimlerinin sayısındaki artışa işaret eden Kacır, 2019’da bu ölçekte girişim bulunmadığını, bugün ise 7 unicorn seviyesine ulaşıldığını belirtti. Kacır, 2030 vizyonunu şu sözlerle açıkladı: "2019’da ülkemizde milyar dolar değerlemeyi aşmış tek bir teknoloji girişimi bulunmuyorken; bugün küresel arenada bayrak gösteren 7 unicorn’umuz, bizim özgün tabirimizle 7 Turcorn’umuz var. Bu başarı girişimcilerimizin; doğru vizyon, güçlü altyapı ve etkin finansman imkânlarıyla desteklendiğinde neleri başarabileceğinin en somut kanıtıdır. 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcorn’larımızın toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz."</p>

<p><strong>Teknoparkların rolü</strong></p>

<p>Teknoparkların Ar-Ge’den ticarileşmeye uzanan zincirin merkezinde yer aldığını vurgulayan Kacır, teknopark sayısının son 23 yılda 2’den 114’e, girişim sayısının ise 56’dan 12 binin üzerine çıktığını söyledi. Antalya’nın teknoloji girişimciliği açısından eşsiz bir potansiyel sunduğunu belirten Kacır, turizm ve tarım ölçeğinin yenilikçi teknolojiler için doğal bir test ve uygulama alanı oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>235 milyon liralık destek</strong></p>

<p>Bakanlığın yaklaşık 235 milyon lira desteğiyle hayata geçirilen Ar-Ge 4 binasının 7 bin 200 metrekare kapalı alana sahip olduğunu belirten Kacır, binanın hem Türk teknoloji girişimleri hem de küresel firmalar için Ar-Ge merkezi olma vizyonuyla inşa edildiğini söyledi. Kacır, binada yer alan GO Girişim Ofisi’nin kuluçka ve kuluçka öncesi aşamadaki girişimlere mentorluk, yatırımcı buluşmaları, hızlandırma programları ile prototipleme ve test imkânları sunacağını kaydeden Kacır, binanın hem Türk teknoloji girişimleri hem de küresel firmalar için Ar-Ge merkezi olma vizyonuyla inşa edildiğini söyledi. Kacır, binada yer alan GO Girişim Ofisi’nin kuluçka ve kuluçka öncesi aşamadaki girişimlere mentorluk, yatırımcı buluşmaları, hızlandırma programları ile prototipleme ve test imkânları sunacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı kararıyla yaklaşık bin 100 dekarlık alanın Antalya Tarım Teknokenti olarak ilan edildiğini hatırlatan Kacır, bu adımın tarım teknolojilerinde dönüşümü hızlandıracağını söyledi.</p>

<p><strong>"Antalya’ya yıllardır çizilen bu elbise dar geliyor"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı kararıyla yaklaşık bin 100 dekarlık alanın Antalya Tarım Teknokenti olarak ilan edildiğini hatırlatan Kacır, bu adımın tarım teknolojilerinde dönüşümü hızlandıracağını söyledi.</p>

<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise Antalya’nın yalnızca turizm ve tarımla anılmasının kentin potansiyelini tam olarak yansıtmadığını söyledi. Özkan, "Bugün burada, Antalya için yüreğimizde taşıdığımız güçlü inancın somut bir adım haline gelişine hep birlikte tanıklık etmenin heyecanını yaşıyoruz. Antalya denilince akla çoğu zaman oteller ve seralar geliyor. Doğru; ama eksik. Çünkü Antalya’ya yıllardır çizilen bu elbise dar geliyor. Antalya, turizmin ve tarımın başkenti olduğu gibi; bilimsel üretimin ve ileri teknolojinin de başkenti olmalı" şeklinde konuştu.</p>

<p>Göreve geldikleri ilk günden itibaren Antalya Teknokent’i stratejik bir merkez olarak konumlandırdıklarını belirten Özkan, teknokentin şehirdeki teknoloji ve girişimcilik ekosisteminin lokomotifi olması gerektiğini vurguladı. Antalya Teknokent’in Türkiye’deki Teknoloji Geliştirme Bölgeleri arasındaki konumuna dikkat çeken Özkan, ulaşılan kapasiteyi şu sözlerle değerlendirdi: "Bugün Türkiye’deki 114 Teknoloji Geliştirme Bölgesi arasında en büyük 6’ncı teknokente sahibiz. İstanbul ve Ankara’dan sonra, Anadolu’nun tartışmasız lideriyiz."</p>

<p>Prof. Dr. Özkan, Antalya Teknokent’in büyüme sürecine değinerek şöyle devam etti: "Dört yıl önce Ar-Ge 5 Binamız ve TUSAŞ Milli Muharip Uçak Ar-Ge Ofisi’nin açılışını gerçekleştirmiştik. Bugün de Ar-Ge 4 Binamızı ve GO Girişim Ofisimizi hizmete alıyoruz. Bu yatırım "Biz yaparız" diyen bir ülkenin, "en iyisini hedefleriz" diyen bir milletin kendine güvenidir. Açılışını yaptığımız Ar-Ge 4 Binamız, toplam 7 bin 189 metrekarelik modern ve teknolojik altyapısıyla; girişimcilerin ve teknoloji firmalarının fikirlerini prototipe dönüştürebileceği, yenilikçi projelerini geliştirebileceği ve uluslararası pazarlara taşıyabileceği bir merkez olarak tasarlandı. Aynı zamanda Antalya’nın inovasyon merkezi olma iddiasını büyüten; genç girişimciler için cazibe oluşturan; küresel ölçekte firmaların operasyonlarını yürütebileceği stratejik bir kapasiteyi de temsil ediyor. Burada girişimcilerimize modern bir çalışma zemini sunuyoruz. Mentörlük, sektör rehberliği, eğitim ve hızlandırma programlarıyla fikirler hızla olgunlaşıyor; girişimler güçlü iş birliklerine ve ulusal-uluslararası ağlara açılıyor. Kısaca Antalya’dan dünyaya uzanan sürdürülebilir bir girişim ekosistemi sunuyor."</p>

<p>Açılış törenine, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, AK Parti Antalya Milletvekilleri, Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/02/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-120-milyar-liralik-yatirimi-harekete-gecirdik.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-120-milyar-liralik-yatirimi-harekete-gecirdik/17818</link>
                <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 06:04:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kar ve buzlanmaya karşı ısınabilen beton</title>
                                    <description>İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk, kış aylarında ulaşımı olumsuz etkileyen kar ve buzlanmaya karşı  &quot;Isınabilen Beton&quot; projesini geliştirdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk, kış aylarında ulaşımı olumsuz etkileyen kar ve buzlanmaya karşı "Isınabilen Beton" projesini geliştirdi.</p>

<p>Projeyle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kazım Türk, Türkiye’nin büyük bir bölümünde kış şartlarının ağır geçtiğini söyledi. Açıklamasında Türk, "Sahil şehirleri dışında İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz’in önemli bir kısmı soğuk iklim şartlarına sahip. Dolayısıyla kışın kar ve buzlanma hem karayolu hem de hava yolu ulaşımını ciddi şekilde aksatıyor." dedi.</p>

<p><strong>"Akıllı sensörlerle kar yere düşmeden eriyecek"</strong></p>

<p>Geliştirilen sistemin meteorolojik verileri anlık takip eden bir otomasyonla çalışarak buzlanmayı oluşmadan engellediğini ifade eden Türk, sistemin çalışma prensibini açıkladı. Türk, "Sistem şehir şebekesi elektriğiyle çalışıyor. Bir trafo ve PLC kontrol mekanizmamız var. Meteorolojik verileri takip ediyoruz. Hava sıcaklığı sıfırın altına düştüğünde sistem devreye girerek yüzeyi ısıtıyor. Kar yağmadan yüzey ısınmış oluyor; kar yağsa bile düştüğü anda eriyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Geleneksel yöntemlerin çevresel ve ekonomik zararları önlenecek"</strong></p>

<p>Laboratuvar ortamında yapılan testlerde kar eritme işleminin başarıyla gerçekleştiği, sistemin 1x2,5 metre boyutlarındaki plaklarda sorunsuz çalıştığı söyleyen Türk, projenin çevresel etkileri ve ekonomik kayıpları minimize etmesine dikkat çekti. Geleneksel yöntemlerin zararlarına değinen Türk, "Bu makineler fosil yakıt kullanıyor ve karbon salınımına neden oluyor. Kimyasal çözücüler ise hem kaplamaya zarar veriyor hem de tarım arazilerinin verimliliğini azaltabiliyor." dedi. Özellikle havacılık sektöründeki yüksek maliyetlere vurgu yapan Türk, "Amerika’da yapılan bir çalışmada rötar yapan bir uçağın dakikadaki maliyetinin 3 bin - 3 bin 500 Türk Lirası civarında olduğu belirtiliyor." diyerek akıllı betonun ekonomik getirisini ortaya koydu.</p>

<p><strong>Yüksek dayanımlı üç katmanlı teknoloji</strong></p>

<p>Sistemin teknik yapısı hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Türk, "5 santimetre yüksek dayanımlı temel beton tabakası var. Onun üzerinde 7,5 santimetre kalınlığında ısınabilen beton bulunuyor. En üstte ise elektrik güvenliğini sağlayan koruyucu bir tabaka yer alıyor." açıklamasında bulundu. Betonun dayanıklılığına da dikkat çeken Türk "Bu beton yalnızca ısınabilen bir beton değil, aynı zamanda dayanımı yüksek bir beton. Standart C25-C30 betonlara karşılık C50-C60 dayanım seviyelerine ulaşabiliyoruz. İçerdiği lifler sayesinde eğilme ve çarpma dayanımı da yüksek" dedi.</p>

<p><strong>Hedef: Havalimanı pistleri ve kritik kavşaklar</strong></p>

<p>Patentini projenin başlangıcından önce aldıklarını belirten Prof. Dr. Türk, "Betonun elektriksel iletkenliğini ölçerken ısınma özelliğini fark ettik ve patent başvurusunda bulunduk." diyerek sürecin bilimsel arka planını paylaştı. Gelecekteki uygulama alanlarına ilişkin ise "Öncelikli hedefimiz havaalanı pistleri. Ayrıca trafik kazalarının yoğun olduğu kavşaklar, viyadükler ve tünel girişlerinde de kullanılabilir." diyen Türk, sistemi yakında kampüs içinde aktif trafiğin bulunduğu bir noktada test etmeyi hedeflediklerini belirtti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/02/kar-ve-buzlanmaya-karsi-isinabilen-beton.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/kar-ve-buzlanmaya-karsi-isinabilen-beton/17819</link>
                <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 05:05:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarihi konakta Ramazan öncesi &quot;Zekat&quot; buluşması</title>
                                    <description>Erzurum İl Müftülüğü, on bir ayın sultanı Ramazan ayı öncesinde, tarihi Müceldili Konağı’nda anlamlı bir buluşmaya imza attı. Erzurum protokolü, iş dünyası ve esnafın yoğun katılım gösterdiği toplantının ana gündem maddesi &quot;Zekat ve Toplumsal Dayanışma&quot; oldu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum İl Müftülüğü, on bir ayın sultanı Ramazan ayı öncesinde, tarihi Müceldili Konağı’nda anlamlı bir buluşmaya imza attı. Erzurum protokolü, iş dünyası ve esnafın yoğun katılım gösterdiği toplantının ana gündem maddesi "Zekat ve Toplumsal Dayanışma" oldu.</p>

<p>Toplantıya Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, İl Müftüsü Yaşar Çapçı, Diyanet İşleri Başkanlığı İrşad Hizmetleri Daire Başkanı Ahmet Ünal, Erzurum Müsiad Başkanı Abdülkerim Kavaz, İl Müftü Yardımcıları Dr. Sebahattin Erdoğan ve İsmail Yılmaz, ilçe müftüleri ve çok sayıda Erzurum’lu esnaf katıldı. Toplantıda yapılan konuşmalarda zekat ibadetinin toplumsal adaleti sağlamadaki rolü ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) bu konudaki profesyonel çalışmaları ön plana çıktı. İl Müftüsü Yaşar Çapçı, Ramazan ayının yardımlaşma ruhuna vurgu yaparak, zekatın doğru yerlere ulaştırılmasının dini ve vicdani sorumluluğunu hatırlattı.</p>

<p><strong>Zekat ve sadaka dağıtımı için iş birliği</strong></p>

<p>İrşad Hizmetleri Daire Başkanı Ahmet Ünal, TDV’nin hem yurt içinde hem yurt dışında yürüttüğü insani yardım faaliyetleri ve zekat organizasyonları hakkında detaylı bir sunum gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise, Erzurum’un hayırseverlik kültürüne dikkat çekerek, belediye ve müftülük iş birliğiyle ihtiyaç sahiplerine ulaşmanın önemini belirtti. Toplantının ilerleyen bölümlerinde, Türkiye Diyanet Vakfı’nın şeffaflık ilkesiyle yürüttüğü emanet bilinci anlatılırken, esnafın zekat ve sadakalarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmada izlenecek teknolojik ve kurumsal kanallar hakkında bilgi verildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/02/tarihi-konakta-ramazan-oncesi-zekat-bulusmasi.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/tarihi-konakta-ramazan-oncesi-zekat-bulusmasi/17788</link>
                <pubDate>Sat, 14 Feb 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Arşivlerde unutulan Çanakkale türküleri yapay zeka ile yeniden gün yüzüne çıkıyor</title>
                                    <description>Çanakkale’de Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç tarafından yürütülen proje ile TRT Türk Halk Müziği Repertuarına kayıtlı olmasına rağmen yörede icracıları kalmayan, unutulmaya yüz tutmuş türküler yapay zeka desteği ile yeniden yorumlanarak vatandaşlarla buluşturuluyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale’de Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç tarafından yürütülen proje ile TRT Türk Halk Müziği Repertuarına kayıtlı olmasına rağmen yörede icracıları kalmayan, unutulmaya yüz tutmuş türküler yapay zeka desteği ile yeniden yorumlanarak vatandaşlarla buluşturuluyor.</p>

<p>TRT Türk Halk Müziği Repertuar kayıtlarında Çanakkale’de 1947 yılından itibaren yapılan çeşitli derleme faaliyetleriyle 40’a yakın türkü ve oyun-zeybek havasının derlenerek kaydedilip notalarının çıkarıldı. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç, repertuarda kayıtları bulunan ve yörede eskisi gibi icra edilmeyen Çanakkale türkülerini tespit ederek 25 saniye ila 1,5 dakika arasında değişen ses ve nota kayıtlarını deşifre etti. Bu eserleri bağlama ile çalışıp destek alınan yapay zekâ programına kaydetti. Sonrasında ise üzerinde çeşitli düzenlemeler yaparak Çanakkale yöresi türkü kültürünün icra, ezgi ve enstrüman yapısına uygun olarak nihai kayıtları elde etti. Çalışmalar neticesinde ‘Çanakkale Türküleri-I’ başlıklı 8 eserden oluşan albüm oluştu. Doç. Dr. Mustafa Dinç, "Çanakkale yöresinde de 9-8’lik roman müziği dediğimiz müziklerin icra edildiğini görüyoruz. Bu tekdüzelik veya yozlaşmaya karşı da aslında bir önlem oldu bizim yaptığımız çalışma. Çanakkale türkü kültürünün bir kat daha zengin olduğunu anlatmaya çalışıyoruz böylelikle" dedi.</p>

<p>Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç, yapay zeka ile Çanakkale türklerini gün yüzüne çıkarmaya yönelik çalışmaları hakkında şunları söyledi: "Çanakkale türküleri olarak kamuoyunun bildiği türküler daha önce çeşitli albümlere, çalışmalara konu edilmiş türküler var. İşte; Sıra sıra Siniler, Karyolamın Demiri, Balıkesir Yolunda, Evreşe Yolları gibi çeşitli türkülerin çıktığını görüyoruz. Fakat TRT Türk Halk Müziği repertuarına baktığımızda bunlardan daha fazla Çanakkale’de kaydedilmiş, derlenmiş ve notaya alınmış türkülerin olduğunu keşfettik. Böylelikle bunları yeniden yapay zeka desteğiyle kamuoyuna duyurup Çanakkalelilerin dinlemelerine sunmayı düşündük ve böylece bir proje başlatmış olduk."</p>

<p>Doç. Dr. Mustafa Dinç, öğrencileri ile yaptığı ders esnasında böyle bir fikirin ortaya çıktığını söyleyerek "Esasında bu proje, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinde Türk Dil Edebiyatı Bölümünde okutmakta olduğum Uygulamalı Halk Bilimi dersinin bir ürünü oldu. Daha doğrusu çıkış noktası bu dersimiz oldu. Biz Uygulamalı Halk Bilimi derslerinin kapsamında halk biliminin 21. yüzyıldaki seyriyle ilgili veya kentleşme gibi toplumsal dinamiklerin halk bilimini nasıl değiştirip dönüştürdüğü veya folklorik ürünlerin bunlar arasında nasıl yer aldığıyla ilgili konuşuyorduk. Öğrencilerimizin pek çoğu da son bir yıldır gündemde olan bu yapay zeka araçlarıyla türkülerin yeniden yorumlanmış hallerine aşırı ilgi gösterdiklerini söylediler. Bunların da uygulamalı halk bilimi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışıyorduk derslerimizde. Hasılı biz neden denemiyoruz diyerek başladık ve bu proje ortaya çıktı" dedi.</p>

<p>Çanakkale yöresine ait müziklerin yozlaştığını ve değiştiğini vurgulayan Mustafa Dinç, bu projenin bunun önüne geçmesini hedeflediklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Projede konumuz Çanakkale’nin türküleriydi. Bildiğimiz pek çok türkü var aslında yani 12-13 tane kamuoyuna mal olmuş Çanakkale türküleri olarak işte çeşitli albümlerde çeşitli sanatçıların seslendirdiği türküler var. Bizim yaptığımız iş ise bunların haricindeki yani literatüre bir bakıyoruz ya da Türk Halk Müziği TRT Repertuarına bir baktığımızda 37 tane türkünün, 8 tane de oyun havasının veya zeybek havasının olduğunu görüyoruz. Bunlar arasında 1947’de Nida Tüfekçi, Muzaffer Sarısözen, Saniye Can, Ankara Üniversitesi, Devlet Konservatuarı gibi kişi ve kurumların derlediği 1947’den itibaren pek çok eserin olduğunu gördük ve bunların pek çoğunun da günümüz Çanakkale halkı arasında bilinmediğini gördük. Ben de Çanakkaleliyim, ne düğünlerimize ne derneklerimize bunlar çalınıyor, icra ediliyor. Kaldı ki zaten günümüz türkü kültürüne baktığımızda bir tektipleşmenin olduğunu görüyoruz. Bir maalesef yozlaşmanın olduğunu görüyoruz. Ortak bazı iki dörtlük, dört dörtlük türkülerin devam ettiğini veya popüler, tüm yurt çapında popüler olan türkülerin veya eserlerin düğünlerde çalındığını. Çanakkale yöresinde de 9-8’lik roman müziği dediğimiz müziklerin icra edildiğini görüyoruz. Bu yozlaşmaya karşı da aslında bir önlem oldu bizim yaptığımız çalışma. Deneysel Türküler isimli kanalımızda, müzik platformlarında paylaşmaya başladık. Tabii güzel de geri dönüşler alıyoruz. Çanakkale türkü kültürünün bir kat daha zengin olduğunu anlatmaya çalışıyoruz böylelikle."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/02/arsivlerde-unutulan-canakkale-turkuleri-yapay-zeka-ile-yeniden-gun-yuzune-cikiyor.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/arsivlerde-unutulan-canakkale-turkuleri-yapay-zeka-ile-yeniden-gun-yuzune-cikiyor/17712</link>
                <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
